AVUKATLA ÇALIŞMA HÜRRİYETİ
- Av. Enes Samet Öztorun
- 4 Kas
- 2 dakikada okunur
Avukatlık, hem Avukatlık Kanunu hem de meslek kuralları gereği bir kamu hizmeti olup aynı zamanda serbest bir meslektir. Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.
Nitekim yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil etmektedir. Burada, avukatlık mesleğinin serbest bir meslek olmasının doğal bir sonucu ise iş seçme özgürlüğüdür. Avukatlar, önlerine gelen işleri kabul edip yürütüp yürütmeme konusunda bir serbestliğe sahiptir. Yani işi kabul edip müvekkil ile anlaşıp hizmetini ifa edebileceği gibi bunu yapmamayı da tercih edebilir.
Avukatlar tarafından sahip olunan bu serbesti elbette ki iş sahipleri yani potansiyel müvekkiller bakımından da geçerlidir. Bu durum gereği; hukuki hizmete ihtiyaç duyan kişi, bu hukuki durumun yürütülmesi, çözülmesi ve nihayete erdirilmesi hususunda istediği avukatla çalışabilecektir. Avukat ile hukuki hizmete ihtiyaç duyan kişi arasında anlaşma sağlanması halinde de artık taraflar arasındaki vekalet ilişkisi kurulmuş olacak ve hizmetin ifasına başlanabilecektir.
Aslında temel durum avukatın ve hukuki hizmete ihtiyaç duyan kişinin, seçme özgürlüğü olup tarafların iradesinden bağımsız olarak mevcut olan bir durum vardır. O da kişinin, uzmanlık ve bilgi birikimi isteyen hukuk alanında bir avukatla çalışma zorunluluğudur. Her ne kadar yazı başlığında bu durumdan bir hürriyet olarak bahsedilmiş olsa da genel yargılama pratiği ve gündelik yaşamda karşımıza çıkan durumlar; kişilerin avukatla çalışmadıkları takdirde hem usul hem de esas bakımından hatalı işlemler gerçekleştirebileceği, bu durumun kişi bakımından hak kaybına yol açabileceği ve en önemlisi ceza yargılaması geçiren kişiler bakımından kişilerin hürriyetinden yoksun kalmasına dahi sebep olabileceğidir.
Nitekim ister hukuki, ister cezai isterse de bir idari ihtilafta; kişinin haklarının sınırlarını çizecek, en yüksek düzeyde bu haklardan yararlanmasını sağlayacak ve üçüncü kişilere karşı da hukuki koruma sağlayacak bir avukatın yardımı her zaman gerekli bir durumdur.
Yorumlar