Boşanmada Velayet ve İştirak Nafakası (TMK m.182)


İçindekiler
Avukatın Notu: Ankara'daki ofisimizde yürüttüğümüz boşanma davalarında, eşler arasındaki en hassas sürecin müşterek çocukların durumu olduğunu görüyoruz. Boşanma sürecinde çocukların velayeti, eğitim ve bakım giderleri (iştirak nafakası) ile ebeveynler arasındaki kişisel ilişki tesisi tamamen "çocuğun üstün yararı" gözetilerek şekillenir. Aşağıdaki rehberimizde, haklarınızın kayba uğramaması adına hukuki süreci en sade hâliyle ele aldık. Daha detaylı bilgi ve hukuki danışmanlık için yazının sonundaki iletişim kanallarımızdan bize her zaman ulaşabilirsiniz.
Boşanmada Velayet ve İştirak Nafakası Amacıyla Geçici Önlemler (TMK m. 169)
Boşanma süreci başladığı andan itibaren çocukların düzeninin bozulmaması esastır. Türk Medeni Kanunu m. 169 uyarınca; boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır. Bu süreçte çocuğun geçici velayeti eşlerden birine verilir ve dava sonuna kadar geçerli olmak üzere tedbir nafakasına hükmedilebilir.
Velayetin Belirlenmesi (TMK m. 336 ve m. 182)
Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ancak boşanma durumunda hâkimin takdir yetkisi devreye girer. Velâyet, boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Hâkim kararını verirken eşlerin maddi durumundan ziyade, çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimini en iyi nerede tamamlayacağına (çocuğun üstün yararına) odaklanır.
İştirak Nafakası Nedir ve Nasıl Belirlenir?
Velayeti alamayan eşin, çocuğun masraflarına katılma zorunluluğu kanunla güvence altına alınmıştır. Türk Medeni Kanunu m. 182 gereğince; velayet kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Boşanma kararı kesinleştikten sonra ödenen bu bedele "iştirak nafakası" adı verilir.
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
Velayeti Almayan Eşin Çocukla Görüşmesi (Kişisel İlişki Tesisi)
Boşanma sonrasında velayet kendisine verilmeyen tarafın çocukla bağını koparmaması yasal bir haktır. Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.
Ancak bu hakkın sınırları vardır. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezlerse, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. Ayrıca olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına (büyükanne, büyükbaba vb.) da tanınabilir.
Şartların Değişmesi ve Velayetin Kaldırılması
Hayatın olağan akışı içinde boşanma sonrasında tarafların durumları değişebilir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Ayrıca çocuğun menfaati tehlikeye düşerse, kanun çok daha sert koruma önlemleri öngörür. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde hâkim velâyetin kaldırılmasına karar verir. Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Velayeti almayan taraf iştirak nafakası ödemek zorunda mıdır?
Evet, velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmak zorundadır.
Eski eşimin başka bir şehre taşınması velayeti etkiler mi?
Evet, ana veya babanın başka bir yere gitmesi gibi durumların zorunlu kılması hâlinde hâkim yeniden gerekli önlemleri alır ve şartlar gerektiriyorsa velayet yeniden düzenlenebilir.
Çocuğumun huzurunu bozan eski eşimle kişisel ilişkiyi kesebilir miyim?
Eğer kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa veya ebeveyn yükümlülüklerine aykırı davranıyorsa, mahkemeden kişisel ilişki kurma hakkının reddedilmesi veya alınması talep edilebilir.
İletişime Geçin!
Boşanmada velayet ve iştirak nafakası konuları, çocukların tüm geleceğini etkileyen geri dönülmez hukuki sonuçlar doğurur. Hak kaybı yaşamamak ve çocuğunuzun üstün yararını korumak için davanızı mutlaka bir boşanma avukatı ile yürütmelisiniz. Sürecinizle ilgili detaylı danışmanlık almak ve hukuki adımlarınızı planlamak için bizimle iletişime geçebilir ve ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Av. Enes Samet ÖZTORUN



Yorumlar