top of page

İcra ve İflâs Hukukunda Muhafazasına Gerek Kalmayan Malların Tasfiyesi: 27 Aralık 2025 Tarihli Yönetmelik ve Hukuki Rejimin Analizi

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Enes Samet Öztorun
    Av. Enes Samet Öztorun
  • 27 Ara 2025
  • 7 dakikada okunur

Türk icra ve iflâs hukuku, alacaklının haklarına kavuşması ile borçlunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki hassas dengeyi gözetmekle yükümlüdür. Ancak uygulamada, bu dengenin ötesinde kamu düzenini ve milli ekonomiyi doğrudan ilgilendiren "yedieminlerdeki atıl mallar" sorunu, yıllar içinde devasa bir depolama ve değer kaybı krizine dönüşmüştür.


27 Aralık 2025 tarihli ve 33120 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "İcra ve İflâs Kanununun 88/A Maddesi Uyarınca Muhafazasına Gerek Kalmayan Malların Tasfiyesi Hakkında Yönetmelik", bu kronikleşmiş soruna sistematik, hızlı ve kamu yararı odaklı bir çözüm getirmektedir. Bu rapor, söz konusu yönetmeliğin getirdiği yeni hukuki rejimi, tasfiye süreçlerinin işleyişini, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve bu düzenlemenin Türk hukuk sistemi üzerindeki makro etkilerini derinlemesine analiz etmektedir.


Birinci Bölüm: Tasfiye Düzenlemesinin Tarihsel ve Hukuki Arka Planı

Türk hukukunda icra takibi kapsamında taşınır malların muhafaza altına alınması, cebri icranın en temel aşamalarından biridir. Ancak, haczi kalktığı halde borçlusu tarafından teslim alınmayan veya alacaklısı tarafından satış işlemleri yürütülmeyen binlerce araç ve malın yediemin otoparklarında çürümeye terk edilmesi, "milli servetin kaybı" olarak nitelendirilmektedir.


88/A Maddesinin Doğuşu ve Yasama Amacı

7445 sayılı Kanun ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’na (İİK) eklenen 88/A maddesi, bu atıl malların tasfiyesi için yasal bir dayanak oluşturmuştur. 27 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan yönetmelik ise, bu maddenin uygulama esaslarını belirleyerek teoriyi pratiğe dökmektedir. Düzenlemenin temel amacı; muhafazasına gerek kalmayan malların ekonomik değer kaybına uğramadan sisteme kazandırılması, yedieminlerin birikmiş ücret yüklerinin hafifletilmesi ve kamu düzeninin korunmasıdır.


Hukuki Dayanak ve Normlar Hiyerarşisi

Yönetmelik, gücünü doğrudan İİK m. 88/A ve Geçici Madde 20’den almaktadır. Bu durum, yönetmelik hükümlerinin kanuni bir zorunluluk teşkil ettiğini ve icra daireleri için bağlayıcı bir "re'sen hareket etme" görevi yüklediğini göstermektedir. Tasfiye süreci, mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığından, yönetmelik boyunca mülkiyetin ancak tüm hukuki yollar denendikten sonra ve yargısal denetim altında devredilmesi esası benimsenmiştir.


İkinci Bölüm: Tasfiye Kapsamındaki Malların Tespiti ve Kapsam Dışı Haller

Tasfiye süreci, her hacizli mal için değil, yalnızca belirli şartları taşıyan mallar için işletilir. Bu ayrım, mülkiyet hakkının korunması ilkesinin bir gereğidir.


Tasfiyeye Tabi Malların Şartları

Yönetmelik uyarınca bir malın tasfiye edilebilmesi için şu üç şartın kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekir:

  1. Muhafaza Altına Alınmış Olma: Malın bir icra takibi kapsamında fiilen yediemine teslim edilmiş olması gerekir.

  2. Haczin Kalkmış Olması: Muhafaza işleminin dayanağı olan haczin, süresinde satış istenmemesi, borcun ödenmesi veya takipten vazgeçilmesi gibi nedenlerle hukuken ortadan kalkmış olması şarttır.

  3. Yedieminde Bekleme: Haciz kalkmasına rağmen malın borçlu tarafından teslim alınmayarak yediemin nezdinde kalmaya devam etmesi gerekir.

Mal Grubu

Tasfiye Durumu

Dayanak

Haczi devam eden mallar

Kapsam dışı

Genel İcra Hükümleri

Haczi kalkmış, yedieminde bekleyen taşınırlar

Tasfiyeye tabi

İİK m. 88/A

Üzerinde 6183 sayılı Kanun haczı olanlar

Bildirim sonrası karar

İİK m. 88/A

Para, altın, kıymetli evrak

Kapsam dışı

İİK m. 88

Kapsam Dışı Bırakılan Haller

Paralar, banknotlar, hamiline ait senetler ve değerli madenler bu yönetmelik kapsamında tasfiye edilmezler; zira bu kalemler zaten icra dairesince muhafaza edilmekte ve iadesi özel usullere tabi tutulmaktadır. Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca üzerinde kamu haczi (vergi haczi vb.) bulunan mallar için doğrudan tasfiye yoluna gidilmez; önce tahsil dairesinin iradesi sorulur.


Üçüncü Bölüm: İcra Dairesinin Re'sen Tasfiye Yetkisi ve Görev Kuralları

Yeni düzenleme ile icra müdürlerine, tarafların talebine bakmaksızın tasfiye işlemlerini başlatma yetkisi verilmiştir. Bu, icra hukukunda pasiflik ilkesinin kamu düzeni lehine esnetildiği önemli bir noktadır.


Yetkili ve Görevli İcra Dairesi

Tasfiye işlemleri, kural olarak takibin yapıldığı yer icra dairesi tarafından yürütülür. Ancak, bir mal üzerinde birden fazla dosyadan muhafaza işlemi yapılmışsa, süreci yönetme yetkisi "ilk muhafazayı gerçekleştiren" dosyaya aittir. Malın, icra dairesinin yetki alanı dışında bulunması halinde ise, tespit ve teslim gibi işlemler istinabe (talimat) yoluyla mahallindeki icra dairesince yerine getirilir.


Adalet Bakanlığının Uzmanlaşma Yetkisi

Bakanlık, tasfiye işlemlerinin yoğun olduğu yerlerde, bu süreci yürütmek üzere bir veya birden fazla icra dairesini münhasıran görevlendirebilir. Bu, tasfiyenin standartlaşması ve hata payının azaltılması için öngörülmüş bir idari esnekliktir.


Dördüncü Bölüm: Hazırlık Süreci, UYAP Duyuruları ve Tebligat Rejimi

Tasfiye, malın mülkiyetini sonlandırabilecek bir süreç olduğu için, ilgililerin haberdar edilmesi sürecin en hassas aşamasıdır. Yönetmelik, dijital ilan ile bireysel tebligatı harmanlayan güçlü bir duyuru mekanizması kurmuştur.


Tasfiye Konusu Malın Tespiti ve Duyuru

İcra dairesi, tasfiyeye konu malları tespit ettikten sonra bu bilgileri UYAP Elektronik Satış Portalı ve ilgili mecralarda duyurur. Bu duyuru, herhangi bir tebligat işlemi yapılmadan en az bir ay önce tamamlanmalıdır. Duyuruda malın plakası, markası, modeli ve bulunduğu yer gibi bilgiler yer alırken, kişisel verilerin korunması amacıyla ilgililerin isimleri maskelenerek yayımlanır.


Bildirim Zorunluluğu Olan Merciler

İcra dairesi, tasfiye sürecine başladığında şu mercilere ve kişilere bildirim yapmakla yükümlüdür:

  • Sicil Müdürlükleri: Sicile kayıtlı mallarda (araç vb.) "tasfiye işlemleri başlamıştır" şerhi işlenir.

  • Diğer İcra Dosyaları: Mal üzerinde başka hacizler varsa, o dosyaların alacaklılarına UYAP üzerinden bilgi verilir.

  • Tahsil Daireleri: 6183 sayılı Kanun kapsamında yakalama şerhi olan mallar için ilgili vergi dairesine muhtıra gönderilir.


Beşinci Bölüm: Kademeli Tasfiye Silsilesi ve Uygulama Adımları

Yönetmelik, malın mülkiyetini koruma ile tasfiye etme arasında sekiz basamaklı bir hiyerarşi kurmuştur. Bir basamaktan sonuç alınmadan diğerine geçilemez.


1. Gümrük İdaresine Teslim

Mal, 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında serbest dolaşımda değilse (yani gümrük işlemleri tamamlanmamışsa), öncelikle gümrük idaresine tebligat çıkarılır. Gümrük idaresinin bir ay içinde malı teslim alması gerekir; aksi halde tasfiye bir sonraki aşamaya geçer.


2. Tahsil Dairesine Teslim

Mal üzerinde kamu haczi bulunması durumunda, ilgili tahsil dairesine malı teslim alıp almayacağı sorulur. Devletin alacağını tahsil etme önceliği bu aşamada korunur.


3. Borçluya Teslim ve Yedieminlik Ücreti Şartı

En kritik aşamalardan biri, malın gerçek maliki olan borçluya yapılan çağrıdır. Borçluya, tebliğden itibaren on gün içinde birikmiş yedieminlik ücretini ödeyerek malı teslim alabileceği ihtar edilir. Borçlunun bu ücreti ödememesi, mal üzerindeki zilyetlik hakkından feragat ettiği varsayımını güçlendirir.


4. Rehin Hakkı Sahibine Tanınan Hak

Mal üzerinde rehin hakkı bulunan kişi veya kurumlara (örneğin bankalar), rehinden kaynaklanan haklarını kullanmaları için on günlük süre verilir. Rehin hakkı sahibi, malın satışını veya muhafazasının devamını talep ederek süreci kendi lehine yönlendirebilir.


Bildirim Yapılan Taraf

Tanınan Süre

İşlem Niteliği

Gümrük İdaresi

1 Ay

Teslim alma ve gümrükleme

Tahsil Dairesi

1 Ay

Kamu alacağı kapsamında teslim

Borçlu

10 Gün

Ücret ödeyerek teslim alma

Rehin Alacaklısı

10 Gün

Rehin haklarını kullanma


Altıncı Bölüm: Elektronik Satış Süreci ve Kıymet Takdirinin Yenilenmesi

Eğer teslim aşamalarından sonuç alınamazsa, icra dairesi malı piyasa koşullarında nakde çevirmeye çalışır. Bu, malın ekonomik değerinin korunması için en adil yöntemdir.


Resen Satış Kararı ve İhale Usulü

Sicile kayıtlı mallar, borçlu veya rehinli tarafından alınmazsa, icra dairesi malı UYAP Elektronik Satış Portalı üzerinden açık artırmaya çıkarır. Satış süreci, İİK’nın elektronik satışa ilişkin genel hükümlerine tabidir.


İki Yıllık Kıymet Takdiri Kuralı

Malın son iki yıl içinde yapılmış bir kıymet takdiri yoksa veya mevcut takdir çok eskiyse, İİK m. 87 uyarınca yeniden kıymet takdiri yapılır. Bu kural, malın değerinin altında satılmasını önleyerek borçlunun haklarını korumayı amaçlar. Satış gerçekleşirse, masraflar düşüldükten sonra kalan bedel hak sahiplerine ödenir ve tasfiye tamamlanmış olur.


Yedinci Bölüm: Mülkiyetin Devri: Yediemin, MKE ve Kızılay

Satışın gerçekleşmediği hallerde, malın piyasa değeri olmadığı kabul edilerek mülkiyetin devri aşamalarına geçilir. Bu aşamalar, otoparklardaki işgali sona erdirmek için "son çare" olarak kurgulanmıştır.


Yediemine %40 Bedel ile Devir ve Mahsup Hakkı

Mal satılamazsa, muhafazayı yapan yediemine bir hak tanınır: Yediemin, malın takdir edilen kıymetinin %40’ını ödeyerek mülkiyeti devralabilir.


Bu devrin en önemli özelliği mahsup imkânıdır. Yediemin, alacağı olan yedieminlik ücretini bu %40’lık bedelden düşebilir. Eğer yedieminlik ücreti, mal bedelinin %40’ından fazlaysa, yediemin hiç para ödemeden malın sahibi olabilir. Bu düzenleme, yedieminlerin yıllardır alamadıkları ücretlere karşılık bir nevi "aynen ifa" almalarını sağlar.


MKE A.Ş. (Hurda) ve Kızılay (Bedelsiz) Devri

Yediemin devralmazsa, malın hurda niteliği sorgulanır. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) A.Ş.’ye bildirim yapılır. MKE, belirlediği hurda bedelini üç ay içinde ödeyerek malı devralır.


Tüm bu yollar tükenirse, mal bedelsiz olarak Türk Kızılay Derneğine devredilir.6 Bu son aşama, mülkiyetin artık ekonomik bir değer taşımadığı ancak toplumsal bir faydaya dönüştürülebileceği noktayı temsil eder.


Sekizinci Bölüm: Yedieminlik Ücretleri, Masraflar ve Finansal Yükümlülükler

Tasfiye sürecinin maliyeti, sürecin başarısı için kritik önemdedir. Yönetmelik, bütçe kaynaklarını koruyan bir finansman modeli öngörmüştür.


Ücret Tarifesi ve Ödeme Kaynakları

Yedieminlik ücreti, Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesine göre hesaplanır. Ücretin ödenmesinden öncelikle malı teslim alan borçlu, mal satılırsa satış bedeli sorumludur.


Yönetmeliğin getirdiği devrim niteliğindeki kural ise şudur: Yedieminlik ücreti, Bakanlık bütçesinden veya icra dosyasındaki avanstan ödenemez. Bu, devlet hazinesinin bu tasfiye nedeniyle ek bir yük altına girmeyeceğinin garantisidir.


Hapis Hakkı Yasağı ve Hukuki Etkisi

Eskiden yedieminler, ücretlerini alana kadar malı teslim etmeme (hapis hakkı) yetkisine sahipti. Yeni yönetmelik bu hakkı tasfiye süreci için açıkça yasaklamıştır. Yedieminlik ücretinin ödenmemiş olması, malın devrine veya teslimine engel teşkil etmez; alacak ancak genel hükümlere göre takip edilir.


Dokuzuncu Bölüm: Vergisel Muafiyetler ve Borçlardan Arilik İlkesi

Tasfiye edilen malın yeni sahibi, geçmişin yüklerinden arınmış bir mülkiyet kazanır. Bu, mülkiyetin naklini teşvik eden en güçlü maddedir.


Ari Mülkiyet ve Geçmiş Borçlar

Malın tasfiye sonucu yeni malikine geçmesi durumunda, üzerindeki tüm vergi, ceza, prim, haciz ve rehinler kendiliğinden kalkar. Yeni malik, "tertemiz" bir sicil ile malı devralır. Ancak, malın geçmişine ait trafik cezaları veya motorlu taşıtlar vergisi borçları borçlunun şahsi borcu olarak kalmaya devam eder; sadece mal ile ilişiği kesilir.


Vergi ve Harç İstisnaları

Tasfiye kapsamında yapılan devir ve tescil işlemleri; damga vergisi, tescil harcı ve diğer mali yükümlülüklerden muaftır. Bu durum, özellikle Kızılay ve MKE gibi kurumlara yapılacak devirlerin hızlıca tamamlanmasını sağlar.


Onuncu Bölüm: Yargısal Denetim ve İcra Mahkemesinin Onay Süreci

Tasfiye süreci idari bir işlem gibi görünse de, mülkiyetin el değiştirdiği noktalarda yargı denetimi zorunludur.


Kesin Karar ve 10 Günlük Süre

İcra dairesi, mülkiyetin yediemine, MKE’ye veya Kızılay’a devri aşamasına geldiğinde dosyayı icra mahkemesine sunar. İcra mahkemesi, dosya üzerinden yapacağı incelemeyi en geç on gün içinde sonuçlandırarak kesin kararını verir. Mahkemenin incelemesi, usuli eksikliklerin olup olmadığına odaklanır. Karar kesin olduğu için süreç gereksiz kanun yolu başvuruları ile uzatılmaz.


Şikâyet ve Hak Arama Özgürlüğü

İlgililer, icra dairesinin yaptığı işlemlere karşı İİK m. 16 uyarınca şikâyet yoluna başvurabilirler. Ancak yönetmelik, bu şikâyetlerin süreci durdurmayacağına dair karineler içermekte ve hızlı tasfiyeyi öncelemektedir.


On Birinci Bölüm: Uygulamanın Makroekonomik ve Sosyal Yansımaları

2025 yılı sonunda yürürlüğe giren bu düzenleme, Türk ekonomisinde "atıl sermayenin likiditeye dönüşmesi" sürecini başlatacaktır.


Otomotiv ve Hurda Sektörüne Katkı

Yediemin depolarındaki binlerce araç, yönetmelik sayesinde MKE A.Ş. üzerinden hurda metal sektörüne ham madde sağlayacaktır. Bu, ithal ham madde bağımlılığını azaltan mikro bir katkıdır. Ayrıca, satışı yapılan araçlar ikinci el piyasasında arzın artmasına ve fiyatların dengelenmesine yardımcı olabilir.


Kamu Düzeni ve Çevre Faktörü

Açık alanlarda bekleyen araçlar yağ, akü asidi ve pas gibi maddelerle çevreye zarar vermektedir. Tasfiye süreci, bu araçların geri dönüşüm sistemine dahil edilmesiyle çevresel riskleri minimize eder. Şehir merkezlerindeki otopark kapasitelerinin verimli kullanılması da bir diğer sosyal faydadır.


On İkinci Bölüm: Sonuç ve Değerlendirme

27 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik, Türk icra hukukunda bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığını simgelemektedir. Artık "haczi kalkmış ama unutulmuş" mallar, yedieminlerin sırtında bir kambur, devletin sırtında bir idari yük olmaktan çıkmaktadır.


Yönetmeliğin başarısı, icra dairelerinin re'sen yetkilerini ne kadar etkin kullanacağına ve UYAP sisteminin bu yoğun veri akışını nasıl yöneteceğiyle doğrudan ilişkilidir. Borçlular için "malına sahip çık" çağrısı niteliğinde olan bu düzenleme, yedieminler için alacaklarına kavuşma umudu, kamu için ise düzen ve ekonomik canlılık vaat etmektedir. Hukuki belirlilik ve mülkiyetin temiz geçişi ilkeleri üzerine inşa edilen bu yeni rejim, 2026 yılından itibaren Türk yargı pratiğinin en dinamik alanlarından biri olacaktır.


Av. Enes Samet ÖZTORUN

 
 
 

Yorumlar


Bu internet sitesinde yer alan bilgiler avukat ve müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir ve böyle bir davet olarak dikkate alınmamalıdır. Müvekkiller veya okuyucular hiçbir şekilde mevcut duruma ve özelliklerine ilişkin olarak uygun hukuki veya başka herhangi bir profesyonel görüş almadan, avukatsametoztorun.com web sitesinde yer alan herhangi bir hususa dayanarak bir eylemde bulunmamalıdır.

Adres: Cevizlidere Mahallesi Mevlana Bulvarı No:221 Yıldırım Kule Çankaya/ANKARA

Telefon: 0530 661 99 01

 

© 2026 by Öztorun Hukuk. Tüm hakları saklıdır.

 

bottom of page