top of page

Memur Disiplin Cezaları Nelerdir? 657 Disiplin Soruşturması ve İptal Davası

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Enes Samet Öztorun
    Av. Enes Samet Öztorun
  • 4 gün önce
  • 13 dakikada okunur
657 sayılı kanun disiplin soruşturması

İçindekiler


1. Giriş: Memur Disiplin Hukuku

Kamu hizmetinin sürekliliği, düzenliliği ve tarafsızlığı, modern devletin işleyişindeki en temel yapı taşlarından biridir. Bu işleyişin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, kamu görevlilerinin yasalara, idari düzenlemelere ve hiyerarşik yapıya uygun hareket etmelerine bağlıdır. Türk İdare Hukuku sistematiği içerisinde, idarenin iç düzenini korumak, kamu hizmetinin aksamasını önlemek ve memurların statü hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmeleri durumunda uygulanacak yaptırımları belirlemek amacıyla "Memur Disiplin Hukuku" geliştirilmiştir. Bu hukuk dalı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) 124. ve devamı maddelerinde vücut bulmakta olup, memurların özlük haklarından kariyer ilerlemelerine, hatta memuriyet statülerinin sona ermesine kadar uzanan geniş bir etki alanına sahiptir.


Disiplin soruşturmaları ve cezaları, idarenin tek taraflı irade beyanıyla tesis ettiği, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlerdir. Ancak bu yetki, sınırsız ve keyfi değildir. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak disiplin hukuku; "kanunilik", "savunma hakkı", "ölçülülük", "belirlilik" ve "yargısal denetim" gibi evrensel hukuk normlarıyla sıkı bir şekilde çevrelenmiştir. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından verilen kararlar, disiplin hukukunun uygulanış biçiminde köklü değişikliklere ve yeni yorumlara kapı aralamıştır. Bu rapor, 657 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerini, güncel yargı içtihatları, doktrinel tartışmalar ve idari uygulama pratikleri ışığında en ince detayına kadar analiz etmeyi amaçlamaktadır.


Yazımızda, disiplin suçlarının niteliğinden soruşturma usullerine, zamanaşımı sürelerindeki anayasal iptal kararlarından savunma hakkının kullanımına, ceza türlerinin mali ve idari sonuçlarından yargısal başvuru yollarına kadar tüm süreçler derinlemesine ele alınacaktır.


2. Disiplin Hukukuna Hakim Olan Temel İlkeler

Memur disiplin hukuku, ceza hukuku ile idare hukukunun kesişim noktasında yer alan, kendine özgü karakteri olan bir alandır. İdarenin cezalandırma yetkisini kullanırken keyfiliğe kaçmasını önlemek ve memurun hukuki güvenliğini sağlamak adına belirli temel ilkeler benimsenmiştir.


2.1. Kanunilik İlkesi (Tipiklik ve Belirlilik)

Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi, disiplin hukukunda da geçerliliğini korumaktadır. 657 sayılı Kanun'un 124. maddesi, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla, kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyenlere disiplin cezası verileceğini hükme bağlar.


Disiplin hukukunda kanunilik ilkesi, ceza hukukundaki kadar katı bir "tipiklik" aramaz. Kanun koyucu, 125. maddede disiplin suçlarını sayma yoluyla belirlemiş, ancak her türlü disiplinsizliği önceden öngörmenin imkansızlığı nedeniyle "nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir" hükmünü getirerek idareye bir takdir ve kıyas alanı bırakmıştır. Ancak bu kıyas yetkisi sınırsız değildir; idare, bir fiili cezalandırırken o fiilin kanunda sayılan eylemlerle "benzer nitelikte ve ağırlıkta" olduğunu somut gerekçelerle ortaya koymak zorundadır.


2.2. Savunma Hakkı ve Adil Yargılanma Güvencesi

Disiplin soruşturmalarının en kritik usul şartı savunma hakkıdır. Anayasa'nın 129. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca, memura savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Bu hak, sadece şekli bir prosedürün tamamlanması değil, memurun isnat edilen suçlamayı tüm detaylarıyla (yer, zaman, fiil) öğrenmesi, lehine olan delilleri sunması ve iddiaları çürütmesi anlamına gelir.


Yargı kararları ışığında savunma hakkının unsurları şunlardır:

  • Süre: Memura savunma yapması için verilecek süre 7 günden az olamaz. Bu sürenin kısıtlanması, işlemin iptal sebebidir.

  • İsnadın Açıklığı: Savunma istem yazısında, memurun hangi fiili, nerede, ne zaman ve nasıl işlediği açıkça belirtilmeli, hangi disiplin maddesi uyarınca soruşturulduğu yazılmalıdır. "Hakkınızda şikayet var, savunmanızı verin" şeklindeki genel ifadeler savunma hakkının kısıtlanması sayılır.

  • Vazgeçme Karinesi: Belirlenen süre içinde savunma yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Ancak idarenin savunma almadan ceza vermesi, "savunma alınmadan ceza verilemez" emredici hükmüne aykırılık teşkil eder.


2.3. Ölçülülük ve Orantılılık İlkesi

Disiplin hukukunda eylem ile yaptırım arasında adil bir dengenin bulunması şarttır. İdare, takdir yetkisini kullanırken işlenen fiilin ağırlığı, memurun kusur durumu, hizmete etkisi ve memurun geçmiş hizmetleri gibi unsurları göz önünde bulundurmak zorundadır.


Örneğin, mesaiye 10 dakika geç kalan bir memura, bu eylemin ilk defa gerçekleşmesi durumunda doğrudan "Kademe İlerlemesinin Durdurulması" cezası verilmesi, ölçülülük ilkesine aykırıdır ve idari yargı tarafından iptal edilir. Ölçülülük ilkesi, idarenin cezalandırma yetkisini bir "baskı aracı" (mobbing) olarak kullanmasının önündeki en büyük engeldir.


2.4. Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi

Ceza hukukunun temel taşlarından olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi, disiplin hukukunda da uygulanmaktadır. Bir disiplin suçunun işlendiğine dair somut, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı sürece memura ceza verilemez. Sadece şüpheye, dedikoduya veya soyut iddialara dayalı olarak tesis edilen disiplin cezaları, masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelir ve hukuka aykırıdır.


3. 657 Sayılı Kanun Kapsamında Disiplin Suçları ve Memur Disiplin Cezaları

657 sayılı Kanun'un 125. maddesi, disiplin cezalarını ağırlık derecesine göre beş kategoriye ayırmıştır. Her bir ceza türü, memurun statüsüne, mali haklarına ve kariyer seyrine farklı etkilerde bulunur.


657 disiplin cezaları basamağı

3.1. Uyarma Cezası (Madde 125/A)

Memuriyet hayatındaki en hafif yaptırım olan uyarma cezası, memura "görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin" yazı ile bildirilmesidir. Genellikle hizmetin işleyişini doğrudan aksatmayan ancak disiplin düzenini bozan, dikkatsizlik veya özensizlikten kaynaklanan fiiller için öngörülmüştür.


Uyarma Cezasını Gerektiren Fiiller:

  1. Görevde Kayıtsızlık: Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallindeki usul ve esasların yerine getirilmesinde kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak.

  2. Mesai İhlali: Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak veya görev mahallini terk etmek. (Not: Bu eylemin süreklilik arz etmemesi esastır).

  3. Usulsüz Müracaat: Kurum içi şikayet ve müracaatlarını silsile yoluyla yapmamak.

  4. Kılık Kıyafet: Belirlenen kılık ve kıyafet yönetmeliğine aykırı davranmak.

  5. Nezaket: Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak.


3.2. Kınama Cezası (Madde 125/B)

Kınama cezası, memura "görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun" yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasından farkı, fiilin "dikkatsizlikten" öte bir "kusur" barındırmasıdır. Memurun sicil dosyasında 5 yıl boyunca kalır ve tekerrüre esas teşkil eder.


Kınama Cezasını Gerektiren Fiiller:

  1. Kusurlu Davranış: Görevlerin ifasında, resmi belge, araç ve gereçlerin korunmasında, bakımında kusurlu davranmak.

  2. Amire Saygısızlık: Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak. (Not: Sözlü saygısızlık daha ağır bir ceza olan aylıktan kesmeyi gerektirir).

  3. Hizmet Dışı Davranışlar: Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak. Bu madde, memurun özel hayatındaki davranışlarının (örneğin aşırı alkollü şekilde kamuya açık alanda olay çıkarmak) memuriyet statüsüne etkisini düzenler.

  4. Resmi Aracı Özel İşte Kullanma: Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak.

  5. Kötü Muamele: İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak veya sözlü sataşmak.

  6. İtiraz: Verilen emirlere itiraz etmek. (Hukuka aykırı emir durumunda 657 sayılı Kanun'un 11. maddesi prosedürü uygulanmalıdır).


3.3. Aylıktan Kesme Cezası (Madde 125/C)

Aylıktan kesme cezası, memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Bu ceza, memurun malvarlığına doğrudan müdahale eden ilk disiplin cezasıdır ve ekonomik bir yaptırım niteliği taşır. Ceza, veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır.


Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren Fiiller:

  1. Kasıtlı Görev İhmali: Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallindeki usul ve esasları yerine getirmemek. Burada aranan unsur "kasıt"tır; yani bilerek ve isteyerek yapmama durumu.

  2. Devamsızlık (1-2 Gün): Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek.

  3. Kamu Malını Çıkar Amaçlı Kullanma: Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak.

  4. Amire Sözlü Saygısızlık: Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek. Kınama cezasındaki "hal ve hareket" burada "sözlü" eyleme dönüşmüştür.

  5. Yalan Beyan: Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak.


İdari Sonuçları:

Aylıktan kesme cezası alanlar, 5 yıl boyunca Daire Başkanı kadrolarına, bunların dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il müdürlüklerine atanamazlar.


3.4. Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası (Madde 125/D)

Fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl süreyle durdurulmasıdır. Bu ceza, memurun hem maaş artışını durdurur hem de derece yükselmesini geciktirerek uzun vadeli mali ve statü kaybına yol açar. Devlet memurluğundan çıkarmadan önceki son aşamadır.


Kademe İlerlemesinin Durdurulmasını Gerektiren Fiiller:

  1. Alkol Kullanımı: Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek.

  2. Devamsızlık (3-9 Gün): Özürsüz ve kesintisiz 3 - 9 gün göreve gelmemek.

  3. Çıkar Sağlama: Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak.

  4. Amire Hakaret: Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak.

  5. Ticaret Yasağı: Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.

  6. Gerçeğe Aykırı Belge: Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek.

  7. Siyasi Faaliyet: Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.


Yükselinebilecek Kadro Limiti (Önemli İstisna):

Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde (örneğin 1. derecenin 4. kademesi) bulunan memurlara kademe ilerlemesinin durdurulması cezası teknik olarak uygulanamaz. Bu durumda, ceza yerine memurun brüt aylığının 1/4'ü ila 1/2'si oranında kesinti yapılır.15 Bu durumun tekerrürü halinde ise memurun görevine son verilir.


3.5. Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası (Madde 125/E)

İdari disiplin hukukunun "idam cezası" olarak nitelendirilen bu yaptırım, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmayı ifade eder. Bu ceza ile memurun kamu görevlisi sıfatı ve buna bağlı tüm hakları kalıcı olarak sona erer.


Memurluktan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiiller:

  1. İdeolojik ve Siyasi Eylemler: İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, işi yavaşlatma, grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek.

  2. Yasaklı Yayın ve Bildiri: Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi/ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankartı basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya asmak.

  3. Siyasi Parti Üyeliği: Siyasi partiye girmek (üye olmak).

  4. Devamsızlık (Toplam 20 Gün): Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek. (Not: Kesintisiz 10 gün devamsızlık "çekilmiş sayılma" (müstafi) sonucunu doğururken, kesintili toplam 20 gün devamsızlık "ihraç" sebebidir.)

  5. Terör Örgütleriyle İlişki: Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, yardım etmek, kamu imkanlarını kullandırmak veya propagandasını yapmak (125/E-l bendi).

  6. Yüz Kızartıcı Suçlar ve Davranışlar: Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. "Yüz kızartıcı suç" kavramı; hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet gibi TCK anlamındaki suçları kapsamakla birlikte, idari yargı kararlarıyla "uyuşturucu madde kullanımı" gibi ahlaki zafiyet gösteren durumlar da bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

  7. Gizli Bilgi İfşası: Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak.

  8. Fiili Tecavüz: Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde (fiziksel saldırı) bulunmak.


4. Disiplin Soruşturması Süreci ve Usul Kuralları

Disiplin soruşturması, yetkili makamın fiili öğrenmesiyle başlayan ve cezanın kesinleşmesiyle sona eren, sıkı şekil şartlarına bağlı bir süreçtir. Bu süreçteki usul hataları, memur suçlu olsa dahi cezanın idari yargıda iptal edilmesine neden olabilir.


4.1. Soruşturmanın Başlatılması ve Muhakkik Görevlendirmesi

Disiplin amiri, disipline aykırı fiili öğrendiğinde derhal soruşturma emri verir. Soruşturma bizzat disiplin amiri tarafından yapılabileceği gibi, bir "soruşturmacı" (muhakkik) görevlendirilerek de yürütülebilir. Muhakkik, soruşturulan memurdan hiyerarşik olarak üst veya en azından denk statüde olmalıdır.


Muhakkikin Yetkileri:

  • Şikayetçi ve şüpheli memurun ifadesini almak.

  • Tanıkları dinlemek ve ifade tutanağı düzenlemek.

  • İlgili birimlerden bilgi ve belge toplamak, bilirkişi incelemesi yaptırmak.

  • Kurum içi her türlü evrakı incelemek.


4.2. Delil Toplama ve Soruşturma Raporu

Soruşturmacı, sadece aleyhte olan delilleri değil, memurun lehine olan (örneğin; o gün izinli olduğuna dair belge, tanık beyanları) delilleri de toplamak zorundadır. Soruşturma sonunda bir "Soruşturma Raporu" düzenlenir. Bu raporda; soruşturma onayı, iddialar, toplanan deliller, alınan ifadeler ve sonuç/kanaat bölümü yer alır. Muhakkik, fiilin sübut bulup bulmadığını ve hangi maddenin ihlal edildiğini belirterek bir ceza teklifinde bulunur.


4.3. Savunma İstemi (7 Gün Kuralı)

Soruşturma raporu tamamlandıktan sonra, yetkili disiplin amiri veya kurulu tarafından memurdan son savunması istenir. 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca, memura savunma için 7 günden az olmamak üzere süre verilmesi zorunludur.


Savunma İstem Yazısında Bulunması Gerekenler :

  1. İsnat edilen fiilin ne olduğu (yer, zaman ve oluş şekliyle net olarak).

  2. Hangi disiplin maddesinin ihlal edildiği.

  3. Savunma süresi (en az 7 gün).

  4. Savunma yapılmaması halinde savunma hakkından vazgeçilmiş sayılacağı ihtarı.


Eğer memuriyetten çıkarma cezası teklif edilmişse, savunma Yüksek Disiplin Kurulu tarafından alınır. Son savunma alınmadan verilen ihraç kararları, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hukuka aykırıdır.


4.4. Zamanaşımı Süreleri ve Anayasa Mahkemesi'nin İptal Kararı (2025)

Disiplin hukukunda, memurun süresiz bir soruşturma tehdidi altında kalmaması için iki tür zamanaşımı öngörülmüştür (Madde 127).


  1. Soruşturma Zamanaşımı: Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren;

    • Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 1 ay,

    • Memurluktan çıkarma cezasında 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

  2. Ceza Verme Zamanaşımı: 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin 2. fıkrası, fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını düzenlemekteydi.


Kritik Gelişme (2025): Anayasa Mahkemesi'nin 27/3/2025 tarihli ve E:2025/13, K:2025/89 sayılı kararı ile 127. maddedeki 2 yıllık ceza verme zamanaşımı süresi, "mahkeme kararıyla iptal edilen disiplin cezalarının yeniden tesis edilmesinde belirsizlik yarattığı" ve "idarenin cezalandırma yetkisini kullanmasını imkansız hale getirebildiği" gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.


Bu iptal kararı, idari yargı kararları sonrası yeniden işlem tesis edilmesi gereken durumlarda oluşan hukuki boşluğu işaret etmektedir. Ancak, iptal kararı yürürlüğe girene kadar veya yeni bir yasal düzenleme yapılana kadar, idari istikrar ilkesi gereği fiilin işlendiği tarihten itibaren makul bir süre içinde cezanın verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. İdareciler için şu anki en güvenli yol, 2 yıllık süreye riayet etmeye devam etmektir.


4.5. Karar Süreleri

  • Disiplin Amirleri: Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını, soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadır.

  • Disiplin Kurulları: Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için dosya kurula tevdi edildikten sonra kurul 30 gün içinde kararını bildirir.

  • Yüksek Disiplin Kurulu: Memurluktan çıkarma cezası dosyası tevdi edildikten sonra kurul 6 ay içinde karar verir.


5. Yetkili Merciler ve Disiplin Kurulları

Disiplin cezası verme yetkisi, hiyerarşik yapıya ve cezanın ağırlığına göre dağıtılmıştır.


5.1. Disiplin Amirleri

Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezaları, memurun disiplin amiri tarafından verilir. Disiplin amirleri, kurumların özel yönetmelikleriyle belirlenir (örneğin; Okul Müdürü, Şube Müdürü, Daire Başkanı).


5.2. İl ve Kurum Disiplin Kurulları

Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası, doğrudan amir tarafından verilemez. Memurun bağlı olduğu kurumdaki Disiplin Kurulu'nun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amir (İllerde Vali, Merkezde Bakan veya Müsteşar vb.) tarafından verilir.


Önemli Not: Disiplin kurullarının ayrı bir ceza tayin etme yetkisi yoktur. Amir tarafından teklif edilen cezayı ya kabul ederler ya da reddederler. Kurul cezayı reddederse, atamaya yetkili amir veya disiplin amiri 15 gün içinde başka bir disiplin cezası (genellikle daha hafif bir ceza) vermekte serbesttir. Kurul cezayı değiştiremez (örneğin "kınama olsun" diyemez), sadece "bu ceza uygun değildir" diyebilir.


5.3. Yüksek Disiplin Kurulu

Devlet memurluğundan çıkarma cezası, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir. Yüksek Disiplin Kurulu, dosyayı inceler, gerekirse genişletir ve nihai kararını verir.


6. Disiplin Cezalarına Karşı Başvuru Yolları, İtiraz ve İptal Davası

Memurlar, haksız olduğunu düşündükleri disiplin cezalarına karşı idari ve yargısal yollara başvurma hakkına sahiptir. Anayasa'nın 129. maddesi, disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağını güvence altına almıştır.


6.1. İdari İtiraz (Madde 135)

Verilen cezalara karşı kurum içi itiraz mekanizması işletilebilir.

  • Süre: Kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmelidir. Bu süre hak düşürücü süredir.

  • İtiraz Mercileri:

    • Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme: Disiplin Kurulu'na itiraz edilir.

    • Kademe İlerlemesinin Durdurulması: Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edilir.

  • Karar: İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi kendilerine ulaştıktan sonra 30 gün içinde karar verir. İtiraz haklı bulunursa (kabul edilirse), cezayı veren disiplin amiri kararı gözden geçirerek cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir.


Memur, idari itiraz yolunu kullanmadan doğrudan dava açabileceği gibi, itirazın reddi üzerine de dava açabilir.

  • Dava Açma Süresi: Kararın tebliğinden (veya itirazın reddinden) itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi'nde iptal davası açılmalıdır.

  • Yetkili Mahkeme: Memurun görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesi yetkilidir.

  • Yargılamanın Kapsamı: Mahkeme, işlemi hem usul (savunma hakkı, zamanaşımı, yetki) hem de esas (fiilin sübutu, orantılılık) yönünden denetler.


7. Cezaların Özlük Dosyasından Silinmesi (İdari Sicil Affı)

Disiplin cezaları, memurun sicilinde ömür boyu kalıcı bir leke olarak durmaz. 657 sayılı Kanun'un 133. maddesi, memurun belirli bir süre iyi hal göstermesi durumunda cezaların silinmesini talep etme hakkı tanır.

Ceza Türü

Silinme Süresi (Uygulama Tarihinden İtibaren)

Şartlar

Uyarma ve Kınama

5 Yıl

Memurun başvurusu + Atamaya yetkili amirin onayı.

Aylıktan Kesme

10 Yıl

Memurun başvurusu + Atamaya yetkili amirin onayı.

Kademe İlerlemesinin Durdurulması

10 Yıl

Memurun başvurusu + Disiplin Kurulu mütalaası + Atamaya yetkili amirin onayı.36

Devlet Memurluğundan Çıkarma

Silinmez

Özlük dosyası kapanır.

Önemli Not: Silinme işlemi otomatik gerçekleşmez. Süre dolduğunda memurun dilekçe ile başvurması gerekir. Silinen cezalar, terfi ve atama işlemlerinde aleyhe kullanılamaz.


8. Görevden Uzaklaştırma (İhtiyati Tedbir)

Görevden uzaklaştırma bir disiplin cezası değil, soruşturmanın selameti veya kamu hizmetinin güvenliği için alınan geçici bir idari tedbirdir (Madde 137).

  • Yetkililer: Atamaya yetkili amirler, Bakanlık ve Genel Müdürlük müfettişleri, İllerde Valiler, İlçelerde Kaymakamlar.

  • Süre: Disiplin soruşturması nedeniyle en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda memur hakkında bir karar verilmezse memur görevine başlatılır. Ceza kovuşturması varsa yetkili amir her 2 ayda bir durumu değerlendirir.

  • Mali Haklar: Görevden uzaklaştırılan memura aylığının 2/3'ü ödenir. Memur göreve iade edilirse kesilen 1/3'lük kısım yasal faiziyle olmasa da toplu olarak ödenir ve sosyal hakları iade edilir.

  • Soruşturma Zorunluluğu: Görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Aksi halde amir hukuki ve cezai sorumluluk altına girer.


9. Modern Sorunlar: Mobbing ve Sosyal Medya Kullanımı

9.1. Mobbing ve Disiplin Cezalarının Kötüye Kullanımı

İdare hukukunda mobbing, sistemli ve kasıtlı olarak memurun pasifize edilmesi, yıldırma amacıyla sık sık disiplin soruşturması açılması veya keyfi cezalar verilmesi şeklinde tezahür eder. Yargı kararlarında, "süreklilik arz eden haksız disiplin işlemleri" mobbingin en güçlü delili olarak kabul edilmektedir. Bu tür durumlarda memur, disiplin cezasının iptali davasının yanı sıra, manevi tazminat davası da açabilmektedir.


9.2. Sosyal Medya Paylaşımları

Kamu görevlilerinin sosyal medya paylaşımları, 657 sayılı Kanun'un "Hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunmak" (Kınama) veya "Basına yetkisiz demeç vermek" (Kınama) maddeleri kapsamında değerlendirilmektedir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları, memurun ifade özgürlüğü ile kamu görevlisi sadakat yükümlülüğü arasında bir denge kurulmasını şart koşmaktadır. Eleştiri sınırları içindeki paylaşımlar disiplin cezasına konu edilemezken, siyasi propaganda içeren veya kurumu aşağılayan paylaşımlar disiplin cezası ile sonuçlanabilmektedir.


10. Sonuç

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun disiplin rejimi, idarenin otoritesi ile memurun güvencesi arasında hassas bir denge üzerine kuruludur. İdarenin disiplin yetkisi, kamu hizmetinin selameti için vazgeçilmez olmakla birlikte, bu yetkinin kullanımı sıkı şekil şartlarına ve yargısal denetime tabidir.


Memurlar açısından en hayati husus, savunma hakkının etkin kullanımı ve zamanaşımı/dava açma sürelerine riayet edilmesidir. Soruşturma aşamasında 7 günlük savunma süresi, ceza tebliğ edildiğinde 7 günlük itiraz süresi ve 60 günlük dava açma süresi, hak kayıplarını önleyen en temel usulü güvencelerdir. Ayrıca, 2025 yılındaki AYM iptal kararları, disiplin hukukunun yaşayan ve sürekli gelişen bir alan olduğunu, mevzuatın ve içtihadın yakından takip edilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.


11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Hakkımda açılan disiplin soruşturmasında savunma vermezsem ne olur?

Cevap: 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi gereğince, size verilen süre (en az 7 gün) içinde savunma yapmazsanız, savunma hakkından vazgeçmiş sayılırsınız. İdare, eldeki mevcut bilgi, belge ve delillere göre karar verir. Ancak idare size hiç savunma hakkı tanımazsa veya süreyi 7 günden az tutarsa, verilen ceza mahkemece iptal edilir.


Soru 2: Disiplin cezalarına karşı nereye ve kaç gün içinde itiraz edebilirim?

Cevap: Disiplin cezalarına karşı, kararın size tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde itiraz edebilirsiniz.

  • Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezaları için kurumunuzun Disiplin Kuruluna,

  • Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası için Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edilir.

    Ayrıca, itiraz etmeden veya itirazınız reddedildikten sonra 60 gün içinde İdare Mahkemesine iptal davası açabilirsiniz.


Soru 3: Memuriyetten çıkarılma cezasını kim verir?

Cevap: Devlet memurluğundan çıkarma cezası, disiplin amirlerinin bu yöndeki teklifi üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir. Disiplin amiri doğrudan memuru işten atamaz. Kurulun cezayı reddetmesi halinde amir 15 gün içinde başka (daha hafif) bir ceza verebilir.


Soru 4: Geçmiş sicilimin temiz olması verilecek cezayı etkiler mi?

Cevap: Evet. 657 sayılı Kanun'un 125. maddesine göre, geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir (Alt ceza uygulaması). Ancak bu idarenin takdirindedir; uygulamazsa gerekçesini kararında belirtmek zorundadır.


Soru 5: Disiplin cezaları sicilden ne zaman silinir?

Cevap:

  • Uyarma ve Kınama: Uygulandıktan 5 yıl sonra.

  • Aylıktan Kesme ve Kademe İlerlemesinin Durdurulması: Uygulandıktan 10 yıl sonra.

    Silinme işlemi kendiliğinden olmaz; memurun atamaya yetkili amire dilekçe ile başvurması gerekir. Memurluktan çıkarma cezası silinmez.


Soru 6: Aynı fiilden dolayı hem adli ceza (hapis/para cezası) hem de disiplin cezası alabilir miyim?

Cevap: Evet. 657 sayılı Kanun'un 131. maddesine göre, memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya beraat etmesi, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel değildir. Yani aynı fiil hem suç hem de disiplinsizlik teşkil ediyorsa, her iki koldan da işlem yapılabilir ("Ne bis in idem" kuralı disiplin ve ceza yargılaması ayrımında mutlak uygulanmaz).


Soru 7: Zamanaşımı süreleri nelerdir?

Cevap: Fiilin idarece öğrenilmesinden itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasında 1 ay, memurluktan çıkarmada 6 ay içinde soruşturmaya başlanmazsa disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse yetki düşer (Not: 2 yıllık süreyle ilgili AYM'nin 2025 iptal kararı bulunmakla birlikte, idari uygulamada süreye riayet esas alınmaktadır).


Av. Enes Samet ÖZTORUN

Yorumlar


Bu internet sitesinde yer alan bilgiler avukat ve müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir ve böyle bir davet olarak dikkate alınmamalıdır. Müvekkiller veya okuyucular hiçbir şekilde mevcut duruma ve özelliklerine ilişkin olarak uygun hukuki veya başka herhangi bir profesyonel görüş almadan, avukatsametoztorun.com web sitesinde yer alan herhangi bir hususa dayanarak bir eylemde bulunmamalıdır.

Adres: Cevizlidere Mahallesi Mevlana Bulvarı No:221 Yıldırım Kule Çankaya/ANKARA

Telefon: 0530 661 99 01

 

© 2026 by Öztorun Hukuk. Tüm hakları saklıdır.

 

bottom of page