Evlenme Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Reddinde İdarenin Takdir Yetkisi Sınırsız mıdır? (Ankara BİM Kararı)
- Av. Enes Samet Öztorun

- 8 saat önce
- 2 dakikada okunur

Türk vatandaşlığı kazanma süreci, hem bireyler hem de idare açısından hassas dengeler üzerine kuruludur. Çoğu zaman idarenin "egemenlik hakkı" ve "takdir yetkisi" gerekçesiyle reddedilen başvurular, yargı denetiminden geçerek hakkaniyete uygun sonuçlara ulaşabilmektedir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı güncel kararı, bu konudaki gri alanları netleştiren önemli bir örnektir.
Daha önce kaleme aldığım Evlilik Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Reddi ve İptal Davası 2026 başlıklı yazımda sürecin genel işleyişinden bahsetmiştim. Bu makalede ise, o süreçte karşımıza çıkan "idari takdir yetkisi" engelinin yargı tarafından nasıl aşındırıldığını somut bir kararla inceleyeceğiz.
Evlenme Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Reddinde Mahkemenin "Takdir Yetkisi" Hakkındaki Kritik Tespiti
Mahkeme, idarenin vatandaşlık konusundaki yetkisinin bir "keyfiyet" değil, hukuki sınırlar içinde bir "değerlendirme" olduğunu şu sözlerle kayıt altına almıştır:
"Takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, buna ilişkin değerlendirmelerin objektif ve makul ölçütlere göre yapılması gerektiği de açıktır. Bu itibarla kişinin evlenme yolu ile Türk vatandaşlığını kazanmak için gerekli şartları sağlamadığına yönelik olarak idarece yapılan değerlendirmelerde takdir yetkisinin objektif ve makul sınırlar içinde kullanıldığının ortaya konulması zorunludur."
Bu tespit, idarenin bir başvuruyu reddederken sadece "takdir yetkimi kullandım" demesinin yeterli olmadığını, bu takdirin hangi objektif ve makul gerekçelere dayandığını ispat etmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Dava Konusu: Yanlış Bilgi Notu ve INTERPOL Kayıtları
İncelemeye konu olan olayda, Özbekistan uyruklu davacının Evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bir bilgi notuna dayanılarak reddedilmiştir. Bilgi notunda, şahsın INTERPOL tarafından arandığına dair asılsız bir iddia yer almaktaydı.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı incelemede şu gerçekleri tespit etmiştir:
Davacı hakkında Terörle Mücadele Kanunu veya Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında hiçbir olumsuz kayıt bulunmamaktadır.
İddia edilenin aksine herhangi bir INTERPOL aranmasının olmadığı resmi yazışmalarla teyit edilmiştir.
Komisyon mülakatlarında, çiftin aile birliği içinde yaşadığı ve evliliğin gerçek olduğu zaten sabit görülmüştür.
Mahkemenin Kararı: Hukuka ve Hakkaniyete Uyarlık
İlk derece mahkemesi başlangıçta idarenin "mutlak takdir yetkisi" olduğunu ve yargı kararıyla zorlanamayacağını savunarak davanın reddine karar vermişse de, Bölge İdare Mahkemesi bu kararı hukuki isabet görmeyerek kaldırmıştır.
Mahkeme, ortada hiçbir somut olumsuzluk yokken Evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu reddini hukuka ve hakkaniyete aykırı bularak işlemin iptaline 30.04.2025 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.
Sonuç Olarak
İdarenin "egemenlik hakkı", somut gerçeklerin ve hukuki güvenlik ilkesinin önüne geçemez. Eğer yasal şartları taşıdığınız halde başvurunuz reddedildiyse, soyut değerlendirmelere karşı hukuki yollara başvurmak haklarınızın korunması adına hayati önem taşır.
Unutmayın!
İdare hukuku şekilci ve süre odaklı bir hukuk dalıdır. Yapılacak küçük bir usul hatası, haklı olduğunuz davayı kaybetmenize neden olabilir. İşbu kararda da olduğu gibi idare tarafından hakkınız ihlal edildiyse dava açarak tekrar bu hakkınıza erişebilirsiniz.
Av. Enes Samet ÖZTORUN



Yorumlar