Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Vatandaşlığa Engel mi? (HAGB ve Düşme Kararı)
- Av. Enes Samet Öztorun

- 4 saat önce
- 5 dakikada okunur

İçindekiler
Avukatın Notu: Değerli okurlarımız, evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu süreçleri oldukça titiz yürütülmesi gereken ve karmaşık idari incelemeler barındıran hukuki yollardır. Bu süreçte yapılacak en ufak bir eksiklik veya geçmişteki basit bir adli kayıt, yıllarca beklediğiniz vatandaşlık hakkınızın idare tarafından reddedilmesine neden olabilir. Hak kaybı yaşamamak, sürecin en başından itibaren sağlam adımlar atmak ve başvurunuzun reddi durumunda açılacak iptal davasını hakkaniyete uygun şekilde yürütmek için ofisimizle iletişime geçerek detaylı hukuki danışmanlık almanızı tavsiye ederiz.
Evlenme Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Nedir?
Bir Türk vatandaşı ile evlenmek, yabancı uyruklu kişilere doğrudan Türk vatandaşlığı kazandırmaz. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, yabancı eşin Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için öncelikle gerekli bekleme süresini tamamlaması ve ardından yetkili makamlara başvuruda bulunması gerekmektedir. Bu sürece uygulamada evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu adı verilir. Gerekli belgelerin toplanması ve komisyon mülakatlarının olumlu geçmesi neticesinde, başvuru İçişleri Bakanlığı tarafından değerlendirilir.
Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanma Şartları Nelerdir?
Türk vatandaşı ile evlenen yabancıların vatandaşlık kazanmak üzere başvuruda bulunabilmesi için aşağıdaki yasal şartları istisnasız taşıması zorunludur:
Bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olmak ve evliliğin başvuru esnasında hukuken devam etmesi gerekmektedir. Eşlerin aile birliği içinde yaşaması, yani evliliğin sadece kağıt üzerinde muvazaalı bir işlem olmaması, fiilen gerçek bir aile hayatı kurulması şarttır. Yabancı eşin, evlilik birliği ile bağdaşmayacak herhangi bir faaliyette bulunmaması aranmaktadır. Başvurucunun milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması zorunludur.
Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni Şartı
Vatandaşlık başvuru incelemelerinde idarenin en çok takdir yetkisi kullandığı ve dikkat ettiği konulardan biri milli güvenlik ve kamu düzenidir. İdare, yabancı uyruklu kişinin adli sicil kaydını, geçmişte işlediği suçları ve hakkında yürütülen idari veya cezai soruşturmaları çok detaylı bir şekilde inceler. Ancak kanun koyucunun buradaki asıl amacı, devletin varlığına ve işleyişine yönelik olarak kamu düzenini ciddi düzeyde bozan suçları işleyenlerin Türk vatandaşı olmasını engellemektir. Dolayısıyla, yabancı kişinin geçmişte karıştığı her adli olay veya işlenen her basit suç, doğrudan vatandaşlık başvurusunun reddine gerekçe olamaz.
Başvurunun Reddi ve İdare Mahkemesinde İptal Davası
Evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu idare tarafından reddedilen yabancılar, bu idari işleme karşı ret kararının iptali amacıyla idare mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir.
İdare, ret kararı verirken takdir yetkisini sınırsız ve keyfi olarak kullanamaz. Verilen ret kararının hukuka, kanunun amacına, somut delillere ve hakkaniyete uygun olması şarttır. Eğer idare, geçerli bir hukuki dayanaktan yoksun, örneğin basit bir ceza kaydını büyüterek haksız bir ret kararı vermişse, süresi içinde açılacak iptal davası ile bu karar ortadan kaldırılabilir.
Bu noktada idare hukuku alanında uzman bir avukat ile sürecin takibi, başarı oranını doğrudan etkiler. Konu ile alakalı dava süreçleri hakkında daha kapsamlı bilgi almak için Evlilik Yoluyla Vatandaşlık Başvurusunun Reddi konulu yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Emsal Danıştay Kararı İncelemesi: Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Vatandaşlığa Engel mi?
Vatandaşlık inceleme süreçlerinde geçmişte alınan cezaların ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarının başvuruya etkisi müvekkillerimiz tarafından sıkça sorulmaktadır. İncelemeye konu olan Danıştay Onuncu Dairesinin kararında (2020/6745E.,2023/7962) bu durum net bir şekilde açıklığa kavuşturulmuştur.
Söz konusu uyuşmazlıkta, Moldova uyruklu olan ve bir Türk vatandaşı ile evlenen yabancı kişi, gerekli süreyi doldurduktan sonra evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle başvuru yapmıştır. Kurulan komisyonun mülakatı sonucunda, çiftin evli ve çocuk sahibi olduğu, aile birliği içerisinde yaşadığı ve birbirlerini tanıdıkları tespit edilmiştir. Ancak idare, yabancı eşin geçmişte "resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılanarak 1 yıl 8 ay hapis cezası alması ve bu ceza hakkında HAGB (denetim süresine tabi tutulma) kararı verilmiş olması nedeniyle, milli güvenlik ve kamu düzeni şartının ihlal edildiğini belirterek başvuruyu reddetmiştir.
İşbu karar davacı tarafından yargılamaya konu edilmiş olup ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş olup işbu kararın kanun yolu incelemesi neticesinde karar hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, verilen karara temel teşkil eden suçun işlendiği tarihin 16/02/2007 olduğu, kararın kesinleştiği ve üzerinden on yıldan fazla süre geçtiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek denetim süresinin bittiği ve söz konusu ceza mahkemesi kararının tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalktığı, eşi ve iki çocuğu ile uzun yıllardan beri Türkiye'de ikamet ettiği ve vatandaşlığa kabul koşullarını taşıdığı ileri sürülerek kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
İşbu talep üzerine Danıştay, bu dosyada yaptığı incelemede, işlenen söz konusu suçun niteliğinin ve alınan cezanın, yabancı kişinin Türk vatandaşı olmasına engel teşkil edecek ciddiyette bir mahiyet taşımadığına hükmetmiştir. Kararda, kanun koyucunun milli güvenlik ve kamu düzeni şartını ararken, asıl engellemek istediği durumun kamu düzenini ciddi düzeyde bozan, devletin varlığına yönelik tehlike oluşturan suçlar olduğu vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle verilen HAGB kararının, evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusunun reddi için tek başına yeterli bir sebep olmadığı belirlenmiş, idarenin verdiği ret kararının hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.
Bu karar, geçmişte belirli nitelikte cezalar almış veya hakkında HAGB kararı bulunan kişilerin dahi hukuken vatandaşlık hakkı kazanabileceğini, idarenin keyfi veya orantısız ret işlemlerinin yargı denetimi yoluyla başarılı bir iptal davasına konu olabileceğini açıkça kanıtlamaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu yapmak için ne kadar süre evli kalmak gerekir?
Cevap: Kanuna göre başvuruda bulunabilmek için bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olmak zorunludur. Ayrıca başvuru yapıldığı tarihte de bu evliliğin fiilen ve hukuken devam etmesi şarttır.
Soru: Eşimle üç yıldır evliyiz, vatandaşlık başvurum İçişleri Bakanlığı tarafından kesin kabul edilir mi?
Cevap: Hayır, sadece üç yıllık evlilik süresini doldurmak tek başına yeterli değildir. Eşlerin aile birliği içinde yaşaması, yabancı eşin evlilikle bağdaşmayan faaliyetlerde bulunmaması ve kamu düzenine engel bir durumunun olmaması hususları komisyonca araştırılır. Şartlar sağlansa bile nihai karar, idarenin takdir yetkisi sınırları içerisinde yapacağı değerlendirmeye tabidir.
Soru: Adli sicil kaydımda veya geçmişimde HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı varsa başvurum reddedilir mi?
Cevap: Emsal Danıştay kararlarında da belirtildiği üzere, geçmişte alınan her ceza veya HAGB kararı vatandaşlığa kesin bir engel oluşturmaz. İşlenen suçun niteliğinin, milli güvenlik ve kamu düzenini devlet düzeyinde ciddi şekilde bozacak nitelikte olmaması halinde, var olan HAGB kararı vatandaşlık kazanılmasına engel teşkil edecek bir hal olarak yorumlanamaz. İdare aksi yönde işlem tesis ederse idare mahkemesinde iptal davası açılması gereklidir.
Soru: Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurum reddedildiğinde ne yapmalıyım?
Cevap: Ret kararının size resmi olarak tebliğ edilmesinin ardından, kanuni dava açma süreleri içerisinde gecikmeksizin idare mahkemesinde iptal davası açmanız gerekmektedir. İdari yargı süreleri kesin ve katı olduğundan, bu sürecin bir avukat aracılığıyla yürütülmesi hak kaybını önleyecektir.
HUKUKİ DESTEK İÇİN İLETİŞİME GEÇİN!
Evlenme yoluyla vatandaşlık başvurunuz haksız yere reddedildiyse veya süreci başından itibaren hukuki bir güvence altında, hatasız yürütmek istiyorsanız profesyonel bir destek almanız son derece önemlidir. Sürecin hiçbir aşamasında zaman ve hak kaybına uğramamak, idari dosyanızı kanuna uygun hazırlamak ve olası ret kararlarına karşı hızlıca iptal davası sürecini başlatmak için detaylı bilgi almak üzere bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz. Haklarınızın savunulması için yanınızdayız.
Av. Enes Samet ÖZTORUN



Yorumlar