Evlilik Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Reddi | Emsal Karar


İçindekiler
Avukatın Notu: Değerli okuyucularımız, aşağıda detaylıca inceleyeceğimiz emsal karar, evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusunda idarenin somut delillere ve mahkeme kararlarına dayanmayan iddialarla verdiği ret kararlarının hukuka aykırı olduğunu göstermektedir. İdare, zaman zaman evliliğin gerçekliğini göz ardı ederek geçmişteki asılsız veya kesinleşmemiş soruşturmaları gerekçe göstererek başvuruları reddedebilmektedir. Her somut olay kendi içinde farklı hukuki dinamikler barındırdığından, hak kaybı yaşamamak ve telafisi güç zararların önüne geçmek adına vatandaşlık hukuku avukatı ile süreci yönetmeniz büyük önem taşır. Daha detaylı bilgilendirme, dosya incelemesi ve hukuki danışmanlık için Ankara'daki ofisimizle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
1. Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması
Yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşı ile evlenmesi, doğrudan vatandaşlık hakkı vermemekle birlikte, kanunda belirtilen şartların sağlanması halinde vatandaşlık başvuru hakkı tanır. Evlilik yoluyla vatandaşlık kazanmak isteyen kişilerin aile birliği içinde yaşaması, evliliğin menfaate dayalı olmaması ve kamu düzenini bozacak hallerinin bulunmaması gerekmektedir. Ancak uygulamada, evliliğin tüm şartları sağlansa dahi, idare tarafından haksız gerekçelerle başvuruların reddedildiği görülmektedir.
2. Geçmiş Soruşturma veya İddialar Vatandaşlığa Engel mi?
Vatandaşlık başvurularının reddedilmesinde en sık karşılaşılan gerekçelerden biri, başvuru sahibinin geçmişinde yaşadığı bazı adli veya idari soruşturmalardır. İdare, "kamu düzenini bozma" gerekçesiyle başvuruları reddedebilmektedir. Ancak hukuk sistemimizde "masumiyet karinesi" esastır. Kişi hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yoksa, sadece şüphe veya işlem yapılmış olması vatandaşlığın reddi için yeterli ve hukuki bir sebep oluşturmaz.
Bu konuda sitemizde yer alan ve konuyu genel hatlarıyla ele aldığımız Vatandaşlık Başvurusunun Reddi Kararı İptal Davası başlıklı yazımızı inceleyerek daha kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.
3. Danıştay 10. Daire'nin Evlilik Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Reddi Emsal Kararı İncelemesi
İdare mahkemelerinin ve Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusu reddi emsal kararı üzerinden inceleyebiliriz.
Söz konusu uyuşmazlıkta, Azerbaycan vatandaşı olan davacı, 04/05/2010 tarihinde bir Türk vatandaşıyla evlenmiştir. Davacı, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle başvuru yapmıştır. Ancak bu başvuru, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gerekçe gösterilerek İçişleri Bakanlığı tarafından reddedilmiştir. İdare, başvuran kişinin evlilik birliği içinde yaşamasının tek başına yeterli olmadığını, kişi hakkında 2009 yılında fuhuş yapmak suçundan işlem yapıldığını ve bunun kamu düzenini bozmaya yönelik bir durum olduğunu iddia etmiştir.
Konu iptal davasına taşındığında, İlk Derece Mahkemesi evliliğin gerçekliğini araştırmıştır. Mahkeme, eşlerin birbirlerinin akrabalarını tanıdıklarını, Türkçe konuşarak anlaştıklarını, aile birliği içinde yaşadıklarını ve bu evliliğin menfaate dayalı olmayan ciddi bir evlilik olduğunu tespit etmiştir. En önemli hukuki nokta ise, davacı hakkında fuhuş ve fuhuşa aracılık etmek suçlarından verilmiş herhangi bir mahkeme kararının bulunmamasıdır. Ayrıca, 04/05/2010 tarihindeki evlilikten sonra davacı hakkında bu konuda hiçbir işlem yapılmadığı da anlaşılmıştır.
Tüm bu tespitler ışığında, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan sırf geçmişteki bir işlem gerekçe gösterilerek verilen ret kararı hukuka aykırı bulunmuş ve işlemin iptaline karar verilmiştir. Danıştay 10. Dairesi de (2016/13972 E., 2020/4355 K.) 02/11/2020 tarihinde oy birliği ile bu kararı onamıştır.
4. Vatandaşlık Başvurusu Reddi İptal Davası
Danıştay kararlarında da istikrar kazandığı üzere, idare her ne kadar vatandaşlık verilmesi konusunda takdir yetkisine sahip olsa da, bu yetki sınırsız ve keyfi değildir. Somut bilgi, belge ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanmayan red işlemleri, idare mahkemelerinde açılacak iptal davası ile ortadan kaldırılabilir.
Evlilik yoluyla yapılan başvuruların reddine karşı açılacak iptal davalarının usulü, süresi ve dikkat edilmesi gereken diğer ince detaylar için Evlilik Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Reddi ve İptal Davası konulu makalemizi mutlaka okumanızı tavsiye ederiz.
5. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurum reddedildi, iptal davası açmak için ne kadar sürem var?
Vatandaşlık başvurusunun reddine ilişkin işlemin size tebliğ edilmesini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir. Bu süre kesin olup, kaçırılması hak kaybına yol açar.
Hakkımda açılmış bir soruşturma var ama ceza almadım, bu durum vatandaşlık başvuruma engel mi?
Danıştay kararlarında da vurgulandığı üzere, kişi hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkeme mahkumiyet kararı bulunmuyorsa, sadece geçmişte hakkınızda idari veya adli bir işlem yapılmış olması tek başına vatandaşlığın reddi sebebi yapılamaz. Masumiyet karinesi esastır.
İdare mahkemesi evliliğin gerçek (samimi) olup olmadığını nasıl değerlendirir? Mahkemeler, eşlerin aynı evde yaşayıp yaşamadığına, birbirlerinin ailelerini tanıyıp tanımadıklarına, ortak bir dili konuşarak anlaşıp anlaşamadıklarına ve evliliğin sadece vatandaşlık kazanmak gibi bir menfaate dayanıp dayanmadığına bakar.
İletişime Geçin!
Vatandaşlık hukuku ve iptal davaları, idari yargılama usulünün katı şekil şartlarına ve kesin sürelere tabi olduğu oldukça teknik alanlardır. Danıştay emsal kararlarında da görüldüğü üzere, haksız gerekçelerle reddedilen başvuruların iptali ancak doğru bir hukuki strateji ile mümkündür.
Karşılaştığınız ret kararlarında hak kaybı yaşamamak ve telafisi imkansız zararların önüne geçmek için yanınızdayız. Sürecinizin profesyonel bir şekilde incelenmesi ve dava sürecinizin titizlikle yürütülmesi için Ankara'da bulunan ofisimizle iletişime geçebilir, hukuki danışmanlık hizmeti alarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz.
Av. Enes Samet ÖZTORUN



Yorumlar