Vatandaşlık Başvurusunun Reddi Kararı İptal Davası (2026)
- Av. Enes Samet Öztorun

- 26 Şub
- 11 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 Mar

Türk Vatandaşlığının Kazanılması: Kanuni Temeller ve Usuller
Vatandaşlık Başvurusu Nasıl Yapılır? Prosedürü ve İdari Tahkikat Safhası Nasıldır?
Vatandaşlık Başvurusunun Reddi: Nedenler, Kategoriler ve İdari Takdir Yetkisi
Vatandaşlık Red Kararına Karşı İdari İtiraz ve Uzlaşma Yolları
Vatandaşlık Başvurusunun Reddi Kararının İptali Davası: Yargısal Koruma
2026 Yılı Güncel Yargı İçtihatları ve Emsal Karar Analizleri
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
9.2. İptal davası açmak için 60 günlük süreyi kaçırırsam ne olur?
9.3. Yatırım yaparak vatandaşlık aldım, 3 yıl dolmadan mülkümü satarsam ne olur?
9.4. Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunda mülakatın önemi nedir?
9.5. Vatandaşlık davası devam ederken Türkiye'de kalabilir miyim?
1. Giriş: Türk Vatandaşlığı Kavramı ve Hukuki Niteliği
Türk vatandaşlığı, birey ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasındaki siyasi ve hukuki bağı temsil eden, kişiye anayasal bir statü kazandıran en temel aidiyet ilişkisidir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu (TVK), bu bağın kurulması, sürdürülmesi ve sona ermesine ilişkin usul ve esasları belirleyen temel mevzuat metnidir. Vatandaşlık, sadece bir pasaport sahibi olma hakkı değil; seçme ve seçilme hakkından, asli ve sürekli kamu hizmetlerine girme yetkisine kadar geniş bir haklar manzumesini içeren anayasal bir güvencedir.
2026 yılı perspektifiyle bakıldığında, küresel göç hareketlerinin yoğunlaştığı ve ulusal güvenlik stratejilerinin dijitalleştiği bir ortamda, vatandaşlık hukukunun hem ulusal egemenlik hem de temel insan hakları ekseninde yeniden şekillendiği görülmektedir. Türk vatandaşlığının kazanılması, idarenin "takdir yetkisi" içerisinde yer alan bir işlem olsa da, bu yetki Anayasal denetim ve idari yargı süzgecinden bağımsız değildir.
2. Türk Vatandaşlığının Kazanılması: Kanuni Temeller ve Usuller
Türk vatandaşlığının kazanılması, hukuk tekniği açısından "doğumla" ve "sonradan" olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık, kişinin iradesi dışında kendiliğinden gerçekleşirken; sonradan kazanılan vatandaşlık, bireyin talebi ve devletin onayı ile vücut bulur.
2.1. Doğumla Kazanılan Vatandaşlık: Soy Bağı ve Doğum Yeri Esası
Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır ve doğum anından itibaren hüküm ifade eder. Türkiye, vatandaşlık hukukunda ağırlıklı olarak "soy bağı" ilkesini benimsemiştir. TVK'nın 7. maddesi uyarınca, Türkiye içinde veya dışında, Türk vatandaşı bir ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk kendiliğinden Türk vatandaşıdır.
Evlilik birliği dışında doğan çocuklarda ise, ananın Türk vatandaşı olması durumunda çocuk doğrudan vatandaş olur; babanın Türk vatandaşı olması halinde ise soy bağı kurulmasını sağlayan hukuki işlemlerin (tanıma, babalık hükmü vb.) tamamlanması gerekir.
Doğum yeri esası (ius soli) ise istisnai bir nitelik taşır. Türkiye'de doğan ancak yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, vatansız kalmaması amacıyla doğumdan itibaren Türk vatandaşı sayılır. Ayrıca, Türkiye'de bulunmuş çocuk, aksine bir kanıt bulunmadıkça Türkiye'de doğmuş kabul edilerek hukuki koruma altına alınır.
2.2. Sonradan Kazanılan Vatandaşlık: Yetkili Makam Kararı ve Şartları
Sonradan kazanılan vatandaşlık; yetkili makam kararı, evlat edinilme veya seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir. Yetkili makam kararı ile vatandaşlık kazanımı, idarenin kişi hakkındaki kapsamlı incelemesi sonucunda tesis edilen bir idari işlemdir. Kanun koyucu, bu kazanım türü için başvuru sahibinde belirli asgari şartların bulunmasını şart koşmuştur.
Kazanma Türü | Temel Şartlar | Karar Veren Makam |
Genel Yol | 5 yıl ikamet, iyi ahlak, yeterli Türkçe, gelir sahibi olma | İçişleri Bakanlığı |
İstisnai Yol | Yatırım, stratejik hizmet, sanayi tesisi getirme | Cumhurbaşkanı |
3 yıl evlilik, aile birliği içinde yaşama, kamu düzeni | İçişleri Bakanlığı | |
Yeniden Kazanma | Çıkma izniyle kaybedenler veya seçme hakkını kaçıranlar | Bakanlık / Cumhurbaşkanı |
2.3. Genel Yolla Vatandaşlığa Geçiş ve İkamet Sürelerinin Hesaplanması
Genel yolla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olması gerekir. Buradaki "ikamet" kavramı, sadece fiziksel olarak Türkiye'de bulunmayı değil, yasal bir ikamet izniyle ve yerleşme niyetiyle bulunmayı ifade eder. TVK'nın 15. maddesi uyarınca, başvuru için aranan beş yıllık sürenin içinde toplam on iki ayı geçmemek üzere Türkiye dışında geçirilen süreler ikamet süresi içinde değerlendirilir. Ancak, bir yabancının ikamet süresi içinde toplam on iki aydan fazlasını Türkiye dışında geçirmesi durumunda ikamet süresi kesilir ve önceki süreler hesaba katılmaz.
İkamet şartının yanı sıra; reşit ve ayırt etme gücüne sahip olmak, toplumsal yaşama uyum sağlayacak düzeyde Türkçe konuşabilmek, genel sağlık bakımından tehlike arz eden bir hastalığa sahip olmamak ve Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayacak gelire sahip olmak kümülatif olarak aranan şartlardır.
2.4. İstisnai Vatandaşlık Kazanımı ve Yatırım Kriterleri (2026 Güncellemeleri)

İstisnai vatandaşlık, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Cumhurbaşkanı kararı ile kazanılan bir statüdür. 2026 yılı itibarıyla en yoğun uygulama alanı bulan yöntem "yatırım yoluyla vatandaşlık" programıdır. Mevzuat ve 2026 uygulama pratiklerine göre yatırım eşikleri şöyledir:
Gayrimenkul Yatırımı: En az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş taşınmazın 3 yıl satılmama şerhi ile satın alınması.
Banka Mevduatı: En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarının 3 yıl tutulma şartıyla Türk bankalarına yatırılması.
İstihdam Oluşturma: En az 50 kişilik istihdam sağladığının ilgili bakanlıkça tespiti.
Sermaye Yatırımı: En az 500.000 Amerikan Doları tutarında sabit sermaye yatırımı yapılması.
2026 risk analizlerinde, yatırımın sadece niceliği değil, "paranın kaynağı" (FATF ve MASAK standartları) ve taşınmazın gerçek değeri üzerindeki denetimler en üst seviyeye çıkarılmıştır. 2025 yılında 451 yatırımcının vatandaşlığının iptal edilmesi, tapu ekspertiz raporlarındaki manipülasyonlar ve sahte işlemler nedeniyle gerçekleşmiştir; bu durum 2026 başvurularında "bağımsız denetim" ve "gerçek piyasa değeri" zorunluluğunu pekiştirmiştir.
2.5. Evlenme Yoluyla Vatandaşlık ve Aile Birliği Denetimi
Bir Türk vatandaşı ile evlenmek, kişiye doğrudan vatandaşlık hakkı vermez. En az üç yıldan beri süren ve devam eden bir evlilik şartı aranır. Başvuru sahiplerinde; aile birliği içinde yaşama, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama ve milli güvenlik engeli bulunmama şartları aranır. 2026 mülakat süreçlerinde, idarenin "sahte evlilik" (formalite evliliği) şüphesini gidermek adına eşleri ayrı ayrı sorguladığı, sosyal entegrasyonu denetlediği görülmektedir.
Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü halinde "aile birliği içinde yaşama" şartı aranmazken; evliliğin butlanına karar verilmesi durumunda yabancı eşin "iyiniyetli" olup olmadığına bakılarak vatandaşlık statüsü korunabilir.
3. Vatandaşlık Başvurusu Nasıl Yapılır? Prosedürü ve İdari Tahkikat Safhası Nasıldır?
3.1. Başvuru Makamları, Formlar ve Belge Düzeni
Vatandaşlık başvuruları, yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe (İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü), yurt dışında ise Türkiye Cumhuriyeti dış temsilciliklerine (Büyükelçilik, Başkonsolosluk) bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır. Posta yoluyla yapılan müracaatlar hukuken geçersizdir.
Başvuru dosyasında; form dilekçe, pasaportun noter tasdikli tercümesi, doğum belgesi, medeni hal belgesi (evlilik cüzdanı, boşanma ilamı vb.), sağlık raporu, gelir belgesi ve harç dekontu gibi belgelerin eksiksiz bulunması gerekir. 2026 kriterlerinde, belgelerin sadece tercüme edilmesi yeterli görülmemekte; menşe ülkeden alınan belgelerin Apostil şerhli olması veya Türkiye'nin o ülkedeki temsilciliğince onaylanmış olması sıkı bir ön şart olarak uygulanmaktadır.
3.2. Vatandaşlık Başvuru İnceleme Komisyonu'nun Rolü ve Mülakat Esasları
İllerde oluşturulan Komisyon, yabancının başvuru şartlarını taşıyıp taşımadığını tespit eder. Komisyon; il vali yardımcısı başkanlığında il nüfus müdürü, emniyet temsilcisi, jandarma temsilcisi, milli eğitim müdürü ve sosyal hizmetler müdüründen oluşur. Komisyon mülakatında yabancının Türkçe konuşma yeterliliği, toplumsal uyumu ve iyi ahlak sahibi olup olmadığı bizzat gözlemlenir. Mülakat sonucu oluşan kanaat, bir formla kayıt altına alınarak vatandaşlık dosyasının bir parçası haline getirilir ve İçişleri Bakanlığı'na gönderilir.
3.3. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması: Gizli Tahkikatın Sınırları
Vatandaşlık sürecinin en kritik ve başvurucular tarafından en az bilinen safhası, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından yürütülen arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasıdır.
Bu aşamada yabancının; terör örgütleriyle iltisakı, uluslararası suç ağlarıyla bağlantısı, kaçakçılık faaliyetleri veya kamu düzenini bozacak davranışları sorgulanır. 2026 yılı yargı pratiklerine göre, idare bazen "soyut istihbarat notları" veya "tahdit kodları" (V-87, G-87, Ç-114 vb.) gerekçesiyle başvuruları reddetmektedir. Ancak, bu gizli bilgilerin mahkeme denetimine açık olması ve somut delillerle desteklenmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
4. Vatandaşlık Başvurusunun Reddi: Nedenler, Kategoriler ve İdari Takdir Yetkisi
Vatandaşlık başvurusunun reddi, idarenin kamu gücünü kullanarak tesis ettiği, başvurucunun hukuk dünyasında sonuç doğuran kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlemdir.
4.1. Şekli ve Usuli Red Gerekçeleri
Pek çok başvuru, içeriğine bakılmaksızın usuli eksiklikler nedeniyle reddedilmektedir. Bunların başında;
Eksik veya geçersiz belge sunulması (Apostil eksikliği, hatalı tercüme) ,
İkamet süresinin yanlış hesaplanması veya kesintiye uğraması ,
Başvuru harçlarının yatırılmaması veya yanlış hesaba yatırılması ,
Mülakatlara mazeretsiz katılmama veya tebligat adresinin güncel olmaması gelmektedir.
4.2. Esas Yönünden Red Gerekçeleri: Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni Engeli
Vatandaşlık başvurularında en ağır ve aşılması en zor engel, TVK Madde 11/1-g bendinde düzenlenen "milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halin bulunması" durumudur. İdare, geniş takdir yetkisini kullanarak; kişinin geçmişindeki bir adli kaydı, devam eden bir soruşturmayı veya sadece istihbari bir şüpheyi gerekçe göstererek red kararı verebilir. 2026 yılı yargı trendleri, bu kavramın "torba bir gerekçe" olarak kullanılmasını engellemeye yönelik olup; tehlikenin somut, güncel ve kanıtlanabilir olmasını aramaktadır. Bu nedenle tehlikenin somut olarak kanıtlanmaması halinde vatandaşlık başvurusunun reddi iptal davalarında davacı lehine sonuçlanma ihtimali yükselmektedir.
4.3. İdari Takdir Yetkisinin Kapsamı ve Hukuk Devleti İlkesiyle Sınırlandırılması
Türk vatandaşlığı mevzuatında yer alan "kazanabilir", "karar verilebilir" gibi ibareler, idareye geniş bir serbesti alanı (takdir yetkisi) tanımaktadır. Ancak, idare hukukunda "mutlak ve sınırsız takdir yetkisi" yoktur. İdare, takdir yetkisini kullanırken;
Kamu Yararı ve Hizmet Gerekleri: Karar, şahsi husumet veya keyfiyetle değil, devletin ali menfaatleri ile bireyin hakları arasındaki denge gözetilerek verilmelidir.
Eşitlik İlkesi: Aynı şartları taşıyan yabancılar arasında ayrımcılık yapılmamalıdır.
Gerekçe İlkesi: Red kararının hangi somut fiile veya belgeye dayandığı, başvurucunun savunma hakkını kısıtlamayacak şekilde (mahkeme huzurunda da olsa) açıklanmalıdır.
5. Vatandaşlık Red Kararına Karşı İdari İtiraz ve Uzlaşma Yolları
Vatandaşlık başvurusu reddedilen bir yabancının önünde iki ana yol bulunur: İdari makama itiraz veya doğrudan yargı yoluna başvurmak.
5.1. İdari Yargılama Usulü Kanunu Madde 11 Kapsamında İtiraz
İYUK Madde 11 uyarınca, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan (İçişleri Bakanlığı/Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü) istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan 60 günlük dava açma süresini durdurur. İdarenin bu itiraza 30 gün içinde cevap vermesi gerekir.
5.2. Zımni Red Müessesesi ve İdarenin Sükutu
İdareye yapılan itiraz başvurusuna 30 gün içinde cevap verilmezse, istek reddedilmiş sayılır (zımni ret). Bu durumda, duran dava açma süresi (60 günden kalan kısım) kaldığı yerden işlemeye başlar. Eğer idare 30 gün dolduktan sonra ancak dava açılmadan önce bir cevap verirse, bu cevabın tebliğinden itibaren dava açma süresi yeniden başlar.
Süreç Adımı | Süre | Hukuki Sonuç |
Ret Kararının Tebliği | Gün 0 | 60 günlük dava süresi başlar. |
İYUK 11 Başvurusu | 60 gün içinde | Dava açma süresini durdurur. |
İdarenin Cevap Süresi | 30 gün | Sessizlik "zımni ret" kabul edilir. |
Dava Açma Süresi | Kalan süre | İptal davası Ankara İdare Mahkemesi'nde açılır. |
Vatandaşlık başvurusunun reddine karşı açılacak iptal davası, idarenin işlemini geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmayı amaçlayan etkili bir hak arama yoludur.
6.1. Görev ve Yetki Kuralları: Ankara İdare Mahkemeleri'nin Münhasır Yetkisi
İdari davalarda yetki kamu düzenindendir. Vatandaşlık işlemlerini tesis eden makam İçişleri Bakanlığı veya Cumhurbaşkanlığı olduğu için, bu kararlar aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleri'dir. Davacı taraf yabancı gerçek kişi, davalı taraf ise Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı'dır.
6.2. Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Sürelerin Yönetimi
İptal davası, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, geçirilmesi halinde işlemin hukuka aykırılığı ne kadar ağır olursa olsun dava reddedilir. Adli tatil (20 Temmuz - 31 Ağustos) dönemine denk gelen son günler, adli tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Vatandaşlık başvurusunun reddi, genellikle yabancının Türkiye'deki mevcut ikamet izninin de uzatılmamasına veya sınır dışı (deport) işlemlerinin başlamasına neden olur. Bu telafisi güç zararların önüne geçmek için dava dilekçesinde mutlaka "Yürütmenin Durdurulması" (YD) talep edilmelidir. Mahkeme; işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacağını tespit ederse, davanın sonuna kadar işlemin icrasını durdurur. YD kararı, yabancının dava süresince Türkiye'de yasal olarak kalmasını sağlar.
İdare mahkemesi, vatandaşlık red kararını şu beş unsur üzerinden denetler:
Yetki: Kararı veren makamın yasayla belirlenmiş yetkili makam olup olmadığı (İçişleri Bak. / Cumhurbaşkanı).
Şekil: Kararın yazılı olması, gerekçeli olması ve imza gibi usul kurallarına uygunluğu.
Sebep: Redde dayanak teşkil eden maddi olayın veya istihbari bilginin gerçekliği ve hukuka uygunluğu.
Konu: İdari işlemin doğurduğu hukuki sonucun mevzuata uygunluğu.
Maksat: Kararın sadece kamu yararı amacıyla tesis edilip edilmediği; kişisel veya siyasi bir amaç güdülüp güdülmediği.
7. Vatandaşlığın İptali, Geri Alınması ve Kaybettirilmesi
Türk vatandaşlığının kaybı; çıkma, kaybettirme veya vatandaşlığa alınmanın iptali ile gerçekleşir.
7.1. Türk Vatandaşlığı Kanunu Madde 31 Uyarınca Vatandaşlığın İptali ve Geriye Yürüme Etkisi
Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi (örneğin; terör bağlantısını saklaması, sahte evlilik yapması, hileli yatırım yapması) sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir. İptal kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Bu noktada 2026 yılındaki "geriye yürüme" tartışmaları önem kazanmıştır; zira iptal kararı verilene kadar kişinin Türk vatandaşı sıfatıyla yaptığı işlemler (alım-satım, evlilik vb.) kural olarak geçerliliğini korur.
7.2. Vatandaşlığın Kaybettirilmesi: Sadakat Yükümlülüğüne Aykırı Fiiller
Vatandaşlığın kaybettirilmesi, bir ceza niteliğinde olup Cumhurbaşkanı kararı ile gerçekleşir. Yabancı bir devletin Türkiye'nin menfaatlerine uymayan hizmetinde bulunup bırakmamak, Türkiye ile savaş halinde olan bir devletin hizmetinde çalışmak veya izin almaksızın yabancı devlet ordusuna katılmak kaybettirme nedenleridir. Ayrıca, anayasal düzene karşı işlenen suçlar nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen ve yurt dışında olup ulaşılamayan kişiler, "yurda dön" ilanına rağmen dönmezlerse vatandaşlıklarını kaybedebilirler.
7.3. İptal Kararının Eş ve Çocuklara Sirayeti ve Malların Tasfiyesi
İptal kararı, ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Ancak, kaybettirme kararları şahsidir ve aile üyelerine tesir etmez. Vatandaşlığı iptal edilenlerin Türkiye'deki malları, gerek görüldüğü takdirde tasfiye edilir. Bu kişiler bir yıl içinde mallarını tasfiye etmezlerse, Hazinece satılarak bedeli adlarına bir kamu bankasına yatırılır. İptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurulursa, malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
8. 2026 Yılı Güncel Yargı İçtihatları ve Emsal Karar Analizleri
2026 yılı itibarıyla idari yargı, vatandaşlık davalarında "hukuki güvenlik" ve "ölçülülük" ilkelerini daha sıkı uygulamaktadır.
8.1. Soyut İstihbarat Notlarına Dayalı Redlerin İptali
Danıştay ve İdare Mahkemeleri, sadece "arşiv araştırması olumsuz" veya "istihbari not var" denilerek yapılan genel redleri hukuka aykırı bulmaktadır. Emsal kararlara göre; idare, bu notun içeriğini (örneğin; hangi örgütle, hangi tarihte, ne tür bir ilişki kurulduğu) mahkemeye sunmak zorundadır. Eğer bu bilgiler kişinin şahsi eylemlerinden ziyade sadece bir tanıdığından veya uzak akrabasından kaynaklanıyorsa, "suçun şahsiliği" ilkesi gereği red kararları iptal edilmektedir.
8.2. Yatırım Değerlemesi ve Kaynak Sorgulaması Nedeniyle Verilen Kararlar
2026'da "yatırım yoluyla vatandaşlık" davalarında en büyük uyuşmazlık konusu, gayrimenkul değerleme raporlarıdır. 2025 yılındaki 451 iptal vakası göstermiştir ki, SPK lisanslı değerleme kuruluşlarının raporları idare tarafından "karşı-değerleme" (GİB veya Tapu Genel Müd. verileri) ile denetlenmektedir. Mahkemeler, aradaki farkın fahiş olduğu ve başvurucunun "iyiniyetli" olmadığı durumlarda idarenin iptal kararını onaylamakta; ancak farkın piyasa dalgalanmalarından kaynaklandığı durumlarda "ölçülülük" gereği vatandaşlığın korunmasına karar vermektedir.
9. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: Vatandaşlık başvurum "arşiv araştırması olumsuz" denilerek reddedildi. Hiç suçum yoksa bu nasıl mümkün olur?
Cevap: İdare bazen sadece hakkınızda tutulan istihbari duyumları veya sosyal çevrenizle ilgili notları "kamu düzenine engel" sayabilir. Ancak bu durum mutlaka bir suç işlediğiniz anlamına gelmez. Ankara İdare Mahkemesi'nde açılacak bir iptal davası ile mahkemenin bu gizli dosyayı incelemesi ve gerekçe somut değilse kararı iptal etmesi mümkündür.
Soru 2: İptal davası açmak için 60 günlük süreyi kaçırırsam ne olur?
Cevap: 60 günlük süre hak düşürücü süredir. Bu süreyi kaçırırsanız idari işlem kesinleşir ve aynı nedene dayalı olarak dava açamazsınız. Ancak şartlarınız değişirse (örneğin; yeni bir yatırım veya ikamet süresinin tamamlanması) sıfırdan yeni bir başvuru yapabilirsiniz.
Soru 3: Yatırım yaparak vatandaşlık aldım, 3 yıl dolmadan mülkümü satarsam ne olur? Cevap: Tapu kayıtlarındaki "3 yıl satmama" şerhi nedeniyle satış yapmanız teknik olarak zordur. Ancak bir şekilde satış gerçekleşirse veya taahhüt bozulursa, TVK Madde 31 uyarınca vatandaşlığınız "önemli hususları gizleme/hile" kapsamında iptal edilir ve aile üyeleriniz de bu durumdan etkilenir.
Soru 4: Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunda mülakatın önemi nedir?
Cevap: Komisyon mülakatı, evliliğin "gerçekliğini" ölçen en kritik safhadır. Eşlerin birbirinin alışkanlıklarını, aile yapısını ve ortak yaşam iradesini bilmemesi "formalite evliliği" karinesidir ve doğrudan red nedenidir.
Soru 5: Vatandaşlık davası devam ederken Türkiye'de kalabilir miyim?
Cevap: Sadece dava açmak size kalış hakkı vermez. Mutlaka "Yürütmenin Durdurulması" kararı almalısınız. Mahkeme bu kararı verirse, dava bitene kadar sınır dışı edilemezsiniz ve yasal ikametiniz devam eder.
Av. Enes Samet ÖZTORUN



Yorumlar