top of page

7068 Sayılı Kanun Kapsamında Kısa Süreli Durdurma Cezası I İtiraz ve İptal Davası (2026) Jandarma ve Polis Disiplinsizlik

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Enes Samet Öztorun
    Av. Enes Samet Öztorun
  • 4 saat önce
  • 12 dakikada okunur

Kolluk kuvvetlerinin disiplin rejimi, devletin kamu düzenini sağlama yetkisinin en kritik iç mekanizmalarından biridir. Hiyerarşinin, kurallara tam itaatin ve disiplinin mutlak bir zorunluluk olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde, personelin mesleki geleceğini doğrudan etkileyen disiplin yaptırımları, 2018 yılında yürürlüğe giren 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile tek bir çatı altında toplanmıştır. Bu kanun, kolluk disiplin hukukunda bir milat niteliği taşımakta olup, personelin statü hukukunu derinden etkileyen yeni tanımlar ve infaz usulleri getirmiştir.


Bu kapsamlı yazımız, 7068 sayılı Kanun’un disiplin cezaları hiyerarşisinde "aylıktan kesme" ile "uzun süreli durdurma" arasında konumlanan, ancak doğurduğu hukuki sonuçlar itibarıyla personelin kariyer yolculuğunda "kırılma noktası" teşkil eden "7068 sayılı kanun Kısa Süreli Durdurma Cezası"nı tüm veçheleriyle incelemektedir. Raporda, cezanın maddi ve şekli unsurları, infazındaki kurumsal farklılıklar (EGM ve JGK/SGK ayrımı), Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarıyla şekillenen "eleştiri hakkı" boyutu, soruşturma usulleri, zamanaşımı tuzakları ve yargısal denetim yolları derinlemesine analiz edilmiştir.


Yazımızın temel bulgusu, kısa süreli durdurma cezasının sadece anlık bir mali kayıp veya rütbe durdurması olmadığı; aksine komiser yardımcılığı (PAEM), misyon koruma gibi kariyer sınavlarına katılımı engelleyen, uzman erbaşların sözleşme feshi sürecini tetikleyebilen ve sicil affına kadar personelin üzerinde "Demokles'in Kılıcı" gibi sallanan stratejik bir yaptırım olduğudur. Aşağıdaki bölümlerde, bu tespitler mevzuat metinleri, yüksek yargı içtihatları ve idari pratikler ışığında detaylandırılacaktır.


Bölüm 1: Türk Kolluk Disiplin Hukukunda 7068 Sayılı Kanun’un Yeri ve Amacı


1.1. Tarihsel Dönüşüm ve Kanunun Felsefesi

Türkiye'de kolluk kuvvetlerinin disiplin mevzuatı, uzun yıllar boyunca dağınık ve çok başlı bir yapı arz etmiştir. Emniyet teşkilatı 1979 tarihli Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü ile yönetilirken, Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli askeri disiplin kanunlarına tabi olmuştur. Ancak 15 Temmuz 2016 sonrası gerçekleşen yapısal reformlar ve İçişleri Bakanlığı'na tam bağlanma süreci, disiplin hukukunda da "sivilleşme" ve "yeknesaklaşma" ihtiyacını doğurmuştur. 7068 sayılı Kanun, bu ihtiyacın bir ürünü olarak, "benzer statüdeki personele benzer disiplin işlemi" ilkesi üzerine inşa edilmiştir.


Kanunun 1. maddesinde belirtilen amaç, sadece cezalandırmak değil, kurum içi hiyerarşiyi korumak ve personelin görev bilincini canlı tutmaktır. Bu bağlamda, "Kısa Süreli Durdurma" cezası, personeli meslekten çıkarmadan önce "ciddi bir ikaz" niteliği taşıyan, personelin terfi ve mali haklarına dokunarak onu ıslah etmeyi amaçlayan bir ara yaptırım modeli olarak kurgulanmıştır.


1.2. Disiplin Kanunun Kapsamı

Kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini kapsar. Burada kritik bir ayrım bulunmaktadır:

  • Emniyet: Her sınıftan memuru (Polis, Bekçi, GİH, Teknisyen) kapsar.

  • Jandarma ve Sahil Güvenlik: Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/erleri kapsar. Ancak, bu komutanlıklar emrine verilen "yükümlü erbaş ve erler" (askerlik hizmetini yapanlar) 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'na tabidir. Bu ayrım, disiplin amirlerinin yetki sınırlarını belirlerken hayati önem taşır.

    7068 sayılı kanun kısa süreli durdurma cezasının infazında bu ayrım önem arz etmektedir.


Bölüm 2: 7068 Sayılı Kanun Kısa Süreli Durdurma Cezasının Hukuki Niteliği ve İnfazı

2.1. Tanım ve Unsurlar

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesi, kısa süreli durdurma cezasını, personelin statü hukukundaki ilerleyişine vurulan bir "ket" olarak tanımlar. Kanun koyucu, bu cezayı sabit bir süre olarak değil, fiilin ağırlığına göre üç farklı zaman dilimi üzerinden kademelendirmiştir:

  1. Dört Ay Süreli Durdurma

  2. Altı Ay Süreli Durdurma

  3. On Ay Süreli Durdurma

    7068 sayılı kanun kısa süreli durdurma cezasının türleridir.


Bu süreler, idarenin takdirine bırakılmamış, her bir süreye karşılık gelen disiplin suçları Kanun'un 8. maddesinde "numerus clausus" (sınırlı sayı) ilkesi gereği tek tek sayılmıştır. İdare, 4 aylık bir cezayı gerektiren fiile keyfi olarak 10 ay ceza veremez; bu durum "sebep unsuru" yönünden işlemi sakatlar.


2.2. Cezanın İnfazında Kurumsal İkilik: Emniyet vs. Jandarma/Sahil Güvenlik

7068 sayılı Kanun her ne kadar "genel kolluk" disiplinini düzenlese de, personelin özlük haklarını düzenleyen temel kanunların (657 sayılı DMK ve 926 sayılı TSK Personel Kanunu) farklılığı, cezanın infazında derin bir ayrılmaya neden olmuştur. Bu durum, aynı disiplin suçunu işleyen bir polis memuru ile bir astsubayın farklı yaptırımlara maruz kaldığı algısını yaratsa da, Anayasa Mahkemesi bu durumu statü farklılığına dayandırarak hukuka uygun bulmuştur.


2.2.1. Emniyet Personeli İçin "Gerçek" Durdurma

Emniyet hizmetleri sınıfı personeli için ceza, lafzına uygun olarak uygulanır. Personelin bulunduğu kademedeki ilerlemesi, ceza süresi kadar (4, 6 veya 10 ay) dondurulur.

  • Etkisi: Personelin bir üst rütbeye veya dereceye terfi etmesi, ceza süresi kadar gecikir. Bu gecikme, personelin emeklilik tarihini ve emekli ikramiyesini dahi etkileyen uzun vadeli bir mali kayıp yaratır.


2.2.2. Jandarma ve Sahil Güvenlik İçin "Mali" Kesinti

Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin terfi sistemi, 926 sayılı Kanun'un kendine özgü "bekleme süreleri" ve "sicil notu" sistemine dayandığı için, kademe ilerlemesinin durdurulması fiilen mümkün olmamaktadır. Bu nedenle, 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrası, bu personel için cezanın "brüt aylıktan kesinti" şeklinde infaz edileceğini hükme bağlamıştır.


Aşağıdaki tablo, bu ikili yapıyı net bir şekilde ortaya koymaktadır:

Özellik

Emniyet Personeli (Polis/Bekçi)

Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeli

Cezanın Hukuki Adı

Kısa Süreli Durdurma

Kısa Süreli Durdurma

İnfaz Şekli

Kademe İlerlemesinin Durdurulması

Brüt Aylıktan Kesinti (Maaş Kesintisi)

Kesinti Oranı

Yok (Terfi gecikmesi dolaylı kayıptır)

Brüt aylığın 1/5'i ile 1/4'ü arasında

Dayanak Madde

7068 Md. 7/1-ç

7068 Md. 8/7-a

Sicil Kaydı

"Durdurma" olarak işlenir

"Durdurma" olarak işlenir (Para cezası olarak değil)

Analiz: Jandarma disiplin maaş kesintisi yapılması, cezanın "aylıktan kesme" cezasına dönüştüğü anlamına gelmez. Hukuki niteliği halen "kısa süreli durdurma"dır ve uzman erbaş sözleşme feshinde veya subaylık sınavlarında "durdurma cezası almış olmak" şartını ihlal eder.


Bölüm 3: Dört Ay Kısa Süreli Durdurma Cezasını Gerektiren Fiiller Nelerdir?

Kanun koyucu, disiplin suçlarını ağırlıklarına göre tasnif etmiştir. En hafif "durdurma" kategorisi olan 4 aylık ceza, genellikle göreve devamlılık, hiyerarşik saygı ve dürüstlükle ilgili ihlalleri kapsar.


3.1. Amir ve Memurlara Yalan Söylemek

Kanun maddesi: "Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek."

Bu madde, kolluk hizmetinin temeli olan "güven" ilkesini korur. Ancak her yalan bu kapsama girmez.

  • Hukuki Kriter: Yalanın mutlaka "görevle ilgili" olması gerekir. Örneğin, bir polis memurunun amirine "Devriyedeydim" diyerek aslında istirahatte olması bu suçu oluşturur. Ancak personelin özel hayatıyla ilgili (örneğin boşanma süreci hakkında) amirine yalan söylemesi, görevle ilgili değilse bu madde kapsamında değerlendirilemez. Danıştay kararları, yalan beyanın hizmetin işleyişini etkileyip etkilemediğine odaklanmaktadır.


3.2. Denetim Görevini Yerine Getirmemek

Kolluk hiyerarşisinde her rütbe, bir alt rütbenin denetiminden sorumludur. Bir amirin veya ekip şefinin, maiyetindeki personelin kılık kıyafetini, teçhizatını veya görev yapış şeklini denetlememesi, 4 ay durdurma cezasını gerektirir. Bu, "görevi ihmal" suçunun disiplin hukukundaki özel bir görünümüdür.


3.3. Göreve Gelmeme (3-5 Gün)

Kanun, izinsiz ve özürsüz göreve gelmemeyi gün sayısına göre çok hassas bir teraziye koymuştur.

  • İhlal: İzinsiz ya da kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak üç günden fazla ve beş güne kadar (beşinci gün dahil) göreve gelmemek.

  • Kritik Detay: "Üç günden fazla" ibaresi, 4. günü işaret eder. Yani 1 veya 2 gün gelmemek "aylıktan kesme" cezasını gerektirirken, 4 veya 5 gün gelmemek "kısa süreli durdurma" gerektirir. "Kesintisiz" ifadesi, araya giren hafta sonu tatillerinin hesaba katılıp katılmayacağı konusunda idari yargıda tartışmalara yol açmıştır. Genellikle personelin nöbet listesinde olmadığı tatil günleri "kesinti" sayılmaz, ancak mazeretsiz devamsızlığın blok halinde olması aranır.


3.4. Haksız Şikayet ve Hiyerarşik İtaatsizlik

  • Haksız Yere Şikayet: "Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek."

    Bu madde, hiyerarşiyi korumak ve asılsız ihbarlarla kurum içi huzuru bozmayı önlemek için konulmuştur. Ancak burada "haksız yere" ifadesi ispat yükünü idareye yükler. Personelin şikayetinin "iftira" niteliğinde olduğunun veya somut hiçbir temele dayanmadığının ortaya konması gerekir. Aksi takdirde, personelin Anayasal "şikayet hakkı" engellenmiş olur.

  • Toplu Şikayet: Toplu olarak sözlü veya yazılı şikayette bulunmak, askeri disiplin geleneğinden gelen ve kollukta "isyan" emaresi sayılan bir eylemdir. Bireysel başvuru esastır.


Bölüm 4: Altı Ay Kısa Süreli Durdurma Cezasını Gerektiren Disiplinsizlikler

Bu kategori, etik değerler ve otoriteye karşı tutumlarla ilgilidir. Özellikle "amir eleştirisi" maddesi, yakın dönemde hukuk dünyasında büyük tartışmalara ve yasal değişikliklere neden olmuştur.


4.1. Maddi Menfaat ve Borç İlişkileri

  • Hediye ve Borç Almak: "Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak."

    Bu madde, rüşvet suçunun disiplin hukukundaki önleyici bariyeridir. Asttan borç almak, hiyerarşik baskı ihtimali nedeniyle; iş sahibinden borç almak ise tarafsızlığı zedeleyeceği için yasaktır.


  • Borçlanma Alışkanlığı: "Kabul edilebilir mücbir sebepler haricinde borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek."

    Tek bir icra takibi bu suçu oluşturmaz. İdarenin, personelin mali durumunun "sürdürülemez" olduğunu ve borçlarını ödememe konusunda bir "tutum" sergilediğini (örneğin, maaşında sürekli birden fazla haciz olması, alacaklıların kuruma sürekli şikayete gelmesi) belgelemesi gerekir.


4.2. Amir ve Üstleri Eleştirmek: AYM İptali ve Yeni Düzenleme (Kritik Analiz)

7068 sayılı Kanun’un en tartışmalı maddesi 8. madde, 4. fıkra, (b) bendi, (5) numaralı alt bendidir.


4.2.1. Eski Düzenleme ve Sorun

Madde metni eskiden şu şekildeydi: "Görev dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak."

Bu hüküm, personelin mesai saatleri dışında, sivil kıyafetle, hatta kapalı WhatsApp gruplarında yaptığı eleştirilerin dahi cezalandırılmasına yol açıyordu.


4.2.2. Anayasa Mahkemesi'nin İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, 04/05/2023 tarihli ve E: 2023/24, K: 2023/91 sayılı kararı ile bu hükmü Anayasa'nın 26. maddesindeki "İfade Özgürlüğü"ne aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme gerekçesinde, kolluk personelinin de bir vatandaş olduğunu, görevle ilgisi olmayan veya hizmeti aksatmayan eleştirilerin kategorik olarak yasaklanmasının "demokratik toplum düzeninin gereklerine" uymadığını belirtmiştir.


4.2.3. Yeni Düzenleme (7533 Sayılı Kanun ve Sonrası)

İptal kararının yarattığı boşluk, 30.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7533 sayılı Kanun ile doldurulmuştur.


Yeni madde metni şöyledir:

"Görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amirin ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak."


Hukuki Yorum: Kanun koyucu, eleştiriyi cezalandırmak için iki yeni "nitelikli hal" getirmiştir:

  1. Hiyerarşik düzeni bozma,

  2. Otoriteyi zedeleme.

    Bu durum, savunma yapacak personel için hayati bir argümandır. Artık sadece "eleştirmek" suç değildir; idarenin bu eleştirinin kurumun işleyişini nasıl bozduğunu somut olarak ispatlaması gerekmektedir.


Bölüm 5: On Ay Kısa Süreli Durdurma Cezasını Gerektiren Fiiller

Bu kategori, disiplin suçlarının "kısa süreli" kapsamındaki en ağır halidir. Genellikle gizlilik ve güvenlik ihlallerini kapsar.


5.1. Bilgi Gizleme ve Yetkisiz Demeç

  • Olayları Gizlemek: "Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olayları... gizlemek."

    Kolluk faaliyeti bilgi akışına dayanır. Bir suç ihbarını veya operasyonel bir aksaklığı amirden saklamak, zincirleme güvenlik zafiyetine yol açabilir.


  • Basına Bilgi Vermek: Yetkisiz olarak basına demeç vermek, kurumun medya stratejisine ve soruşturma gizliliğine zarar verdiği için 10 ay durdurma ile cezalandırılır.


5.2. Silahla Dikkatsizlik

  • Yaralamaya Sebebiyet: "Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek...".

    Burada kasıt yoktur, "taksir" vardır. Silah temizlerken veya doldur-boşalt yaparken silahın ateş alması ve personelin kendisini veya bir başkasını yaralaması durumudur. Eğer fiil "ölüm" ile sonuçlanırsa ceza "Meslekten Çıkarma"ya dönüşür. Bu madde, kolluğun silah kullanma yetkinliğinin önemini vurgular.


Bölüm 6: Disiplin Soruşturması Usulü ve Zamanaşımı Tuzakları

Hukuka uygun bir disiplin cezası için sadece fiilin işlenmiş olması yetmez; soruşturma sürecinin de kanuna ve usule uygun yürütülmesi gerekir. İdare mahkemelerinde iptal edilen cezaların büyük çoğunluğu, usul hatalarından kaynaklanmaktadır.


6.1. Soruşturma Açma Yetkisi ve Bağımsızlık

Disiplin amiri, fiili herhangi bir şekilde (ihbar, tutanak, medya vb.) öğrendiği anda soruşturma başlatmak zorundadır. Soruşturmacı olarak genellikle personelin rütbece üstü veya müfettiş atanır.


Bağımsızlık İlkesi (Md. 5): Disiplin soruşturması, adli yargılamadan bağımsızdır. Savcılığın "Takipsizlik" vermesi veya Mahkemenin "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB)" karar vermesi, disiplin cezasını engellemez. Ancak, Ceza Mahkemesi "Beraat" kararı verir ve bu kararı "atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması" gerekçesine dayandırırsa, bu maddi olgu disiplin amirini bağlar.


6.2. Savunma Hakkı: Vazgeçilmez Güvence

Savunma hakkı, anayasal bir güvencedir. 7068 sayılı Kanun’un 31. maddesi ve 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi uyarınca:

  • Personele savunma için en az 7 gün süre verilmelidir.

  • Savunma istem yazısında suçlama (yer, zaman, fiil) net olarak belirtilmelidir.

  • Personel, savunma vermekten çekinirse bu hak "vazgeçilmiş" sayılır, ancak idare savunma almadan ceza veremez.


6.3. Zamanaşımı Süreleri (İdarenin Hata Yaptığı Nokta)

7068 sayılı Kanun’un 29. maddesi, personelin sonsuza kadar soruşturma tehdidi altında kalmasını önlemek için iki tür zamanaşımı öngörür.


6.3.1. Soruşturma Zamanaşımı (1 Ay)

İdare (disiplin amiri), fiili öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlamazsa, artık o fiilden dolayı ceza veremez.

  • Örnek: Amir, 1 Ocak'ta personelin göreve gelmediğini tutanakla tespit etti. Soruşturma onayı 2 Şubat'ta alınırsa, zamanaşımı dolmuş olur ve verilecek ceza mahkemece iptal edilir.


6.3.2. Ceza Verme Zamanaşımı (2 Yıl)

Fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse, yetki zamanaşımına uğrar. Soruşturma devam etse bile 2 yıl dolduktan sonra ceza verilemez.


Bölüm 7: Yetkili Merciler ve Ceza Puanı Sistemi

7.1. Cezayı Kim Verir?

Kısa süreli durdurma cezası, fiilin ağırlığı ve personelin rütbesine göre farklı makamlarca verilebilir.

  • İlçe/İl Düzeyi: Kaymakamlar ve Valiler, ilçe/il emniyet müdürlerine göre daha geniş yetkiye sahiptir.

  • Kurullar: Genellikle uzun süreli durdurma ve meslekten çıkarma cezaları kurullar (İl Polis Disiplin Kurulu vb.) tarafından verilirken, kısa süreli durdurma cezaları disiplin amirleri (İl Emniyet Müdürü, Kaymakam vb.) tarafından re'sen verilebilir. Ancak itiraz üzerine kurullar devreye girer.


7.2. Disiplin Ceza Puanları

7068 sayılı Kanun, "tekerrür" yerine modern bir "puanlama" sistemi getirmiştir. Bu sistem, disiplinsizliği alışkanlık haline getiren personeli tespit etmeyi amaçlar.

  • Kısa Süreli Durdurma Cezasının Puan Değeri:

    • Emniyet Personeli için: 4 Puan

    • Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeli için: 5 Puan (Maaş kesintisi karşılığı olduğu için puanı daha yüksektir).


Bu puanlar, özellikle meslekten çıkarma aşamasında birikir. Son 1 yıl içinde 20 puan veya son 5 yıl içinde 40 puan alan personelin durumu, meslekten çıkarma için kurula sevk edilir.


Bölüm 8: Cezanın Kariyer ve Özlük Haklarına Etkisi

Kısa süreli durdurma cezasının personelin maaş bordrosundaki etkisi geçicidir; ancak kariyer planlamasındaki etkisi yıkıcı ve uzun vadelidir. Bu bölüm, cezanın görünmeyen maliyetlerini ortaya koymaktadır.


8.1. Rütbe Terfi ve Kıdem İlerlemeleri

  • Emniyet Personeli: Ceza süresi (örneğin 10 ay) boyunca kıdem durur. Bu süre hizmetten sayılmaz. Bir polis memurunun komiserliğe veya komiser yardımcılığına geçişinde aranan "hizmet süresi" şartını geciktirir.


  • Jandarma/Sahil Güvenlik: Maaş kesintisi yapılsa da, sicil dosyasında "disiplin cezası" olarak yer aldığı için "Nitelik Belgesi" ve "Sicil Notu" ortalamasını düşürür. Astsubaylıktan subaylığa geçiş sınavlarında, sicil notunun belirli bir barajın üzerinde olması şarttır; bu ceza barajın altında kalınmasına neden olabilir.


8.2. Sınavlara Katılım Engeli (PAEM ve Misyon Koruma)

Kolluk teşkilatında kariyer yapmanın yolu sınavlardan geçer. Yönetmelikler, bu sınavlara "temiz sicil" şartı getirmiştir.


8.2.1. Komiser Yardımcılığı (PAEM) Sınavı (PAEM Disiplin Cezası Engeli)

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ilgili yönetmelikleri ve sınav duyuruları, adaylarda "Son iki yıl içinde kısa süreli durdurma cezası almamış olmak" şartını aramaktadır.

  • Senaryo: Çok başarılı bir polis memuru, sınavdan 1 ay önce "amirine yalan söylemekten" 4 ay durdurma cezası alırsa, sadece o sınavı değil, önündeki 2 yıl boyunca açılacak tüm sınavları kaçırır.


8.2.2. Misyon Koruma (Yurt Dışı Görev) Sınavı

Dış temsilciliklerde görev alarak döviz cinsinden maaş alma imkanı sağlayan bu görev için de disiplin şartı katıdır. Yönetmelikler ve başvuru kılavuzları, kısa süreli durdurma cezasını genellikle eleme sebebi saymakta veya mülakatta "olumsuz kanaat" gerekçesi yapmaktadır.


8.3. Uzman Erbaşlar İçin Sözleşme Feshi Riski

Uzman Erbaş Kanunu, disiplin konusunda çok daha katıdır. Sözleşmeli statüde oldukları için, disiplin puanlarının dolması doğrudan iş akdinin feshine (meslekten atılmaya) yol açar. Kısa süreli durdurma cezasının JGK/SGK'da 5 puan olması, 20 ve 40 puanlık kotaların hızla dolmasına neden olabilir. Ayrıca, "kendisinden istifade edilememe" gerekçesiyle yapılan fesihlerde, bu tür cezalar idarenin elini güçlendiren en önemli delillerdir.


Bölüm 9: Yargısal Denetim ve İtiraz Yolları

Kısa süreli durdurma cezası kesinleştiğinde idari bir işlem niteliği kazanır. Hukuk devletinde idarenin hiçbir işlemi yargı denetimi dışında tutulamaz.


9.1. İdari İtiraz Sürecinde itiraz nereye ve ne süre içinde yapılmalı?

Cezanın tebliğinden itibaren 10 gün içinde itiraz hakkı vardır.

  • Merci: İtiraz, cezayı veren amirin bir üst disiplin amirine yapılır. Eğer cezayı Vali, Emniyet Genel Müdürü veya Jandarma Genel Komutanı verdiyse, itiraz Bakanlık Yüksek Disiplin Kuruluna yapılır.


  • Yetki: İtiraz merci, cezayı onayabilir, hafifletebilir (örneğin kınamaya çevirebilir) veya tamamen kaldırabilir. Ancak, itiraz üzerine ceza ağırlaştırılamaz (aleyhe bozma yasağı).


9.2. İdari Yargıda İptal Davası Ne Kadar Süre İçinde Açılmalı? Yürütme Durdurma Ne İşe Yarar?

İtiraz reddedilirse veya personel doğrudan dava açmak isterse, 60 gün içinde Kısa Süreli Durdurma Cezası iptali için İdare Mahkemesine başvurmalıdır.


  • Görevli Mahkeme: Personelin görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesi.

  • Yürütmenin Durdurulması (YD): Özellikle terfi dönemi veya sınav öncesi alınan cezalarda, telafisi güç zararlar doğacağı için YD talep edilmelidir.

  • Emsal Kararlar: Danıştay, özellikle "orantılılık ilkesi"ne (fiil ile ceza arasındaki denge) ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine (delil yetersizliği) büyük önem vermektedir. Kamera kaydı, tanık beyanı gibi somut delil olmayan durumlarda verilen cezalar genellikle iptal edilmektedir.


Bölüm 10: Sicilden Silinme Talep Edilebilir mi? Ne Zaman Böyle Bir Hak Doğar?

Bir personel, aldığı cezayı ömür boyu sırtında taşımaz. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 133. maddesi "sicil affı" imkanı sunar.

  • Süre: Kısa süreli durdurma cezası için bekleme süresi 10 yıldır. (Uyarma ve kınama için 5 yıldır).

  • Usul: 10 yıl boyunca yeni bir ceza almayan personel, atamaya yetkili amire dilekçe vererek cezanın özlük dosyasından silinmesini talep eder. Bu talep, amirin takdirindedir ancak şartlar oluşmuşsa genellikle kabul edilir. Silinen ceza, terfi ve sınavlarda artık engel teşkil etmez.


Bölüm 11: Sonuç ve Değerlendirme

7068 sayılı Kanun ile düzenlenen kısa süreli durdurma cezası, kolluk disiplin sisteminin en stratejik yaptırımlarından biridir. Hafif cezalar (uyarma/kınama) ile meslekten çıkarma arasındaki tampon bölgeyi oluşturan bu ceza, personelin hem cebine hem de kariyerine dokunmaktadır.


Anayasa Mahkemesi'nin "amir eleştirisi" konusundaki iptal kararı ve ardından gelen 7533 sayılı yasal düzenleme, disiplin hukukunun dinamik yapısını göstermektedir. Personelin; savunma hakkını etkin kullanması, zamanaşımı sürelerini takip etmesi ve haksız işlemlere karşı yargı yoluna başvurması, bu dinamik süreçte hak kayıplarını önlemenin tek yoludur.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Kısa süreli durdurma cezası alan bir polis memuru komiser yardımcılığı sınavına girebilir mi?

Cevap: Hayır, en azından belirli bir süre için giremez. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün PAEM (Polis Amirleri Eğitimi Merkezi) ve misyon koruma sınavı yönetmelikleri, genellikle "son iki yıl içinde kısa süreli durdurma cezası almamış olmak" şartını aramaktadır. Bu nedenle cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıl boyunca bu sınavlara başvurulamaz.


Soru 2: Jandarma personeliyim, 4 ay kısa süreli durdurma cezası aldım. Rütbem durur mu?

Cevap: Hayır. Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin terfi sistemi 926 sayılı TSK Personel Kanunu'na tabidir. 7068 sayılı Kanun gereği, bu personel için kısa süreli durdurma cezası "kademe durdurması" olarak değil, brüt aylıktan 1/5 ile 1/4 oranında kesinti yapılması suretiyle infaz edilir. Rütbe terfiniz durmaz ancak sicil dosyanıza "durdurma" cezası olarak işlenir ve nitelik belgesi puanınızı düşürür.


Soru 3: Amirimi WhatsApp grubundan eleştirdim, 7068'e göre ceza alır mıyım?

Cevap: Duruma göre değişir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası çıkarılan 7533 sayılı Kanun ile yapılan yeni düzenlemeye göre; eleştirinin "kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amirin otoritesini zedeleyecek" nitelikte olması gerekir. Eğer eleştiriniz bu sonuçları doğurmuyorsa ve sadece ifade özgürlüğü kapsamındaysa ceza verilmemelidir. Ancak idare genellikle geniş yorumlayarak ceza verebilmektedir, bu durumda İdare Mahkemesine başvurulmalıdır.


Soru 4: Soruşturma açılmadan ceza verilebilir mi?

Cevap: Asla verilemez. 7068 sayılı Kanun ve Anayasa gereği, usulüne uygun bir soruşturma yapılması ve personele en az 7 gün süre verilerek savunmasının alınması zorunludur. Savunma alınmadan verilen cezalar mahkemelerce iptal edilir.


Soru 5: Bu cezayı ne zaman sildirebilirim?

Cevap: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca, kısa süreli durdurma cezası (kademe ilerlemesinin durdurulması niteliğinde olduğundan), cezanın uygulanmasından itibaren 10 yıl geçtikten sonra personelin başvurusu üzerine sicilden silinebilir. Bu 10 yıl içinde yeni bir disiplin cezası alınmamış olması gerekir.


Soru 6: Kısa süreli durdurma cezası uzman çavuş sözleşmesini fesheder mi?

Cevap: Tek başına bir kısa süreli durdurma cezası fesih sebebi değildir. Ancak bu ceza Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli için 5 ceza puanı değerindedir. Uzman Erbaş Yönetmeliği'ne göre; son bir yıl içinde 20 puan veya son beş yıl içinde 40 puan ceza alan personelin sözleşmesi feshedilebilir. Bu nedenle puan hesabı kritik önem taşır.


Av. Enes Samet ÖZTORUN

Yorumlar


Bu internet sitesinde yer alan bilgiler avukat ve müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir ve böyle bir davet olarak dikkate alınmamalıdır. Müvekkiller veya okuyucular hiçbir şekilde mevcut duruma ve özelliklerine ilişkin olarak uygun hukuki veya başka herhangi bir profesyonel görüş almadan, avukatsametoztorun.com web sitesinde yer alan herhangi bir hususa dayanarak bir eylemde bulunmamalıdır.

Telefon: 0530 661 99 01

Ankara, Türkiye

 

© 2035 by Öztorun Hukuk. Tüm hakları saklıdır.

 

bottom of page