7068 Sayılı Kanun Meslekten Çıkarma Cezası: Polis ve Jandarma İdari İşlemin İptali Davası
- Av. Enes Samet Öztorun

- 4 Oca
- 10 dakikada okunur

1. 7068 sayılı Kolluk Disiplin Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti idare hukuku sistematiği içerisinde, kamu düzeninin tesisi ve korunmasıyla görevli kolluk kuvvetlerinin tabi olduğu disiplin rejimi, devletin egemenlik yetkisinin en somut görünümlerinden birini teşkil etmektedir. Bu bağlamda, 2018 yılında kabul edilerek yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, Türk idari teşkilat yapısında devrim niteliğinde bir yeknesaklık sağlayarak; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin disiplin hukukunu tek bir yasal zeminde birleştirmiştir. Bu rapor, söz konusu kanunun öngördüğü en ağır idari yaptırımlardan biri olan Polis ve Jandarma Meslekten Çıkarma cezasını, idari yargılama usulü, Anayasal haklar, savunma hakkının kutsallığı ve Danıştay içtihatları ekseninde derinlemesine incelemektedir.
Yazının temel amacı; idare hukuku avukatı, kolluk amirleri ve disiplin soruşturmasına taraf olan personel için, idari işlemin iptali davalarında ve soruşturma süreçlerinde başvurulabilecek, teorik bilgi ile pratik uygulamayı harmanlayan bir başvuru kaynağı oluşturmaktır. Çalışma, sadece mevzuat metninin tekrarı olmaktan öte, normun arkasındaki hukuki iradeyi, yargı mercilerinin bu kuralları yorumlama biçimini ve disiplin hukukunun ceza hukuku ile olan karmaşık ilişkisini analiz etmeyi hedeflemektedir.
1.1. Disiplin Hukuku ve 7068 Sayılı Kanun'un Amacı
Disiplin hukuku, kurum içi düzeni sağlamak amacıyla, hiyerarşik yapıya ve kurallara aykırı davranışları yaptırıma bağlayan bir idari ceza hukuku dalıdır. 7068 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtildiği üzere, kanunun amacı; Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin disiplinsizliklerini, cezalarını, disiplin amirlerini, kurullarını ve soruşturma usullerini düzenlemektir.
Bu düzenleme, askeri disiplin anlayışı ile sivil memur disiplin anlayışının "Genel Kolluk" şemsiyesi altında hibrit bir modele dönüştürülmesini temsil eder. Özellikle Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarının İçişleri Bakanlığı'na bağlanması süreci, bu kanunun omurgasını oluşturmuştur.
Kanun koyucu, kolluk hizmetinin niteliği gereği, disiplinsizliklere karşı "sıfır tolerans" prensibiyle hareket etmiş, ancak bu sert tutumu hukuk devleti ilkesi, ölçülülük ve belirlilik ilkeleriyle dengeleme çabasına girmiştir. Bu denge arayışı, yargı kararlarında sıklıkla test edilmekte; idarenin takdir yetkisi ile personelin çalışma hakkı arasındaki çatışma, iptal davası süreçlerinin temel dinamiğini oluşturmaktadır.
2. Kavramsal Çerçeve ve Kapsam Analizi
2.1. Kanunun Kapsamı ve Özneler
7068 sayılı Kanun, uygulama alanı bakımından son derece geniş bir personel kitlesini kapsamaktadır. Kanunun 2. maddesi uyarınca kapsam; Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memurları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile diğer sınıflardaki memurları içermektedir.
Burada hukukçuların dikkat etmesi gereken en kritik ayrım, Jandarma ve Sahil Güvenlik emrine verilen yükümlü erbaş ve erlerin statüsüdür. Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrası, bu kişilerin 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerine tabi olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu ayrım, idari işlemin iptali davalarında "husumet", "yetki" ve "uygulanacak hukuk" tespiti açısından hayati önem taşır. Yanlış kanuna dayanılarak tesis edilen bir disiplin işlemi, idare hukukunun "sebep" ve "konu" unsurları yönünden sakatlığına yol açar ve işlemin mutlak iptalini gerektirir.
2.2. 7068 sayılı Kanun Disiplin Cezaları
Kanunun 7. maddesi, disiplin cezalarını ağırlık derecesine göre, hafiften ağıra doğru sistematik bir şekilde sıralamıştır. Bu sıralama, disiplin hukukunda "ölçülülük" ilkesinin yansımasıdır. Bir fiile verilecek ceza, fiilin ağırlığı ile orantılı olmalıdır.
Ceza Türü | Tanım ve Hukuki Sonuçlar |
Personelin görevinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir (1 Puan). | |
Personelin kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir (2 Puan). | |
Brüt aylıktan 15 günlüğe kadar kesinti yapılmasıdır (3 Puan). | |
Kademede ilerlemenin 4, 6 veya 10 ay durdurulmasıdır (4 Puan). | |
Kademede ilerlemenin 12, 16, 20 veya 24 ay durdurulmasıdır (5 Puan). | |
Meslekten Çıkarma | Personelin kolluk teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır. |
Devlet Memurluğundan Çıkarma | Personelin bir daha kamu hizmetine alınmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır. |
Bu tabloda özellikle "Meslekten Çıkarma" ile "Devlet Memurluğundan Çıkarma" arasındaki fark, personelin geleceği açısından belirleyicidir. Meslekten çıkarılan bir personel, Emniyet, Jandarma veya Sahil Güvenlik teşkilatlarında bir daha görev alamaz. Ancak, ihraç nedeni 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan (yüz kızartıcı suçlar vb.) genel memuriyet engellerinden birini oluşturmuyorsa, bu kişi başka bir kamu kurumunda (örneğin Belediyeler, Tapu Müdürlükleri vb.) memur olarak atanabilir.
Oysa Devlet memurluğundan çıkarma cezası alan bir kişi, kamusal alandan tamamen tecrit edilir. Bu nüans, idare hukuku avukatı tarafından müvekkile sunulacak hukuki yol haritasında (örneğin açıktan atama başvuruları için) stratejik bir öneme sahiptir.
3. 7068 Sayılı Kanun Meslekten Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiiller Nelerdir? (Madde 8/6)
7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrası, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilleri "numerus clausus" (sınırlı sayı) ilkesi gereğince tek tek saymıştır. İdare hukukunda "kanunilik ilkesi" gereği, bu maddede sayılmayan bir fiil, kıyas yoluyla genişletilerek meslekten çıkarma cezasına konu edilemez. Aşağıda, uygulamada en çok uyuşmazlığa neden olan ve yargı kararlarına konu olan fiiller analiz edilmiştir.
3.1. Yetki ve Nüfuzun Kötüye Kullanılması (Madde 8/6-ç)
"Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili, uygulamada idarenin en geniş yorumladığı maddelerden biridir.
Hukuki Sorun: "Çıkar" kavramının kapsamı muğlaktır. Maddi bir menfaat (rüşvet benzeri) mi, yoksa manevi bir tatmin mi olduğu tartışmalıdır. Danıştay kararları, buradaki "çıkar"ın somut ve ispatlanabilir olması gerektiğini vurgular.
İspat Yükü: İdare, personelin nüfuzunu kullandığını ve bunun sonucunda bir haksız yarar doğduğunu somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Sadece şüphe veya dedikoduya dayalı işlemler, iptal davası neticesinde hukuka aykırı bulunarak iptal edilir.
3.2. Gizlilik İhlalleri (Madde 8/6-e)
"Gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak."
Dijital Güvenlik Boyutu: Günümüzde WhatsApp grupları, Telegram kanalları veya sosyal medya üzerinden paylaşılan görev listeleri, nöbet çizelgeleri veya operasyonel notlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Savunma Stratejisi: Her evrak "gizli" değildir. Bir bilginin gizli sayılabilmesi için mevzuatla veya yetkili makamca gizlilik derecesinin belirlenmiş olması gerekir. Ayrıca, paylaşılan bilginin "hizmetin güvenliğini tehlikeye atıp atmadığı" unsuru, ölçülülük ilkesi gereği irdelenmelidir.
3.3. Ahlaki Davranışlar ve Özel Hayatın Gizliliği (Madde 8/6-i, çç, ş)
Bu başlık altındaki fiiller, personelin özel hayatı ile kamu görevi arasındaki ince çizgide yer alır ve Anayasa Mahkemesi'nin "özel hayata saygı hakkı" (Anayasa m. 20) içtihatlarıyla sıkça çatışır.
Uygunsuz Yerlere Gitmek (Madde 8/6-i): "Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek." Tanım oldukça sübjektiftir. "Uygunsuz yer" kavramı zamana ve mekana göre değişebilir. İdarenin bu tespiti yaparken toplumsal genel kabulleri ve objektif kriterleri esas alması gerekir.
İffetsizliği Bilinen Kişiyle Yaşamak (Madde 8/6-ş): Bu madde, modern hukuk anlayışında en çok eleştirilen düzenlemelerden biridir. Danıştay 12. Dairesi, bu tür maddeleri dar yorumlamakta; personelin özel ilişkisinin mesleki performansına, kurumun hiyerarşisine veya kamuoyundaki itibarına somut, ölçülebilir bir zarar verip vermediğini araştırmaktadır. Zarar yoksa, sadece özel hayat tercihi nedeniyle meslekten çıkarma "ölçüsüz" bulunabilir.
3.4. Siyasi Faaliyetler ve İdeolojik Bağlılık (Madde 8/6-s, t)
Kolluk personelinin siyasi partilere üye olması veya siyasi faaliyette bulunması, tarafsızlık ilkesini zedeleyeceği gerekçesiyle meslekten çıkarma sebebidir.
Sosyal Medya Paylaşımları: Bir siyasi parti liderinin fotoğrafını beğenmek veya paylaşmak "siyasi faaliyet" sayılır mı? Yargı kararları, ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26) ile siyasi yasak arasında bir denge kurmaya çalışır. Sistematik, propaganda amaçlı ve hiyerarşiyi bozan paylaşımlar disiplinsizlik sayılırken; anlık, eleştiri sınırları içindeki basit etkileşimler için meslekten çıkarma cezası "ağır" bulunarak iptal davası süreçlerinde bozulabilmektedir.
Söz konusu Meslekten Çıkarma disiplin cezası halleri bahsetmiş olduklarımızla sınırlı olmayıp 7068 sayılı Kanunun 8/6 maddesinde tek tek açıklanmıştır.
3.5. Disiplin Puanına Bağlı Meslekten Çıkarma (Madde 12)
7068 sayılı Kanun'un getirdiği en teknik ve matematiksel ihraç yöntemi, "Disiplin Puanı Sistemi"dir. Bu sistem, personelin tek bir ağır fiili olmasa bile, sürekli disiplinsizlik halini cezalandırmayı amaçlar.
Puanlama Sistemi ve Eşik Değerler:
Kanun, cezaların kesinleşmesi şartıyla şu puanları öngörür:
Uyarma: 1 Puan
Kınama: 2 Puan
Aylıktan Kesme: 3 Puan
Kısa Süreli Durdurma: 4 Puan
Uzun Süreli Durdurma: 5 Puan
Meslekten Çıkarma Şartları:
Yıllık Limit: Son cezanın kesinleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde 20 ceza puanı toplamak.
Beş Yıllık Limit: Son cezanın kesinleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde 40 ceza puanı toplamak.
Tekerrür Sayısı: En az iki farklı disiplin amirinden, 1 yıl içinde toplam 12 defa veya 5 yıl içinde toplam 25 defa ceza almak.
Hukuki Riskler ve İdari İşlemin İptali Sebepleri:
Matematiksel Hata: İdareler sık sık tarih hesaplamasında hata yapmaktadır. Hesaplamada "suç tarihi" değil, "cezanın kesinleşme tarihi" esas alınmalıdır.
Zincirleme Etki: Eğer puana esas teşkil eden alt cezalardan (örneğin bir kınama cezası) biri idare mahkemesi tarafından iptal edilirse, toplam puan 20 veya 40'ın altına düşebilir. Bu durumda, meslekten çıkarma işleminin hukuki dayanağı çöker (sebep unsuru sakatlığı) ve ihraç kararı da iptal edilmek zorundadır.
Anayasa Mahkemesi Kararı: Anayasa Mahkemesi, E. 2020/97 K. 2022/62 sayılı kararında "20 disiplin cezası puanı" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmetmiştir. Ancak bu karar, her puanlamanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez; alt cezaların her birinin hukuki denetimi ayrı bir dava konusudur.
4. Disiplin Soruşturma Usulü ve Savunma Hakkının Kutsallığı
İdare hukukunda usul, esastan önce gelir. 7068 sayılı Kanun, soruşturma sürecini sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Bir idare hukuku avukatı için en verimli iptal gerekçeleri genellikle bu usul hatalarından çıkar.

4.1. Soruşturma Emri ve Muhakkik Görevlendirilmesi
Disiplin soruşturması, yetkili disiplin amirinin yazılı emri ile başlar. Madde 14 uyarınca, soruşturmacı (muhakkik) olarak görevlendirilecek personel, hakkında soruşturma yapılan personelden rütbe veya kıdemce büyük olmalıdır.
Kritik Hata: Astın üste soruşturma yapması veya tarafsızlığını yitirmiş (daha önce husumetli olduğu) bir amirin soruşturmacı atanması, soruşturmanın tarafsızlığına gölge düşürür ve işlemi sakatlar.
4.2. Savunma Hakkı (Madde 31) ve "Son Savunma" İlkesi
Savunma hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının idari süreçteki yansımasıdır. 7068 sayılı Kanun'un 31. maddesi bu hakkı detaylandırmıştır.
Süre: Savunma için verilen süre 7 günden az olamaz. Bu süre tebliğ tarihinden itibaren başlar.
Evrak İnceleme: Personel, savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.
Meslekten Çıkarma İçin Özel Prosedür: Hakkında meslekten çıkarma istenen personel, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya avukatı vasıtasıyla idari disiplin kurullarında savunma yapma hakkına sahiptir.
Danıştay İçtihadı (Son Savunma): Danıştay 5. Dairesi ve İdare Mahkemeleri, soruşturmacı tarafından alınan ifadenin "savunma" yerine geçmeyeceğine hükmetmektedir. Yüksek Disiplin Kurulu, ceza vermeden önce personeli haberdar etmeli ve ona "son savunma" hakkı tanımalıdır. Son savunma alınmadan verilen meslekten çıkarma kararları, savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle iptal edilmektedir.
4.3. Zamanaşımı Süreleri ve Hak Düşürücü Süreler (Madde 29)
İdarenin cezalandırma yetkisi sonsuz değildir. Kanun iki tür zamanaşımı öngörür:
Soruşturma Zamanaşımı: Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren;
Meslekten çıkarma gerektiren fiillerde 6 ay içinde soruşturmaya başlanmazsa ceza verme yetkisi düşer.
Ceza Verme Zamanaşımı: Fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse yetki zamanaşımına uğrar.
Güncel Gelişme (7533 Sayılı Kanun Değişikliği): Anayasa Mahkemesi'nin E: 2023/5 K: 2023/45 sayılı iptal kararı sonrası, Kanun'un 29. maddesine eklenen fıkra ile; mahkemece iptal edilen cezalar sonrası idarenin yeniden değerlendirme yapabilmesi için, kararın tebliğinden itibaren 6 ay ek süre tanınmıştır. Bu düzenleme, idarenin usul hatası nedeniyle iptal edilen işlemleri düzeltip yeniden ceza verebilmesinin önünü açmıştır, ancak bu "yeniden ceza"nın da hukuka uygun olması şarttır.
5. İdari Yargı Yolu: Meslekten Çıkarma Cezası İptal Davası
Kesinleşen bir meslekten çıkarma kararına karşı başvurulacak yegane yargı yolu İdari İşlemin İptali Davasıdır.
5.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme: İdare Mahkemeleridir.
Yetkili Mahkeme: İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 36/c uyarınca, personelin disiplin suçunu işlediği veya son görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesidir. Örneğin, görevi sırasında İstanbul'da bulunan ancak soruşturma tamamlandığında tayini Ankara'ya çıkan bir polis memuru için yetkili mahkeme tartışmalı olabilir; ancak genel kural son görev yeridir.
5.2. Dava Açma Süresi ve Sürelerin Hesaplanması
İdari işlemin iptali için dava açma süresi, işlemin personele tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gündür.
Bu süre hak düşürücü süredir.
Süre hesabında tebliğ günü sayılmaz, ertesi gün başlar.
Resmi tatil günleri süreye dahildir, ancak sürenin son günü tatile rastlarsa, tatili takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar dava açılabilir.
Sahil Güvenlik İstisnası: Gemi veya botta verilen cezalarda süre, geminin üsse dönmesiyle başlar (Madde 32/2).
5.3. Meslekten Çıkarma Cezasında Yürütmeyi Durdurma (YD) Talebinin Önemi
Meslekten çıkarma işlemi, personelin maaşsız kalmasına, sağlık güvencesini yitirmesine ve sosyal statü kaybına yol açar. İYUK 27. madde uyarınca, işlemin uygulanması halinde "telafisi güç veya imkansız zararların doğması" ve "işlemin açıkça hukuka aykırı olması" şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda mahkeme Yürütmeyi Durdurma (YD) kararı verebilir. Bir idare hukuku avukatı, dava dilekçesinde Yürütme Durdurma talebini mutlaka gerekçelendirmelidir. Yürütmenin Durdurulması kararı, dava sonuçlanana kadar personelin görevine dönmesini sağlar.
5.4. Meslekten Çıkarma Cezası İptal Sebepleri Nelerdir?
Başarılı bir iptal davası için incelenmesi gereken temel parametreler:
Yetki: Kararı veren kurul (İl Polis Disiplin Kurulu vs.) doğru mu? Vali onayı var mı? (Madde 18, 21).
Şekil: Savunma süresi 7 gün mü? Son savunma alındı mı? Soruşturmacı tarafsız mı?
Sebep: İsnat edilen fiil somut delillerle (kamera, tanık, HTS kaydı) ispatlandı mı? "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gözetildi mi?
Konu: Fiil, 7068 sayılı Kanun'un 8/6 maddesindeki tanımlara uyuyor mu? (Tipiklik).
Ölçülülük: Eylem ile ceza arasında adil denge var mı? Daha hafif ceza (uzun süreli durdurma) verilebilir miydi?
Takdir Hakkı: İdare takdir yetkisini keyfi mi kullandı? Geçmiş hizmetlerin olumlu olması (Madde 7/2 - iyi hal indirimi) değerlendirilip gerekçeli olarak reddedildi mi?
6. Emsal Karar Analizleri ve Güncel Yargısal Yaklaşımlar
Yargı kararları, kanunun soyut metnini somut olaylara uygulayan ve hukukun canlı kısmını oluşturan metinlerdir.
6.1. "Tipiklik" ve Anayasa Mahkemesi İptalleri
Anayasa Mahkemesi, 7068 sayılı Kanun'un bazı ifadelerini "belirlilik ilkesine" aykırı bularak iptal etmiştir. Örneğin, Madde 8'de yer alan "...işlem, eylem..." ibaresi E: 2024/124 K: 2025/39 sayılı kararla iptal edilmiştir. Bu iptal, idarenin muğlak ifadelerle disiplin cezası verme yetkisini sınırlamıştır. Avukatlar, müvekkillerinin fiillerinin iptal edilen bu hükümler kapsamında kalıp kalmadığını kontrol etmelidir.
6.2. Ceza Yargılamasının Disiplin Hukukuna Etkisi (Madde 5)
Kanun, ceza davasının disiplin soruşturmasını engellemediğini belirtse de (Madde 5), Danıştay içtihadı daha koruyucudur. Eğer personel ceza mahkemesinde "yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması" (CMK m. 223/2-b) gerekçesiyle beraat ederse, idare bu maddi olguyu yok sayarak disiplin cezası veremez. Ancak "delil yetersizliğinden beraat" (CMK m. 223/2-e), disiplin cezasına engel değildir; idare hukuku "hizmet kusuru" bağlamında kendi delil değerlendirmesini yapabilir.
7. Sonuç
7068 sayılı Kanun, kolluk disiplin hukukunda bir dönüm noktasıdır. "Meslekten çıkarma" cezası, personelin hayatında geri dönülemez etkiler yaratan, ekonomik ve sosyal bir "sivil ölüm" niteliğindedir. Bu nedenle, idarenin bu yetkisi sınırsız değildir ve sıkı bir yargısal denetime tabidir.
Raporumuzda detaylandırılan usul kuralları, zamanaşımı süreleri, savunma hakkının kapsamı ve Danıştay'ın "tipiklik" ve "ölçülülük" konusundaki hassasiyeti, hukuka aykırı işlemlerin iptal edilmesi için güçlü bir zemin sunmaktadır. Hakkında meslekten çıkarma işlemi tesis edilen personelin, 60 günlük hak düşürücü süreyi kaçırmadan, konunun uzmanı bir hukukçu desteğiyle yargı yoluna başvurması, sadece bireysel bir hak arama değil, aynı zamanda idarenin hukuka bağlı kalmasını sağlayan bir vatandaşlık görevidir.
Yasal Uyarı: Bu rapor, genel bilgilendirme ve eğitim amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda hak kaybına uğramamak için mutlaka profesyonel hukuki destek alınmalıdır.
8. Sıkça Sorulan Sorular:
Soru 1: Meslekten çıkarma cezası alan polis emekli ikramiyesi alabilir mi?
Cevap: Evet, alabilir. Meslekten çıkarma, kazanılmış emeklilik haklarını (prim gün sayısı ve yaş şartı tamamlanmışsa) ortadan kaldırmaz. Ancak personel, ihraç edildiği tarihte yaş şartını beklemek zorundaysa, ikramiyesini yaşını doldurduğunda alır. İdarenin ikramiyeyi ödememesi durumunda idare mahkemesinde dava açılması gerekir.
Soru 2: İhraç edilen personel beylik silahını geri alabilir mi?
Cevap: Genellikle hayır. Meslekten çıkarma cezası, silah taşıma ruhsatının iptalini gerektirir ve zati demirbaş tabanca idareye teslim edilir. Ancak, 10 yıllık hizmet süresini doldurmuş ve istifa etmiş sayılan bazı özel durumlarda harç ödeyerek silah ruhsatı alınabilir, fakat ihraç nedeninin niteliği (örneğin psikolojik nedenler veya güveni kötüye kullanma) buna engel olabilir.
Soru 3: İptal davası ne kadar sürer?
Cevap: İdare Mahkemesi aşaması ortalama 8-10 ay sürer. Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) ve Danıştay süreçleri de eklendiğinde kesinleşme süreci 2-3 yılı bulabilir.
Av. Enes Samet ÖZTORUN



Yorumlar