7068 Sayılı Kanun Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası I İdari İşlemin İptali I Polis ve Jandarma
- Av. Enes Samet Öztorun

- 4 Oca
- 9 dakikada okunur

1. 7068 sayılı Kanun Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Giriş
Kanun'un amacı, 1. maddede belirtildiği üzere, polis ve jandarmanın disiplinsizliklerini, cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, soruşturma usullerini düzenlemektir. Kapsam bakımından ise Emniyet'in her sınıf personeli ile Jandarma ve Sahil Güvenlik'in subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli personeli ve sivil memurları bu kanuna tabidir. Burada dikkat çeken husus, Jandarma ve Sahil Güvenlik emrindeki yükümlü erbaş ve erlerin bu kanun kapsamı dışında tutulması ve onlar hakkında 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu hükümlerinin uygulanmaya devam edilmesidir.
Bu sistemde en ağır yaptırım olan "Devlet Memurluğundan Çıkarma", personelin sadece mevcut görevinden değil, tüm kamu hizmetinden ebediyen tasfiyesi anlamına gelmektedir. Bu yazımızda Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası, soruşturma süreci ve Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasının iptali davası yönünden değerlendirme yapılacaktır.
2. Disiplin Cezalarının Zirvesi: Devlet Memurluğundan Çıkarma
7068 sayılı Kanun'un 7. maddesi, disiplin cezalarını hafiften ağıra doğru hiyerarşik bir sıralamayla düzenlemiştir. Bu sıralama; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma şeklindedir. Bu noktada, hukuk uygulayıcıları ve personel tarafından en sık karıştırılan ve hayati öneme sahip olan ayrım, "Meslekten Çıkarma" ile "Devlet Memurluğundan Çıkarma" arasındaki farktır.
2.1. Meslekten Çıkarma ve Devlet Memurluğundan Çıkarma Arasındaki Kritik Farklar Nelerdir?
Hukuki sonuçları bakımından bu iki ceza, kişinin geleceğini farklı şekillerde etkiler. Bu farkların anlaşılması, özellikle idari işlemin iptali talepli yargı yoluna başvuracak personel için stratejik önem taşır.

Özellik | Meslekten Çıkarma (Madde 7/1-e) | Devlet Memurluğundan Çıkarma (Madde 7/1-f) |
Tanım | Personelin Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır. | Personelin bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır. |
Kapsam | Sadece kolluk kuvvetlerinde (Emniyet, Jandarma, SG) görev yapma hakkını sonlandırır. | Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında (Belediye, Bakanlıklar, Üniversiteler vb.) memur olma hakkını sonlandırır. |
Geri Dönüş | Kolluk görevine dönemez. Ancak, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki genel şartları taşıyorsa, açıktan atama veya KPSS yoluyla başka bir kamu kurumuna (sivil memur olarak) atanabilir. | Kamu hizmetine girme hakkı tamamen kaybedilir. Hiçbir statüde (memur) kamuda çalışamaz. |
Sicil Affı | 7068 sayılı Kanun'un 7/5 maddesi uyarınca, bu ceza kural olarak özlük dosyasından silinmez. Ancak disiplin afları istisna olabilir. | 7068 sayılı Kanun'un 7/5 maddesi uyarınca, bu ceza özlük dosyasından silinmez. |
Emeklilik Hakları | Kazanılmış emeklilik haklarına (prim gün sayısı ve yaş) zarar vermez. Emekli ikramiyesi ve maaşı bağlanabilir. | Kazanılmış emeklilik haklarına zarar vermez. Ancak hizmet birleştirmesi gibi durumlarda ikramiye hesaplamasında teknik detaylar değişebilir. |
2.2. 7068 Sayılı Kanun Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasının Hukuki Niteliği
Devlet memurluğundan çıkarma cezası, Anayasa'nın 70. maddesinde düzenlenen "Hizmete Girme Hakkı"nın disiplin hukuku yoluyla sınırlandırılmasıdır. Bu ceza, personelin "memuriyet statüsü" ile olan bağını tamamen koparır. 7068 sayılı Kanun'un 9. maddesi, bu cezanın uygulanacağı halleri belirlerken ikili bir yöntem izlemiştir: Kendi bünyesinde doğrudan saydığı suçlar ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na yaptığı atıflar. Bu durum, kolluk personelinin hem özel kanununa (7068) hem de genel kanuna (657) tabi olduğunu gösteren hibrit bir yapıdır.
3. 7068 Sayılı Kanun Devlet Memurluğundan Çıkarma Gerektiren Fiiller ve Suçlar: Detaylı Analiz
7068 sayılı Kanun'un 9. maddesi, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiilleri kategorize etmiştir. Bu fiillerin analizi, hangi davranışların "geri dönüşü olmayan" sonuçlar doğuracağını anlamak açısından elzemdir.
3.1. 7068 Sayılı Kanun'da Doğrudan Sayılan Sebepler (Madde 9/2)
Kanun koyucu, kolluk hizmetinin niteliği gereği, bazı fiilleri doğrudan bu Kanun metninde tanımlamış ve en ağır cezaya bağlamıştır.
3.1.1. Ülke Güvenliğine ve Anayasal Düzene Karşı Faaliyetler (Madde 9/2-a)
Madde metninde; "Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak" fiili düzenlenmiştir.
Bu hüküm, özellikle 15 Temmuz sonrası süreçte FETÖ/PDY ve diğer terör örgütleri ile iltisaklı personelin ihracında temel disiplin dayanağı olmuştur. Burada "üyelik" şartı aranmamış, "ilişki içerisinde bulunmak", "yardım etmek" veya "katılmak" gibi daha geniş kapsamlı kavramlar kullanılmıştır. İşbu idari işlemin iptali için açılan davalarda İdare Mahkemeleri, bu madde kapsamında yapılan işlemlerde, istihbari bilgilerin ötesinde, somut veri ve delillere (Bylock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, tanık beyanları vb.) dayanılmasını aramaktadır.
3.1.2. İşkence Suçu (Madde 9/2-b)
Kanun, "İşkence yapmak" fiilini tartışmasız bir şekilde devlet memurluğundan çıkarma sebebi saymıştır. İşkence, hem Türk Ceza Kanunu'nda (TCK m.94) insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilen ağır bir suçtur hem de idari yönden meslekle bağdaşmayan en ağır disiplinsizliktir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, ceza mahkemesinde işkence suçundan yargılanan bir personelin, mahkeme kararı beklenmeden de idari soruşturma ile bu maddeden ihraç edilebileceğidir (disiplin ve ceza soruşturmasının bağımsızlığı ilkesi - Madde 5). Ancak, ceza mahkemesinden alınan bir beraat kararı (özellikle "yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması" gerekçeli beraat), idari işlemin iptali için güçlü bir dayanak oluşturacaktır.
3.2. 657 Sayılı Kanun'a Atıf Yoluyla Uygulanan Sebepler (Madde 9/1)
7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.".
Bu atıf, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinde sayılan fiillerin, polis ve jandarma için de geçerli olduğu anlamına gelir.
3.2.1. Yüz Kızartıcı ve Utanç Verici Hareketler (657 m.125/E-g)
Hukuk pratiğinde en çok tartışılan ve en geniş kapsamlı ihraç maddesidir. Madde metni şöyledir: "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak".
"Yüz kızartıcı suç" kavramı, mevzuatta tek bir tanıma sahip değildir. Ancak Anayasa, TCK ve Danıştay içtihatları ışığında şu suçlar bu kapsamda değerlendirilir:
Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
Güveni kötüye kullanma, rüşvet, irtikap,
Zimmet, kaçakçılık,
Cinsel taciz, cinsel saldırı,
Uyuşturucu madde ticareti veya kullanımı.
Kolluk personelinin, görev dışında dahi olsa bu suçlardan birini işlemesi, "mesleğin güvenilirliğini" ve "memurluk sıfatını" zedelediği gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarma ile cezalandırılır. Danıştay, özellikle uyuşturucu kullanımı ve cinsel içerikli suçlarda idarenin takdir yetkisini ihraç yönünde kullanmasını hukuka uygun bulma eğilimindedir.
3.2.2. Siyasi ve İdeolojik Eylemler (657 m.125/E-a)
Kolluk kuvvetlerinin "tarafsızlığı" esastır. Bu nedenle; "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak" kesin ihraç sebebidir. Polis ve jandarmanın sendika kurması ve grev yapması anayasal olarak yasaktır; bu tür eylemler doğrudan memuriyetten çıkarma ile sonuçlanır.
3.2.3. Siyasi Parti Üyeliği ve Faaliyeti (657 m.125/E-c)
Memurların siyasi partiye üye olması yasaktır. Bu yasak, kolluk personeli için daha katı uygulanır. Siyasi partiye girmek, üye olmak veya siyasi partilerin yararına/zararına çalışmak, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-s maddesinde "Meslekten Çıkarma" sebebi olarak da geçmektedir. Ancak fiilin niteliğine ve 657 atfına göre işlem "Devlet Memurluğundan Çıkarma" olarak da tesis edilebilir. Burada idarenin hangi maddeyi seçeceği (lex specialis olarak 7068 mi, yoksa atıf yoluyla 657 mi) tartışmalı olmakla birlikte, siyasi eylemin yoğunluğu belirleyicidir.
3.2.4. Devamsızlık (657 m.125/E-d)
"Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek". Kolluk disiplin hukukunda devamsızlık süreleri için 7068 sayılı Kanun'da da özel hükümler vardır. Örneğin, 7068 m.8/5-c-1'e göre 5 günden fazla 9 güne kadar (dahil) devamsızlık "20 Ay Uzun Süreli Durdurma" gerektirir. Ancak 1 yıl içinde toplam 20 günü bulan kesintili devamsızlıklar, 657 sayılı Kanun atfıyla memuriyetten çıkarmayı gerektirebilir.
3.3. Ağırlaştırıcı Nedenler ve Takdir Yetkisinin Sınırları (Madde 10)
7068 sayılı Kanun'un 10. maddesi, disiplin cezalarında "zarar" unsurunu bir kaldıraç olarak kullanır. Bu madde, normalde daha hafif ceza gerektiren bir fiilin, "Devlet ya da kişileri zarara uğratması" veya "hizmetin gecikmesine/durmasına neden olması" durumunda cezanın Meslekten Çıkarma seviyesine yükseltilebileceğini düzenler.
Örnek Uygulama:
Normal Ceza: Görev yerini izinsiz terk etmek -> Kısa Süreli Durdurma.
Ağırlaştırılmış Ceza (m.10/2): Görev yerini terk etmek suretiyle bir hırsızlık olayının yaşanmasına (kişilerin zarara uğramasına) sebebiyet vermek -> Meslekten Çıkarma.
Ancak Madde 10, kural olarak "Meslekten Çıkarma" cezasını öngörür, "Devlet Memurluğundan Çıkarma"yı değil. İdarenin bu maddeyi uygularken, zararın varlığını somut delillerle ortaya koyması şarttır. Danıştay, soyut ifadelerle (örneğin "devletin itibarı sarsılmıştır" gibi genel geçer söylemlerle) cezanın ağırlaştırılmasını hukuka aykırı bulmaktadır.
4. Soruşturma Usulü ve Yargısal Güvenceler
7068 Sayılı Kanun Devlet Memurluğundan Çıkarma gibi ağır bir sonucun doğabilmesi için, idarenin sıkı şekil şartlarına ve usul kurallarına uyması gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun, soruşturma sürecini detaylandırmıştır.

4.1. Soruşturmanın Başlaması ve Bağımsızlık İlkesi
Disiplin amirleri, disiplinsizliği öğrendikleri andan itibaren soruşturma yapmak zorundadır (Madde 14). Soruşturma için bir "muhakkik" (soruşturmacı) atanır. Muhakkik, şüphelinin üstü veya rütbece eşiti olmak zorundadır.
Önemli İlke (Madde 5): Disiplin soruşturması, adli soruşturmadan (ceza davasından) bağımsızdır. Yani, bir polis memuru hakkında rüşvet iddiasıyla savcılık soruşturması açılması, disiplin soruşturmasını bekletmez. Hatta, ceza mahkemesinden "delil yetersizliğinden beraat" alınsa bile, idare "disiplin hukuku açısından fiil sübuta ermiştir" diyerek ihraç kararı verebilir. Ancak, "yüklenen suçun işlenmediğinin sabit olması" şeklindeki beraat kararları idareyi bağlar.
4.2. Savunma Hakkı (Madde 31)
Savunma hakkı, disiplin hukukunun temel taşıdır. Kanun'a göre:
Savunma alınmadan ceza verilemez.
Savunma için verilecek süre 7 günden az olamaz.
Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel; soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda sözlü savunma yapma hakkına sahiptir (Madde 31/4). Bu hakların kullandırılmaması, işlemin idari yargıda usulden iptal edilmesine neden olan en temel sebeptir.
4.3. Karar Mercileri (Yüksek Disiplin Kurulları)
Devlet memurluğundan çıkarma cezası, il disiplin kurulları veya ilçe amirleri tarafından verilemez. Bu yetki, en üst düzey kurullara aittir:
Emniyet Personeli İçin: Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu (1., 2., 3., 4. sınıf Emniyet Müdürleri için de yetkilidir).
Jandarma ve Sahil Güvenlik İçin: Subay ve astsubayların memuriyetten ihracı için Jandarma/SG Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun teklifi ve Bakan onayı gereklidir. Generaller ve amiraller için yetki Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu'ndadır.
5. Kritik Dönemeç: Zamanaşımı ve 2024/2025 Yasal Değişiklikleri
7068 sayılı Kanun'un en dinamik ve hukuki tartışmalara en açık alanı zamanaşımı süreleridir. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal kararları ve ardından yasama organının 7533 sayılı Kanun ile yaptığı müdahaleler, sistemi köklü şekilde değiştirmiştir.
5.1. Soruşturma ve Ceza Verme Zamanaşımı (Madde 29/1-2)
Kanun'un 29. maddesi iki tür zamanaşımı öngörür:
Soruşturma Zamanaşımı: Disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren;
Memurluktan çıkarma ve Meslekten çıkarma cezalarında: 6 ay içinde soruşturmaya başlanmazsa yetki düşer.
Diğer cezalarda: 1 ay içinde başlanmalıdır.
Ceza Verme Zamanaşımı: Fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
5.2. AYM İptali ve 7533 Sayılı Kanun Reformu (Yeniden Değerlendirme Süresi)
Eski Sorun: İdare mahkemesi, bir ihraç kararını usul hatası (örneğin savunma hakkı eksikliği veya yanlış madde tespiti) nedeniyle iptal ettiğinde, aradan yıllar geçtiği için idare "2 yıllık ceza verme zamanaşımı doldu" gerekçesiyle yeniden ceza veremiyor, bu da "cezasızlık" algısı yaratıyordu.
AYM Kararı: Anayasa Mahkemesi, idarenin yargı kararı sonrası işlem tesis etme yetkisini kısıtlayan ve belirsizlik yaratan 29. maddenin 4. fıkrasını iptal etti.
Yeni Düzenleme (30.11.2024 - 7533 Sayılı Kanun Madde 40): Yasama organı, AYM kararına uyarak 7068 sayılı Kanun'un 29/4. maddesini şu şekilde yeniden düzenledi:
"Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar."
Hukuki Yorum: Bu değişiklik, idarenin elini güçlendirmiştir. Artık mahkeme kararıyla dönen bir dosyada, 2 yıllık süre dolmuş olsa bile, idareye hatasını düzeltip yeniden ceza vermesi için 6 aylık ek bir süre tanınmıştır. Bu durum, personelin "usul hatasından kurtulma" şansını azaltmış, ancak belirsizliği de ortadan kaldırmıştır.
6. İdari İşlemin İptali Davası, Emsal Kararlar ve Sosyal Sonuçlar
6.1. İptal Davası ve Lekelenmeme Hakkı
Bakan onayı ile kesinleşen devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde yetkili İdare Mahkemesi'nde iptal davası açılabilir.
Emsal Karar (Danıştay 2. Daire, 2024): Danıştay, yakın tarihli bir kararında, zamanaşımı nedeniyle ceza verilemeyen hallerde, idarenin karar metninde "fiil sübuta ermiştir ancak zamanaşımı nedeniyle ceza verilememiştir" şeklinde ifadeler kullanmasını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, bu tür ifadelerin personelin "lekelenmeme hakkını" ihlal ettiğine ve masumiyet karinesini zedelediğine hükmetmiştir. Zamanaşımı varsa, esasa girilmeden dosya kapatılmalıdır.
6.2. İhraç Sonrası Hayat: Emeklilik ve İstihdam
Emeklilik: Devlet memurluğundan çıkarılmak, kazanılmış emeklilik haklarını (hizmet yılı ve prim) yok etmez. Şartları taşıyan personel emekli olabilir ve ikramiyesini alabilir. Danıştay, disiplin cezasının emekli ikramiyesine engel olamayacağına dair yerleşik içtihada sahiptir.
Özel Güvenlik ve Silah: Memurluktan veya meslekten çıkarılanlar, özel güvenlik kimlik kartı alamazlar ve silah ruhsatı haklarını kaybederler.
Başka Kurumda Çalışma: Meslekten çıkarılanlar (7068/7-e) hukuken başka kurumlara memur olarak atanabilirken (belediye, üniversite vb.), devlet memurluğundan çıkarılanlar (7068/7-f) kamuda hiçbir statüde istihdam edilemezler.
7. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: 7068 sayılı Kanun'a göre meslekten çıkarma ile memurluktan çıkarma aynı mıdır?
Cevap: Hayır, aynı değildir. Meslekten çıkarma (Madde 7/1-e), personelin sadece polis, jandarma veya sahil güvenlik personeli olmasını engeller; şartları taşıyorsa başka bir kamu kurumunda (örneğin belediyede) memur olabilir. Devlet memurluğundan çıkarma (Madde 7/1-f) ise personelin bir daha hiçbir kamu kurumunda devlet memuru olarak çalışamamasını ifade eder.
Soru 2: Mahkeme disiplin cezamı iptal etti, idare tekrar ceza verebilir mi?
Cevap: Evet, verebilir. 30 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğe göre (Madde 40), mahkemenin iptal kararı idareye tebliğ edildikten sonra, idare 6 ay içinde dosyayı yeniden değerlendirip, eksikliği gidererek veya doğru maddeyi uygulayarak yeni bir ceza verebilir.
Soru 3: Amirime "yaptığınız haksızlık" dedim, ihraç edilir miyim?
Cevap: Bu fiil genellikle "amirini eleştirmek" veya "saygısızlık" kapsamında değerlendirilir ve kınama veya durdurma cezası gerektirir. Ancak bu sözler hakaret içeriyorsa veya amirin emrini yapmamak için söylenmişse ve hizmeti aksatmışsa (Madde 10 kapsamında zarar oluşmuşsa), ceza meslekten çıkarmaya kadar yükselebilir. Anayasa Mahkemesi'nin son kararları, "eleştiri" hakkını genişletmiş ve sırf eleştiri nedeniyle verilen bazı cezaları iptal etmiştir.
Soru 4: Yüz kızartıcı suçtan dolayı disiplin soruşturması geçiriyorum, ceza davasından beraat etmem beni kurtarır mı?
Cevap: Ceza davasından alınan beraat kararı "delil yetersizliğine" dayanıyorsa, idare "disiplin hukuku açısından kanaat oluşmuştur" diyerek ihraç kararı verebilir (Madde 5). Ancak beraat kararı "yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması" gerekçesine dayanıyorsa, idare bu karara uymak zorundadır ve ihraç veremez.
Soru 5: İhraç edildim, emekli ikramiyemi alabilir miyim?
Cevap: Evet, hizmet süreniz ve yaşınız emeklilik için yeterliyse, disiplin cezası ile ihraç edilmiş olmanız emekli maaşı ve ikramiyesi almanıza engel değildir.
Av. Enes Samet Öztorun



Yorumlar