top of page

7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Kanunu’nda Uyarma Cezası, İtiraz ve İptali (2026)

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Enes Samet Öztorun
    Av. Enes Samet Öztorun
  • 30 Ara 2025
  • 9 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 8 Şub

7068 uyarma cezası

İçindekiler

  1. Disiplin Hukukunun Genel Çerçevesi, 7068 Sayılı Kanun’un Kapsamı ve Uyarma Cezası

  2. Uyarma Cezasını Gerektiren Fiiller

  3. Disiplin Soruşturması Süreci: Muhakkik İşlemlerinden Savunma Hakkına

  4. Takdir Hakkının Kullanımı ve Ölçülülük İlkesi

  5. Zamanaşımı: İdarenin Ceza Verme Yetkisinin Sınırı

  6. İtiraz ve Kesinleşme Süreçleri

  7. Uyarma Cezasının Kariyer Safahatı Üzerindeki Etkileri

  8. Cezanın Özlük Dosyasından Silinmesi

  9. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Kararlarının Etkisi

  10. Uyarma Cezasında Kapsamlı Değerlendirme (Sonuç)

  11. 7068 Uyarma Cezasında Sıkça Sorulan Sorular

    11.1. 7068 sayılı Kanun kapsamında uyarma cezası nedir?

    11.2. Uyarma cezasına karşı itiraz süresi kaç gündür?

    11.3. Disiplin soruşturmasında savunma için kaç gün süre verilir?

    11.4. Uyarma cezası özlük dosyasından (sicilden) ne zaman silinir?

    11.5.  Uyarma cezası için zamanaşımı süreleri nelerdir? 

    11.6. Uyarma cezası alan bir polis memuru terfi edebilir mi?


Türkiye’nin iç güvenlik mimarisini oluşturan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin disiplin rejimi, uzun yıllar boyunca farklı tüzük ve kanunlarla idare edilmiştir. Ancak 2018 yılında yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, bu üç kurumu ortak bir disiplin paydasında buluşturarak modern bir kolluk disiplin hukuku inşa etmiştir.


Bu kanuni düzenleme içerisinde yer alan "uyarma" disiplin cezası, hiyerarşik yapıdaki personelin görev icrasındaki en hafif yaptırım gibi görünse de, hem bir disiplin puanı biriktirme aracı olması hem de memurun sicil safahatındaki ilk "resmi ikaz" olması hasebiyle stratejik bir öneme sahiptir. Bu rapor, 7068 sayılı Kanun kapsamında uyarma cezasının teorik temellerini, soruşturma usullerini, savunma haklarını ve bu yaptırımın kolluk personelinin mesleki geleceği üzerindeki uzun vadeli etkilerini incelemektedir.


Disiplin Hukukunun Genel Çerçevesi, 7068 Sayılı Kanun’un Kapsamı ve 7068 Sayılı Kanun Uyarma Cezası

Disiplin hukuku, kamu hizmetlerinin etkin, verimli ve kesintisiz bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu görevlilerinin görevleri ile bağdaşmayan eylem ve davranışlarına karşı uygulanan yaptırımlar bütünüdür. 7068 sayılı Kanun’un temel amacı, kolluk kuvvetlerinin sahip olduğu hiyerarşik disiplini korurken, personelin idari süreçlerindeki hukuki güvencelerini de tesis etmektir. Bu kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki her sınıftan memuru, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarındaki subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli personeli kapsamaktadır.


Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen disiplin cezaları, fiilin ağırlığına göre kademelendirilmiştir. Bu hiyerarşinin en alt basamağında yer alan uyarma cezası, "personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir" şeklinde tanımlanır. Bu tanım, cezanın cezalandırıcı yönünden ziyade "eğitici" ve "önleyici" yönüne vurgu yapmaktadır. Ancak idari bir işlem olarak uyarma cezası, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup yargı denetimine tabidir.


Disiplin Cezalarında Temel İlkeler

7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası verilirken uyulması gereken belirli evrensel hukuk ilkeleri mevcuttur. Bunlardan ilki, disiplinsizliğin kasten veya taksirle oluşabilmesidir. Bir kolluk görevlisi, mevzuatın öngördüğü bir özen yükümlülüğünü bilerek (kast) veya dikkatsizliği sonucu (taksir) ihlal ettiğinde uyarma cezası ile karşı karşıya kalabilir.

Bir diğer kritik ilke ise "aynı fiil nedeniyle birden fazla disiplin cezası verilemeyeceği" kuralıdır. Eğer bir personelin tek bir fiili birden fazla disiplinsizlik maddesine temas ediyorsa, fikri içtima kuralları gereği sadece en ağır olan ceza uygulanır.


Disiplin Cezası Türü

Tanımı ve Niteliği

Uyarma

Görevde ve hareketlerde daha dikkatli olunması gerektiğinin yazılı bildirimi.

Görevde ve hareketlerde kusurlu olunduğunun yazılı bildirimi.

Brüt aylıktan on beş günlüğe kadar kesinti yapılması.

Kademe ilerlemesinin 4, 6 veya 10 ay süre ile durdurulması.

Kademe ilerlemesinin 12, 16, 20 veya 24 ay süre ile durdurulması.

Teşkilatta bir daha çalıştırılmamak üzere ilişiğin kesilmesi.

Bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma.


Uyarma Cezasını Gerektiren Fiiller

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası, uyarma cezasını gerektiren fiilleri yedi alt bent halinde saymıştır. Bu fiiller, kolluk hizmetinin vakarına, ciddiyetine ve günlük rutinindeki disipline yönelik küçük ancak birikimli ihlallerdir.


Temizlik, Düzen ve Kamu Malına Özen Yükümlülüğü

Kanun'un 8/1-a maddesi, personelin silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamasını veya çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemesini yaptırıma bağlar. Kolluk kuvvetlerinde üniforma ve teçhizat sadece bir iş kıyafeti değil, devletin otoritesinin ve hukukun görünür yüzüdür. Bu nedenle, bir polis memurunun veya jandarma personelinin kıyafet disiplini, vatandaş üzerindeki güven duygusuyla doğrudan ilişkilidir.


Benzer şekilde, 8/1-b maddesinde yer alan tasarruf tedbirlerine riayet etmemek veya kamu kaynaklarını kullanırken makul özeni göstermemek de uyarma cezasını gerektirir. Bu madde, idarenin mali verimliliği ve kamu kaynaklarının "iyi yönetişim" ilkeleriyle korunmasını hedefler.


Mesai Disiplini ve Zaman Yönetimi

Kolluk hizmeti, saniyelerin kritik olduğu bir kamu hizmetidir. Bu nedenle, mazeretsiz olarak faaliyetlere geç kalmak (8/1-c) veya mesaiye geç gelmek, erken ayrılmak (8/1-d) uyarma cezası kapsamındadır. Burada kanun koyucu, "kurumca kabul edilebilir özür" kavramıyla idareye bir takdir yetkisi tanımıştır.


Personelin geç kalmasının arkasında yatan sağlık sorunları, ailevi acil durumlar veya mücbir sebepler, soruşturmacı tarafından titizlikle analiz edilmelidir. Mesai saatlerine riayetsizlik, sadece bireysel bir disiplinsizlik değil, aynı zamanda nöbet değişimi gibi kritik süreçleri aksatarak hizmetin sürekliliğini tehlikeye atan bir eylemdir.


Kurumsal İletişim ve Nezaket Kuralları

7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesi, nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmayı uyarma cezasıyla tecziye eder. Bu madde, hem vatandaşla olan ilişkileri hem de amir-ast arasındaki iletişimi kapsar.


Ayrıca, amire bilgi vermemek (8/1-f) maddesi, hiyerarşik yapıdaki bilgi akışının hayatiyetini korur. Bir operasyonun veya toplantının sonucu hakkında geri bildirimde bulunmayan personel, kurumsal hafızanın ve komuta kontrol mekanizmasının zayıflamasına neden olur.


Eleştiri ve İtiraz Hakkının Sınırları

En çok tartışılan maddelerden biri olan 8/1-g, amiri alenen eleştirmeyi veya usulüne uygun verilen emre itiraz etmeyi yasaklamaktadır. Ancak bu maddeye eklenen parantez içi hüküm, personelin "karar verilene kadar fikrini savunma" ve "emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini belirtme" hakkını saklı tutar. Bu düzenleme, askeri disiplin ile hukuk devleti ilkeleri arasında hassas bir denge kurar. Personel, emrin yerindeliğini profesyonel çerçevede sorgulayabilir ancak bu sorgulama "aleni bir eleştiriye" veya "itaatsizliğe" dönüşmemelidir.


Disiplin Soruşturması Süreci: Muhakkik İşlemlerinden Savunma Hakkına

Bir disiplinsizlik iddiası ortaya çıktığında, idarenin bu iddiayı usulüne uygun bir soruşturma ile somutlaştırması gerekir. Soruşturma yapılmadan verilen cezalar, Danıştay içtihatları ve 7068 sayılı Kanun uyarınca mutlak bir iptal sebebidir.


Soruşturmanın Açılması ve Muhakkik Atanması

Maiyetindeki bir personelin disiplinsizliğini öğrenen disiplin amiri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse bizzat veya bir soruşturmacı (muhakkik) görevlendirerek süreci başlatır. Görevlendirilen muhakkik, hakkında soruşturma yürütülen kişinin üstü konumunda olmalıdır. Muhakkik, idarenin "adalet terazisi" gibi hareket ederek sadece suçlayıcı değil, personelin lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür.

Soruşturma Aşaması

İşlem ve Yetki

Onay

Disiplin amiri tarafından soruşturma emrinin verilmesi.

Muhakkik Tayini

Hakkında soruşturma yapılanın üstü bir görevli atanması.

Delil Toplama

İfadelerin alınması, belgelerin incelenmesi, keşif ve bilirkişi.

Rapor Yazımı

Fiilin sübut bulup bulmadığına dair teklif içeren raporun hazırlanması.

Savunma İstemi

Personele isnat edilen fiilin bildirilerek savunma süresi verilmesi.

Savunma Hakkının Teknik Detayları

Savunma hakkı, disiplin hukukunda dürüst yargılanma hakkının temelidir. Kanun'un 31. maddesi uyarınca, savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Personele savunma hazırlaması için en az 7 gün süre verilmesi zorunludur. Savunma istem yazısında; isnat edilen fiil yer, zaman ve olay belirtilerek açıkça yazılmalı ve hangi cezanın teklif edildiği belirtilmelidir. Savunma süresi içinde yanıt vermeyen personel, bu hakkından vazgeçmiş sayılır ancak soruşturma evrakını inceleme hakkı her zaman baki kalır.


Takdir Hakkının Kullanımı ve Ölçülülük İlkesi

7068 sayılı Kanun’un 6. maddesi, disiplin amirlerine ve kurullarına geniş ancak sınırları çizilmiş bir takdir yetkisi tanımıştır. Takdir hakkı; ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanılmalı ve mutlaka gerekçelendirilmelidir.


Ceza Tayininde Esas Alınan Kriterler

Disiplin amiri, uyarma cezası verip vermemeye karar verirken şu hususları göz önüne alır:

  • Disiplinsizliğin işleniş biçimi ve hizmete olan olumsuz etkisinin ağırlığı.

  • Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı.

  • Personelin kast veya taksire dayalı kusurunun yoğunluğu.

  • Personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık.

  • Personelin daha önceki disiplin durumu ve sicil geçmişi.


Takdiri İndirim ve Bir Derece Hafif Ceza

Kanun'un 7/2 maddesi, geçmiş hizmetleri olumlu olan, iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için bir derece hafif cezanın uygulanabileceğini belirtir. Uyarma cezası zaten en hafif ceza olduğu için, bu durumda olan bir personel için idare "ceza verilmesine yer olmadığına" dair bir takdir kullanabilir veya en azından bu durumu gerekçesinde belirtmelidir. Ödül veya başarı belgesi almış olmak, bu takdir hakkının personel lehine kullanılmasında en güçlü karinedir.


Zamanaşımı: İdarenin Ceza Verme Yetkisinin Sınırı

Disiplin hukukunda zamanaşımı, memurun sonsuza dek bir ceza tehdidi altında kalmasını önleyen bir güvenlik mekanizmasıdır. 7068 sayılı Kanun’da iki temel zamanaşımı süresi öngörülmüştür.


Soruşturma Zamanaşımı

Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve durdurma cezalarında, disiplinsizliğin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Bu süre içinde soruşturma emri verilmezse, idarenin soruşturma açma yetkisi zamanaşımına uğrar. Buradaki "öğrenme" tarihi, amirin fiil hakkında net ve somut bilgilere sahip olduğu andır.


Ceza Verme Zamanaşımı

Disiplinsizliğin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde, ceza verme yetkisi tamamen sona erer. Bu süre, fiilin işlendiği andan itibaren kesintisiz olarak işler. Danıştay içtihatlarına göre, ceza verme zamanaşımının hesabında cezanın sadece verilmiş olması değil, aynı zamanda kesinleşmiş olması (Bakan onayı veya itiraz sürecinin tamamlanması) gerektiği vurgulanmaktadır.


İtiraz ve Kesinleşme Süreçleri

Disiplin amiri tarafından verilen uyarma cezası, ilk aşamada kesin bir işlem değildir. Personelin bu kararı idari yollarla denetlettirme hakkı mevcuttur.


İdari İtirazın Usulü

Cezanın tebliğinden itibaren 10 gün içinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilir. Eğer ceza vali, Emniyet Genel Müdürü veya Jandarma Genel Komutanı tarafından doğrudan verilmişse, itiraz Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na yapılır. İtiraz mercii, başvuruyu 30 gün içinde karara bağlar. İtirazın reddedilmesi veya süresinde itiraz edilmemesi halinde ceza kesinleşir. İtiraz mercii cezayı hafifletebilir veya kaldırabilir ancak asla cezayı ağırlaştıramaz.


Kesinleşen uyarma cezasına karşı, personelin tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açma hakkı vardır. Bu davalarda yetkili mahkeme, personelin son görev yaptığı yerdeki idare mahkemesidir. İptal davasında mahkeme; işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarını denetler. Örneğin, savunma süresinin 7 günden az verilmesi veya soruşturmacının ast konumda olması bir iptal sebebidir.


Uyarma Cezasının Kariyer Safahatı Üzerindeki Etkileri

Uyarma cezası, maaştan bir kesinti yapmasa da personelin profesyonel dosyasında bir "kara leke" olarak kalma riski taşır. Kolluk kuvvetlerinin disiplin puanı sistemi, bu cezayı daha ağır sonuçlara bağlamaktadır.


Disiplin Puanı ve Meslekten Çıkarma Riski

7068 sayılı Kanun’un eki olan çizelgelere göre, uyarma cezasının karşılığı 1 disiplin puanıdır. İlk bakışta düşük görünen bu puan, kanunun 12. maddesindeki "disiplinsizliği alışkanlık haline getirme" hükümleriyle birleştiğinde tehlikeli bir hal alır.

Dönem ve Kriter

Puan Sınırı

Sonuç

Son Bir Yıl İçinde

20 Ceza Puanı

Son Bir Yıl İçinde

12 Defa Farklı Amirden Ceza

Son Beş Yıl İçinde

40 Ceza Puanı

Son Beş Yıl İçinde

25 Defa Farklı Amirden Ceza

Bu tablo göstermektedir ki, üst üste alınan uyarma cezaları, memurun bir noktadan sonra liyakatini kaybettiği ve "disiplinsizliği alışkanlık haline getirdiği" gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına neden olabilir.


Rütbe Terfi ve Mülakat Süreçleri

Rütbe terfi heyetleri, personelin sicilini bir bütün olarak değerlendirir. Uyarma cezası almış olmak, terfi puanının düşmesine ve mülakatlarda komisyonun personel hakkında olumsuz bir kanaat edinmesine yol açabilir. 


Özellikle rütbe yükselme sınavlarında, disiplin puanının belirli bir eşiğin altında olması şartı aranır. Haksız yere alınan bir uyarma cezası iptal ettirilmezse, memurun kariyer basamaklarında yıllarca geride kalmasına sebep olabilir.


Cezanın Özlük Dosyasından Silinmesi

Disiplin cezaları sonsuza kadar sicilde kalmaz. 7068 sayılı Kanun, memura belirli bir süre sonra sicilini "temizleme" hakkı tanımıştır.

  1. Süre Şartı: Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren 5 yıl geçmesi gerekir.

  2. Başvuru: 5 yılın sonunda personel, atamaya yetkili amire yazılı bir dilekçe ile başvurarak cezanın silinmesini talep eder.

  3. Değerlendirme: İdare, personelin bu 5 yıl içindeki davranışlarını "isteği haklı kılacak nitelikte" bulursa cezayı özlük dosyasından siler. İdarenin bu başvuruyu haksız yere reddetmesi durumunda da iptal davası açılabilir.


Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Kararlarının Etkisi

Hukuk dinamik bir süreçtir ve 7068 sayılı Kanun da yüksek yargı kararlarıyla sürekli şekillenmektedir. Anayasa Mahkemesi, 2022-2025 yılları arasında yaptığı incelemelerde, personelin ifade özgürlüğünü kısıtlayan bazı muğlak ifadeleri iptal etmiştir.


Belirlilik İlkesi ve İfade Özgürlüğü

AYM, amirlerin işlemlerini "olumsuz yönde eleştirmeyi" yasaklayan hükümlerdeki bazı ifadeleri, personelin meşru eleştiri haklarını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu iptallerden sonra, bir memurun amirine yönelik profesyonel çerçevedeki nezaketli eleştirilerinin uyarma veya kınama cezasıyla susturulması zorlaşmıştır.


Emsal Kararlarda "Nezaket" ve "Saygısızlık" Ayrımı

Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri, uyarma cezalarında "ispat" yükünü idareye yüklemektedir. Örneğin, amirine attığı mesajda "siz" yerine "sen" veya çoğul yerine tekil şahıs kullanan bir memurun eylemi "nezaketsizlik" olarak görülse de, her zaman "saygısızlık" suçunu oluşturmayacağına dair kararlar verilmiştir. Bu, disiplin hukukunda "tipiklik" ve "ölçülülük" ilkelerinin somut olaylara uygulanışına dair önemli bir örnektir.


Kapsamlı Değerlendirme

7068 sayılı Kanun uyarınca verilen uyarma cezası, kolluk kuvvetlerinin günlük disiplin rutinini düzenleyen en temel araçtır. Ancak bu yaptırımın "en hafif ceza" olması, ciddiye alınmaması gerektiği anlamına gelmez. Bir disiplin puanı olarak sisteme işlenen uyarma cezası, memurun terfiinden tayinine, mülakat başarısından meslekte kalışına kadar geniş bir yelpazede belirleyici olabilir.


Hukuki açıdan bakıldığında, disiplin amirlerinin takdir yetkisini kullanırken personelin geçmiş başarılarını ve eylemin somut ağırlığını teraziye koyması bir zorunluluktur. AYM'nin son yıllardaki iptal kararları, kolluk disiplininde "mutlak itaat" anlayışından "hukuka uygun itaat ve profesyonel geri bildirim" anlayışına geçişi zorlamaktadır.


Personelin, maruz kaldığı soruşturmalarda savunma hakkını etkin kullanması, usul hatalarını (zamanaşımı, yetkisiz muhakkik vb.) tespit etmesi ve haksız cezalara karşı yargı yoluna başvurması, sadece kendi kariyerini değil, aynı zamanda kolluk teşkilatının hukuk devleti ilkeleriyle uyumunu da korumaktadır. Gelecekte, dijitalleşen kamu yönetimi ile birlikte disiplin süreçlerinin daha şeffaf, ölçülebilir ve personelin performansıyla daha entegre bir yapıya kavuşması kaçınılmaz görünmektedir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. 7068 sayılı Kanun kapsamında uyarma cezası nedir? Uyarma cezası, personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.


2. Uyarma cezasına karşı itiraz süresi kaç gündür? Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezasına karşı, cezanın tebliğinden itibaren 10 gün içinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilir.


3. Disiplin soruşturmasında savunma için kaç gün süre verilir? Hakkında disiplin soruşturması yürütülen personele savunmasını hazırlaması için 7 günden az olmamak üzere süre verilmesi zorunludur.


4. Uyarma cezası özlük dosyasından (sicilden) ne zaman silinir? Uyarma cezasının uygulanmasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra, personel atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini talep edebilir.


5. Uyarma cezası için zamanaşımı süreleri nelerdir? Disiplin amiri, fiili öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlamalıdır. Her durumda, fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.


6. Uyarma cezası alan bir polis memuru terfi edebilir mi? Uyarma cezası memurun siciline işlenir ve disiplin puanının düşmesine neden olur. Bu durum, rütbe terfi süreçlerinde, mülakatlarda ve rütbe yükselme sınavlarında aday hakkında olumsuz değerlendirmelere yol açabilir.


Av. Enes Samet ÖZTORUN

Yorumlar


Bu internet sitesinde yer alan bilgiler avukat ve müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir ve böyle bir davet olarak dikkate alınmamalıdır. Müvekkiller veya okuyucular hiçbir şekilde mevcut duruma ve özelliklerine ilişkin olarak uygun hukuki veya başka herhangi bir profesyonel görüş almadan, avukatsametoztorun.com web sitesinde yer alan herhangi bir hususa dayanarak bir eylemde bulunmamalıdır.

Adres: Cevizlidere Mahallesi Mevlana Bulvarı No:221 Yıldırım Kule Çankaya/ANKARA

Telefon: 0530 661 99 01

 

© 2026 by Öztorun Hukuk. Tüm hakları saklıdır.

 

bottom of page