top of page

7068 Sayılı Kanun Kınama Cezası: İtiraz, İptal ve Terfi Etkisi (2026)

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Enes Samet Öztorun
    Av. Enes Samet Öztorun
  • 3 gün önce
  • 8 dakikada okunur

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun, Türkiye'nin iç güvenlik mimarisini oluşturan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin disiplin rejimini düzenleyen en temel ve kapsamlı hukuk metnidir. 31 Ocak 2018 tarihinde kabul edilen ve 8 Mart 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren bu kanun, kolluk kuvvetlerinin hiyerarşik yapısını, disiplin suçlarını ve bu suçlara karşılık gelen yaptırımları modern hukuk ilkeleri çerçevesinde standardize etmiştir.


Kanunun temel felsefesi, kamu düzenini ve güvenliğini sağlamakla görevli olan personelin, hizmetin vakarına ve disiplin silsilesine uygun hareket etmesini temin etmektir. Bu çerçevede yer alan "kınama" cezası, uyarma cezasından bir derece daha ağır, aylıktan kesme cezasından ise bir derece daha hafif olan, personelin mesleki safahatında ve disiplin puanı üzerinde somut etkiler yaratan kritik bir idari yaptırımdır.


Kınama Cezasının Tanımı ve Hukuki Mahiyeti

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, kınama cezasını şu şekilde tanımlamaktadır: "Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir". Bu tanım, kınama cezasının sadece bir uyarı niteliğinde olmadığını, personelin fiilinin idare tarafından "kusurlu" olarak tescil edildiğini ifade eder.


Uyarma cezasında personel "daha dikkatli olması" hususunda ikaz edilirken, kınama cezasında personelin eyleminin hukuka veya disiplin kurallarına aykırılığı resmen "kusur" olarak nitelendirilmektedir.


Hukuki terminolojide kınama, personelin siciline işlenen ve ileride tekerrür halinde daha ağır cezaların verilmesine zemin hazırlayan bir "ara yaptırım" niteliğindedir. Bu ceza, personelin görevindeki savsaklamaları, hiyerarşik kurallara uyumsuzlukları veya kurumun saygınlığını zedeleyen davranışları karşısında uygulanan bir ıslah ve yaptırım mekanizmasıdır. 7068 sayılı Kanun’un 4. maddesi, disiplinsizliğin kasten veya taksirle oluşabileceğini belirterek, kınama cezasını gerektiren fiillerde personelin niyetinden ziyade ortaya çıkan "kusurlu durumun" cezalandırıldığını vurgular.

Disiplin Cezası Türü

Kanuni Tanımı

Yarattığı Temel Etki

Uyarma

Daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi

İkaz ve Rehberlik

Kınama

Kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi

Kusurun Tescili ve Sicil Etkisi

Aylıktan Kesme

Brüt aylıktan belirli oranda kesinti yapılması

Mali Müeyyide

Kısa Süreli Durdurma

Kademede ilerlemenin 4, 6 veya 10 ay durdurulması

Kariyer Engeli

Uzun Süreli Durdurma

Kademede ilerlemenin 12, 16, 20 veya 24 ay durdurulması

Uzun Süreli Kariyer Kaybı

7068 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin cezaları, personelin Anayasal hakları ile hizmetin gerektirdiği zorunlu disiplin kuralları arasında bir denge kurmayı amaçlar. Bu kapsamda kınama cezası, idarenin "takdir yetkisi" içerisinde ancak "ölçülülük ilkesi"ne uygun olarak verilmesi gereken bir karardır.


7068 Sayılı Kanun Madde 8/2 Uyarınca Kınama Cezasının Verilmesini Gerektiren Fiiller

7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrası, hangi tutum ve davranışların kınama cezası ile tecziye edileceğini ayrıntılı bir liste halinde sunar. Bu fiiller, kolluk hizmetinin disiplinini, hiyerarşik düzenini ve toplum nezdindeki itibarını korumaya yöneliktir. Ancak bu maddelerin uygulanmasında, özellikle son yıllarda Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği iptal kararları, cezanın uygulama alanını ve hukuki sınırlarını yeniden çizmiştir.


Görev Sırasında Mevzuat ve Talimat Yasaklarına Aykırılıklar

Maddenin (a) bendi, görev sırasında mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmayı kınama cezası kapsamında değerlendirir. Burada en dikkat çekici gelişme, Anayasa Mahkemesi’nin 23/01/2024 tarihli ve 2023/162 sayılı kararıdır. Mahkeme, bu bentte yer alan "veya dışında" ibaresini iptal ederek, personelin görev saati dışındaki özel hayatına ilişkin belirsiz talimatlarla cezalandırılmasının önüne geçmiştir. Bu iptal kararı sonucunda, artık personelin görevli olmadığı zamanlardaki davranışları "talimata aykırılık" gerekçesiyle kınama cezasına konu edilemez; yaptırımın kapsamı yalnızca "görev sırasındaki" eylemlerle sınırlandırılmıştır.


Usulüne Aykırı Müracaat ve Şikayetler

(b) bendi uyarınca, mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden sözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikayette bulunmak kınama cezası gerektirir. Kolluk kuvvetlerinde dilekçe ve şikayet hakkı, hiyerarşik silsileye (emir-komuta zincirine) tabi tutulmuştur. Personelin bir üst amirini atlayarak doğrudan daha üst makamlara veya sivil mercilere usulsüz müracaat etmesi, disiplin kurallarının ihlali olarak kabul edilmektedir. Ancak yargı kararları, personelin hak arama hürriyetinin bu maddeyle tamamen ortadan kaldırılamayacağını, şikayetin içeriği ve yönteminin ölçülülük sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.


Görev ve Nöbet Düzeni ile İlgili İhlaller

Kamu hizmetinin kesintisizliği ilkesi gereği, nöbet ve görev yerinin terk edilmesi veya geç dönülmesi ağır yaptırımlara tabidir. Kınama cezası kapsamında ise şu fiiller sayılmaktadır:

  • Nöbetten Geç Dönme (8/2-c): Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geç dönmek.

  • Bildirimlerin Geciktirilmesi (8/2-ç): Resmi bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak.

  • Sorumluluktan İmtina Etme (8/2-f): Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten kaçındığını gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak.


Bu maddeler, personelin görev bilincini ve hizmetin operasyonel hızını korumayı hedefler. Özellikle kolluk personelinin görev paylaşımındaki isteksizliği veya sorumsuzluğu, birim içi huzuru ve genel disiplini bozduğu gerekçesiyle cezalandırılmaktadır.


Mesleki Saygınlık, Kılık Kıyafet ve Teçhizat Kuralları

Kolluk kuvvetlerinin toplumsal prestiji, personelin dış görünüşü ve ciddiyetiyle doğrudan ilişkilidir. Kanun bu bağlamda şu kısıtlamaları getirmiştir:

  • Aksesuar Kullanımı (8/2-d): Mesleğin ciddiyeti ile bağdaşmayacak şekilde yüzük, bilezik, kolye gibi aksesuarlar takmak.

  • Silah Üzerinde Değişiklik (8/2-ğ): Demirbaş tabancanın orijinal yapısını bozacak boya, gravür veya şekiller yapmak.

  • Hitap ve Nezaket Kuralları (8/2-h): Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak.


Özellikle silah üzerindeki değişiklik yasağı, silahın teknik tanınabilirliğini ve resmiyetini koruma amacı taşır. Silahın bir güç gösterisi aracından ziyade devletin resmi teçhizatı olduğu vurgulanmaktadır.


Hiyerarşik İlişkiler ve Mesai Arkadaşlığı

Kınama cezası gerektiren en geniş kapsamlı fiillerden biri de personel arasındaki iletişimdir:

  • Saygısızlık (8/2-e): Mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak.

  • Kötüleyici Sözler (8/2-g): Amirleri veya arkadaşları hakkında, onların bulunmadığı ortamlarda kişilikleri hakkında kötüleyici sözler söylemek.


Bu noktada, Anayasa Mahkemesi’nin 11/02/2025 tarihli ve 2024/124 sayılı kararı kritik bir önem arz eder. Mahkeme, (g) bendinde yer alan "...işlem, eylem..." ibaresini iptal etmiştir. Bu karardan önce personelin amirinin bir işlemini eleştirmesi "kötüleyici söz" kapsamında cezalandırılabilirken, artık idari işlem ve eylemlere yönelik eleştiriler kınama cezasına konu edilemeyecektir. İptal sonrası yalnızca "kişilik haklarına" yönelik saldırı niteliğindeki sözler disiplin suçuna dayanak teşkil edebilmektedir.


Disiplin Soruşturması Usulü, Savunma Hakkı ve Karar Süreci

7068 sayılı Kanun kapsamında kınama cezası verilmesi, keyfi bir işlem değil, sıkı şekil şartlarına bağlanmış bir idari süreçtir. Usulüne uygun yapılmayan bir soruşturma sonucunda verilen ceza, yargı mercileri tarafından doğrudan iptal edilmektedir.


Soruşturmanın Başlatılması ve Soruşturmacı Görevlendirilmesi

Bir disiplinsizlik fiilini öğrenen disiplin amiri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse soruşturmayı bizzat yapabilir veya bir soruşturmacı görevlendirebilir. 14. madde uyarınca soruşturmacı, hakkında soruşturma yapılan kişinin üstü konumunda olmalıdır. 


Soruşturmacı; ifade alma, tanık dinleme, keşif yapma ve belge toplama gibi geniş yetkilere sahiptir.


Savunma Hakkının Kutsallığı

Disiplin hukukunda "savunma alınmadan ceza verilemez" ilkesi esastır. Kanunun 31. maddesi uyarınca, personelden savunma istenirken şu şartlara uyulmalıdır:

  • Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz.

  • Personel, savunma hazırlamak amacıyla soruşturma dosyasını inceleme hakkına sahiptir.

  • Soruşturma başlangıcında alınan "ifade", son savunma yerine geçmez; suçlamalar netleştikten sonra ayrı bir savunma talebi yapılmalıdır.


Karar Verme ve Takdir Yetkisinin Kullanımı

Disiplin amiri veya kurulu karar verirken 6. maddedeki kriterleri göz önünde bulundurur. Kınama cezası verilirken fiilin ağırlığı, personelin kusur derecesi ve önceki disiplin durumu incelenir.


  • Cezada İndirim (Alt Ceza Uygulaması): Geçmiş hizmetleri olumlu olan ve değerlendirme puanı yüksek olan personelin kınama cezası, bir derece hafifletilerek "uyarma" cezasına çevrilebilir. İdarenin bu indirimi yapmama gerekçesi, somut verilere dayanmalı ve yargı denetimine uygun olmalıdır.


Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Süreleri

7068 sayılı Kanun, idarenin ceza verme yetkisini belirli zaman dilimlerine hapsetmiştir. Bu sürelerin geçirilmesi, ceza verme yetkisini ortadan kaldırır.

Zamanaşımı Türü

Kınama Cezası İçin Süre

Başlangıç Noktası

Soruşturma Zamanaşımı

1 Ay 

Fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarih

Ceza Verme Zamanaşımı

2 Yıl 

Disiplinsizlik teşkil eden fiilin işlendiği tarih

Örneğin, kınama gerektiren bir fiil işlendikten 2 yıl 1 gün sonra ceza verilirse, bu ceza usul yönünden hukuka aykırı hale gelir ve idare mahkemesi tarafından iptal edilir. Aynı şekilde, amir olayı öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlamazsa yetkisi düşer.


Kınama Cezasının Personelin Kariyeri ve Özlük Hakları Üzerindeki Etkileri

Kınama cezası, sadece bir disiplin kaydı değil, personelin mesleki yükselmesi, atamaları ve mali haklarını dolaylı yoldan etkileyen bir unsurdur.


Disiplin Ceza Puanı ve "Disiplinsizliği Alışkanlık Haline Getirme"

7068 sayılı Kanun’un en sert düzenlemelerinden biri "ceza puanı" sistemidir. Kınama cezası, personelin hanesine olumsuz puan olarak yazılır.


  • Emniyet Personeli İçin: Kınama cezası 2 puan değerindedir.

  • Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeli İçin: Kınama cezası 2 puan değerindedir.


Kanunun 12. maddesi uyarınca, personelin son bir yıl içinde toplam yirmi disiplin cezası puanına ulaşması veya son beş yıl içinde toplam kırk disiplin cezası puanına ulaşması durumunda, personel "disiplinsizliği alışkanlık haline getirme" gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası ile karşı karşıya kalır. Bu bakımdan, üst üste alınan kınama cezaları personelin meslekten ilişiğinin kesilmesine giden yolu açabilir.


Rütbe Terfi ve Liyakat Değerlendirmesi

Kolluk personelinin rütbe atlaması; kıdem, performans puanı ve liyakat kriterlerine bağlıdır. Kınama cezasının terfi üzerindeki etkileri şunlardır:


  • Terfi Gecikmesi: Kınama cezası alan personelin rütbe terfi işlemleri, cezanın kesinleştiği tarihten itibaren belirli bir süre (mevzuat uygulamalarında genellikle 5 ay civarı bir gecikme etkisine sahip olabilir) durdurulabilir veya liyakat puanı hesaplanırken olumsuz yansıtılır.

  • Liyakat Puanı Kaybı: Subay ve astsubaylarda kınama cezası liyakat puanından (örneğin 1.5 puan gibi) düşüşe neden olur.

  • Terfi Kurul Kararları: Rütbe Terfi Kurulları, personelin disiplin durumunu bir bütün olarak değerlendirir. Dosyasında kınama cezası bulunan personelin "liyakatli" görülmemesi ve terfi ettirilmemesi yaygın bir idari pratiktir.


Görevlendirmeler ve Atamalar

Kınama cezası alan personel; yurt dışı görevleri, kritik birimlerdeki uzmanlık kadroları veya taltif/ödül listelerinden çıkarılabilir. Bu durum, personelin sadece rütbe bazında değil, mesleki deneyim ve prestij bazında da geri kalmasına yol açar.


Kınama Cezasına İtiraz ve İptal Davası Süreci

Personel, kendisine verilen kınama cezasının haksız olduğunu düşünüyorsa, Anayasal hak arama hürriyeti kapsamında iki aşamalı bir süreç izleyebilir.


İdari İtiraz Aşaması

7068 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre, disiplin amirleri tarafından verilen kınama cezasına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilir.

  • İtiraz mercii, başvuruyu otuz gün içinde karara bağlar.

  • İtiraz haklı görülürse ceza kaldırılabilir veya hafifletilebilir; ancak önceki cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

  • Süresinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşir.


İptal Davası Aşaması

Kesinleşen kınama cezalarına karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.

  • Dava Açma Süresi: Kesinleşen cezanın personele tebliğinden itibaren altmış gündür.


  • Yürütmeyi Durdurma Talebi: Dava açılırken mahkemeden işlemin durdurulması talep edilebilir. Özellikle terfi döneminde olan personel için yürütmenin durdurulması hayati önem taşır.


  • İptal Nedenleri: Mahkemeler; savunma hakkı ihlali, yetkisiz amir kullanımı, fiilin ispatlanamaması (sübut bulmaması) veya ceza ile fiil arasındaki orantısızlık (ölçülülük ilkesine aykırılık) gibi nedenlerle cezayı iptal eder.


Cezanın Özlük Dosyasından (Sicilden) Silinmesi

Kınama cezası, personelin sicilinde kalıcı bir leke değildir. Kanun, personelin "kendini düzeltmesi" durumunda cezanın silinmesine olanak tanır.


Silinme Şartları (Madde 7/5)

  • Zaman Şartı: Kınama cezasının uygulanmasından (kesinleşmesinden) itibaren beş yıl geçmiş olmalıdır.

  • İyi Hal Şartı: Personelin bu beş yıl içindeki davranışlarının, isteğini haklı kılacak nitelikte olması gerekir.

  • Başvuru Şartı: Personel, atamaya yetkili amire (genellikle Emniyet Genel Müdürü, Vali veya Bakanlık düzeyinde) yazılı bir dilekçe ile başvurmalıdır.


Cezanın sicilden silinmesiyle birlikte personelin disiplin puanı temizlenir ve kınama cezasının kariyer üzerindeki baskısı sona erer. Ancak bu silinme işlemi otomatik değildir; personelin talebi ve idarenin onayı şarttır.


Sonuç: 7068 sayılı Kanunda Kınama Cezasının Dengeleyici Rolü

7068 sayılı Kanun kapsamında kınama cezası, kolluk kuvvetlerinde disiplinin korunması ile personelin haklarının gözetilmesi arasındaki hassas çizgide yer alır. İdarenin, "kusurlu olduğu bildirilen" personele karşı bu yaptırımı uygularken hem kanuni şekil şartlarına hem de demokratik hukuk devleti ilkelerine uyması zorunludur. Anayasa Mahkemesi'nin 2024 ve 2025 yıllarındaki iptal kararları, kolluk personelinin de ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği haklarına sahip olduğunu, hiyerarşinin bu hakları tamamen ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılamayacağını teyit etmiştir.


Personel açısından kınama cezası, disiplin puanı ve terfi süreçleri üzerindeki somut etkileri nedeniyle "basit bir yazı" olarak görülmemelidir. Hukuka aykırı olduğu düşünülen her kınama cezası için yasal süreler içerisinde itiraz ve dava yoluna başvurulması, mesleki geleceğin korunması adına hayati bir öneme sahiptir. Sonuç olarak, disiplin rejimi cezalandırmak değil, kamu hizmetinin saygınlığını ve işleyişini en üst düzeyde tutmak için bir araç olarak kurgulanmıştır.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. 7068 sayılı Kanun kapsamında kınama cezası tam olarak nedir? Kınama, personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasından farklı olarak, personelin eyleminin idare tarafından resmen "kusur" olarak tescil edildiği ve siciline işlendiği anlamına gelir.


2. Kınama cezası rütbe terfisinin durmasına neden olur mu? Evet, 7068 sayılı Kanun kapsamında kınama cezası alan personelin rütbe terfi işlemleri, cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş ay süreyle durdurulur. Ayrıca bu ceza, rütbe terfi kurullarında personelin "liyakat" durumunu olumsuz etkileyen kritik bir unsurdur.  


3. Kınama cezasının disiplin ceza puanı üzerindeki etkisi nedir? Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli için kınama cezası, disiplin siciline 2 ceza puanı olarak işlenir. Bu puanların toplamı belirli sınırlara (1 yılda 20, 5 yılda 40 puan) ulaştığında personel meslekten çıkarılır.  


4. Kınama cezasına karşı itiraz süresi ne kadardır? Disiplin amirleri tarafından verilen kınama cezasına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilir. Süresinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşir.  


5. İptal davası açmak için ne kadar sürem var? Kesinleşen kınama cezalarına karşı, kararın personele tebliğinden itibaren altmış gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.  


6. Kınama cezası sicilden (özlük dosyasından) ne zaman silinir? Cezanın uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, personelin bu süre zarfındaki davranışları iyi hal şartını sağlıyorsa, atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi istenebilir.  


7. Disiplin amiri fiili öğrendikten ne kadar süre sonra soruşturmaya başlamalıdır? Kınama cezasını gerektiren fiillerde, disiplin amiri durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlamalıdır. Aksi takdirde soruşturma zamanaşımı nedeniyle ceza verme yetkisi düşer.  


8. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) son iptal kararları kınama cezasını nasıl etkiledi? AYM, personelin "görev dışındaki" özel hayatına ilişkin davranışlarının kınama cezasına konu edilmesini (8/2-a) ve amirlerin "işlem ve eylemlerine" yönelik eleştirilerin cezalandırılmasını (8/2-g) öngören düzenlemeleri iptal etmiştir. Bu kararlarla personelin ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği güvence altına alınmıştır.


Av. Enes Samet ÖZTORUN

Yorumlar


Bu internet sitesinde yer alan bilgiler avukat ve müvekkil ilişkisi oluşturmaya yönelik değildir ve böyle bir davet olarak dikkate alınmamalıdır. Müvekkiller veya okuyucular hiçbir şekilde mevcut duruma ve özelliklerine ilişkin olarak uygun hukuki veya başka herhangi bir profesyonel görüş almadan, avukatsametoztorun.com web sitesinde yer alan herhangi bir hususa dayanarak bir eylemde bulunmamalıdır.

Telefon: 0530 661 99 01

Ankara, Türkiye

 

© 2035 by Öztorun Hukuk. Tüm hakları saklıdır.

 

bottom of page